CHP’nin yeni seçilen Bursa İl Başkanı “Mustafa Kemal’in askerleri değiliz, yoldaşlarıyız” demiş. İstanbul İl Başkanı, çiçeği burnunda “yoldaş”, küfürbaz Kaftancıoğlu da onu desteklemiş. “Evet askeri değil, yoldaşıyız, askeri dersek bu faşizan bir çağrışım yapıyor” şeklinde bir cümle kurmuş.

Birincisi bu ifadeler CHP’nin Klasik Kemalist, devletçi, solidarist, milliyetçi çizgiden, sosyalist, devrimci bir yapıya savrulduğunu ortaya koyuyor. CHP aşırı sol örgüt tabanından yetişmiş Alevi-sol-militan ekibin kontrolünde. CHP’nin Atatürk’ün partisi sloganı şimdilerde yerini Lenin’in partisi sloganına bırakmak üzere. Yakında CHP parti merkezlerine Lenin ve Marks posterleriyle birlikte, DHKP-C, PKK bayrakları ve Öcalan posterleri de bu Lenin posterlerine eşlik ederse de sakın şaşırmayalım.

Şimdilerde Atatürk’ün CHP’si, Lenin’in CHP’sine dönüşerek, Tunceli kökenli eski bir komitacı-militanın liderliğinde Türkiye’nin ana damarını oluşturan Müslüman-Türk ahaliye (Türk-Kürt-Çerkes-Laz-Gürcü hepsi aynı çatı altında) ve değerlerine, hatta milletin ve devletin bölünmez bütünlüğüne savaş açmış vaziyette. İşin ilginç tarafı, geçen hafta yazdığım gibi ülkenin Beyaz Türkleri ise hâla bu yeni CHP’yi destekliyor. İlginç değil mi? Onların tek derdi, anlaşılan o ki, “Erdoğan gitsin de kim gönderirse göndersin.” Bu yüzden CHP’nin başına kimin geldiği, CHP’nin ideolojik olarak nereye savrulduğu çok önemli değil.

İkinci nokta ise şu: CHP’nin yeni “örgütçüleri”nin bu yeni nesil söylemi, Türkiye’deki gayr-i milli unsurların konsolide olmaya başladığının da açık bir ifadesi. Neden mi? Aynı anda hep birlikte el birliği yapmışçasına PKK eylem yoğunluğunu artırıyor. Güney sınırımızda ABD Kürt kökenli militanları kışkırtarak Türkiye’ye saldırtıyor. İçeride CHP’nin yeni il başkanı “yoldaş” Selahattin’e güzellemeler düzüyor, bir yandan FETÖ olanca hızıyla psikolojik harbe devam ederek kamuoyunun zihnini bulandırmaya devam ediyor! Bunların hepsinin bir arada olması bir tesadüf mü? Tabii ki değil. Türkiye düşmanları şu an elbirliği yapmış vaziyetteler. Türkiye tehlikeli bir bataklığa çekilmek isteniyor. 15 Temmuz darbe süreci de bence hâla devam ediyor. Evet askerler millete silah doğrultmuş değiller ama FETÖ’nün ve benzer zihniyetin namluları Türk milletinin istikbaline uzatılmış vaziyette, çok dikkatli olmamız lazım!

***

15 Temmuz devam ediyor

15 Temmuz bitmedi, namlular milletin ve devletin üzerinden çekildi ama daha tehlikeli silahlarla şu an psikolojik harekât kısmı yürütülüyor ve yönetiliyor. FETÖ’nün ana omurgasını temsil eden “âbiler” halen dışarıdalar ve ellerini kollarını sallayarak geziyorlar. Etkili isimler de Almanya’da, ABD’de gününü gün ediyor. Ayrıca cemaatin uyuşturulmuş, gözü boyanmış tabanını temsil eden güruh da ya kripto vaziyette ya da açıktan faaliyetlerine devam ediyorlar. Bunu nereden çıkardın diye sorulursa: herhangi bir istihbari bilgiye ulaşmış değilim, ancak, darbenin meşrulaştırılmasına, unutturulmasına, halk direnişinin itibarsızlaştırılmasına dönük çıkışlar ve eylemler bunun böyle olduğunu ispatlıyor. Devlet görevlilerine ya da büyüklerine silah doğrultan kimilerinin serbest bırakılması, AYM’nin verdiği kimi kararlar, sosyal medyada yürütülen algı operasyonları, darbe günü sokağa çıkan sivilleri koruma altına alan KHK hakkında yürütülen negatif kampanya birer ipucu olarak değerlendirilebilir. Bu yüzden devlet birimleri içinde FETÖ’nün hâla etkili olduğunu düşünerek hareket etmek ve masum insanların bundan zarar görmemesini sağlamak gerekiyor. Çünkü örgüt kendisini kamufle ederek ya kendinden olan ama gözden çıkardığı gariban tabakayı ateşe atıyor ya da örgütle hiç ilişkisi olamayan anti-fetöcü unsurların başını yakıyor.

