Mademki bu ülkede hep birlikte beraberce yaşama iradesini ortaya koymamız gerektiğini ekranlarda gazetelerde vurguluyoruz...

Mademki memleketin her köşesinin bizim olduğunu beraberce bir olarak, iri olarak, diri olarak, hep birlikte Türkiye olarak yaşamamız gerektiğini vurguluyoruz, söylüyoruz...

O halde bu işi masa başından çözmek olmaz dedik ve düştük yollara…

İlk durağımız Hakkari Yüksekova idi.

Ana caddeye çıktım, konuşabildiğim herkesle konuştum.

Bir kere şunu söyleyeyim ki sokaktaki vatandaş, esnaf, cemaat herkes hep birlikte aynı ülkenin sınırları içerisinde yaşayan bizlerin artık eski kavgaları bitirmemiz gerektiğini ifade ettiler. Bunlar güzel sözlerdi.

Devletin de zamanında bazı yanlışlar yaptığını daha doğrusu devlet adına iş gören bazı kimselerin o yanlışları yaptığını söyleyenler oldu.

Buna da katılıyorum.

Ancak şunu da düşünmeden edemiyorum. Tabii ki yıllarca bölge terör örgütünün yoğun propagandası sayesinde politize edilmiş, insanlar işi, gücü ile uğraşmaktan çok hiçbir işe yaramayacak konuları kendilerine dert etmişler.

***

AK Parti hükümeti ile birlikte devlet, Doğu ve Güneydoğu halkından özür dileyerek işe başladı.

Bütün sorunların çözümü noktasında gereken iradeyi gösterdi ve göstermeye de devam ediyor.

Terör örgütünün tüm engellemelerine karşı cansiperane şekilde hizmete devam eden kayyumların, Yüksekova gibi başka bir çağda yaşıyor görünümü veren birçok yerde neler yaptığını, nasıl hizmetler sunduğunu görüyoruz.

Orada da gördük. Herkes devletin varlığını (olumlu anlamda, çalışma anlamında) yakından hissediyor.

Demek ki neymiş?

Çözüm, demokrasi, özgürlük perdelemesi ile birileri başka işler çevirmiş. Vatandaşsa orta çağda yaşamaya devam etmiş.

Şimdi devlet el atıyor da bölge kalkınıyor.

Ancak bölgenin kalkınması maalesef oldukça yavaş ilerlemekte.

Bunu hızlandırmanın bir yolu var mı, yok mu?

Bence buna bölge insanı karar vermeli. Bizim buradan akıl verir tarzda yapacağımız her türlü analiz havada kalır.

Ancak acilen çözülmesi gereken sorunların başında terörize olan kişilerin toplum tarafından tamamen dışlanması ve güvenlik sorununun bitirilmesi geliyor.

Vatandaş zaten terör örgütünün kendilerine hiçbir zaman fayda sağlamadığını, aksine külliyen zarar getirdiğini yüksek sesle söylüyor.

Devlet yeni adımlar atıyor. O halde bölge neden bir kalkınma hamlesine girişmesin?

Çamur, çöp içerisinde yaşamak bu insanların neden kaderi olsun?

Neden bir terör örgütü ortada bir sorun yokken “Kürt sorunu” diyerek gençleri dağa çıkarsın?

Açık söylemek gerekirse bölge insanı çoğunlukla terör örgütüyle arasına mesafe koymuş durumda.

Burada devlete de büyük işler düşmekte.

Vatandaşın devlete bağlılığını arttıracak adımlar hızlı bir şekilde atılmalı.

Bölge insanıyla diyalog ortamı kurulmalı.

Güvenlik konsepti gözden geçirilip belki yeni adımlar atılabilir.

Ben umutsuz değilim. Dağdaki teröristin belinin kırıldığı ortada. Bu kışı da uykusuz geçirecekler. Geriye kalan bir avuç terörist ise Türk Silahlı Kuvvetleri'nin operasyonlarıyla silinip gidecek.

Peki, ondan sonra ne olacak? İşte asıl mesele bu.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.