***

Başarılı bir sosyal girişimcilik örneği

Muhammed Taha Gergerlioğlu’nu artık hepiniz tanıyorsunuz. Kendisi strateji ve istihbarat uzmanı. Gergerlioğlu şu an “Uluslararası Siber Güvenlik Federasyonu”nun başında. Siber savaşların ve istihbaratın öne çıktığı çağımızda Türkiye’nin eksik kaldığı noktaları tespit ederek buradan millete ve devlete yararlı işler çıkaran bir sosyal girişimci aynı zamanda Gergerlioğlu. Gençlere liderlik ederek siber alemde Türkiye’nin geri planda kalmaması için mücadele ediyor. Bu faaliyetlerinin yanında konferanslara katılıyor, yazılar yazıyor, yurtdışı seyahatlere iştirak ederek dinamizm ve heyecan dolu bir azimle geriden gelen nesillere rehberlik ediyor, önlerini açıyor. Gergerlioğlu birkaç yıl evvel Alman hükümeti tarafından Frankfurt Havalimanında tutuklandı ve 1 yıla yakın hapis cezası ile Almanlar tarafından psikolojik işkence de dahil türlü zulme maruz bırakıldı.

İşin esas üzücü kısmı ise şu: O, Almanya’da hapishanede iken FETÖ ve ona bağlı gazetelerde Taha Bey hakkında Alman hükümeti ağzından yazılmış suçlayıcı, küçük düşürücü, yaftalayıcı haberler yapıldı. Üzülerek hepsini okuduk o dönemde. Son derece yerli ve milli bir vatan evladı hakkında FETÖ anlaşılmaz bir şekilde psikolojik yıldırma operasyonu yürüttü. Şimdi FETÖ’nün ileri gelen savcı, gazeteci, bilmem neci tayfasının 15 Temmuz’dan sonra Almanya’da güven içerisinde hayatlarına devam ediyor olması bir tesadüf müdür?

***

Ekonomi Nereye Gidiyor?

Geçen hafta TÜSİAD genel kurulu toplandı ve derneğin işadamları uzantısı “iş insanları” olarak değiştirildi. Dernek, aslında eskiden de var olmayan “adamlık” vasfını kaybederek biyolojik bir çağrışım yapan sözcükle müsemma oldu. Yani twitter’da yazan bir arkadaşın ifadesiyle “adam olmayı beceremeyenler insan olmayı deneyecekler!” Beyaz Türklerin halen önemli kalesi olan bu derneğin ekonomiye ilişkin tespitleri ise enteresan. Doğrudan yatırımların azaldığı, sanayinin gerilediği, bütçe dengesinin bozulmaya başladığı, dış kaynak ve yardımın yeterince akmadığı, yapılan önemli eleştiri başlıkları arasında. Bir başka eleştiri ise demokrasi konusunda idi. Hükümeti demokrat olmaya filan davet etti konuşmacılardan birisi. TÜSİAD ve Demokrasi! Allah Allah ne alaka? Şaşırdım kaldım. 28 Şubat’ta sesini çıkarmayan, 15 Temmuz’a kurgu diyen, CHP biraz şahlansa sevinen, Tayyip Erdoğan iktidar olduğunda “ülkede demokrasi yok” nutukları atan bu “iş insanları”na ne oldu da bir anda demokrat kesiliverdiler? Ekonomiye ilişkin uyarılarına ise kulak vermeyin. Üzülmeyin, onlar ne söylüyorsa bilin ki durum tam tersidir?

***

“Zeytin Dalı” uzattık anlamadınız!

Devlet, Afrin’deki Kürt kardeşlerimize diyor ki: “Sokaktaki sıradan insanla bir işimiz yok. Biz Türkiye düşmanı terör örgütlerinin peşindeyiz. Size zeytin dalı uzatıyoruz. Zeytin dalı barıştır, esenliktir.” Öte yandan eşkıyaya da diyor ki, “Size de zamanında zeytin dalı uzattık, hadi düz ovaya inin dedik, siz tersini yaptınız daha da azgınlaşarak terörize oldunuz, şimdi eskiden size uzattığımız zeytin dalını kırıyoruz, hadi bakalım hodri meydan!” Afrin’deki harekâta “Zeytin Dalı” ismi konulması herhalde böyle açıklanabilir. Allah Mehmetçiğimize güç kuvvet versin, Allah onları muzaffer kılsın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner624