Son günlerde doların manipülatif bir şekilde yükselmesi  üzerine çok önceleri yine Milat Gazetesinde yayınlanan bir yazımı sizinle tekrar paylaşmak istedim. Türk Lirası neden önemlidir? Neden ulusal paramıza sahip çıkmalıyız? Gibi mesajları ihtiva eden yazımı istifadenize sunuyorum;

Türkiye’ nin gelişen ekonomisi , büyüyen sanayisi ve büyüme oranları ile tüm dünya ülkeleri bir yana , özellikle Avrupa Birliğine üye ülkeler arasında bile en kadim devletler arasından sıyrılmayı başarmış ve istikrarlı iktisadi hayatı ile özellikle son beş yıla damga vurmuş bir ülkedir. Şüphesiz her vatandaş ve yahut iktisat bilimci gibi bizlerde bu oranlar ile iftihar ediyoruz.

Hükümetimizin koyduğu 500 milyar dolarlık ihracat hedefi hem büyük düşünmemiz adına genç girişimciler ve genç iş adamları olarak bizlere vizyonel ve global bir bakış açısı kazandırıyor. Tüm bu olumlu gelişmelerin yanı sıra bilinçli ve pozitif genç girişimci ve iş adamları olarak ayakların yere basması açısından bir takım gerçekler ile yüzleşmeli ve daha ayakları yere basan adımlar atmamız , daha gerçekçi analizler yapmamız hem bizlerin hem de ülkemizin yararına olacaktır fikrindeyim.

***

Bu noktaya pergeli koyarak eksen etrafında dönerek birkaç çözümleme de bulunalım ;

Artan ihracat rakamlarımız hepimizin göğsünü elbette kabartıyor. Yeni ihracatçı adayları da bu olumlu çizgiye bakarak ihracat yapma isteğine karşı heyecan duyuyorlar. Bu da hepimiz için son derece olumlu ve memnuniyet verici bir durum.

Bardağın diğer yanını isterseniz rakamlar ışığında görelim ;

Türkiye ‘ nin 2012 yılı ihracatı 151 milyar 860 milyon dolarla yeni bir cumhuriyet rekoruna imza atmıştı. Hepimizin 500 milyar dolarlık ihracat hedefine kilitlendiği bir noktada 2011 yılına göre ihracatımızın artış göstermesi bizleri bu hedefimize karşı olan başarma arzumuza bir kat daha yaklaştırdı şüphesiz.

2012 yılı ithalat rakamımız ise 236 milyar 537 milyon dolar. 2011 yılına göre %1,8 lik bir azalma yaşasa da dış ticaret açığımız 83,9 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.

***

Türkiye miz her ne kadar 500 milyar dolar hedefe odaklansa da şayet ağır sanayi gibi üretimden ihracata yönelme gerçekleşmez ise ithalata dayalı ihracat devam edecek bu noktada ise ihracatımızın arttığı oranda da ithalatımız artmaya devam edecektir. İthalat odaklı yapılan ihracat ise hem dış ticaret açığımızın da paralel olarak artmasına yol açacak hem de Türk lirasının bu sebepten dolayı değer kaybına uğramasına yol açacaktır.

İthalata dayalı ihracat bu sebepten dolayı sakıncalı bir durum ortaya çıkarmaktadır. Dolaylı yoldan ekonomik büyüme hızımızda ithalata dayalı büyüme olacağı için aslında ülkemiz bir nevi ‘’ küçülmeye bağlı şartlı büyüme ‘’ durumu ile karşı karşıya kalacaktır .

***

İşte bu noktadan hareketle pergeli döndürmeye devam ettiğimizde ise bir sorun daha karşımıza çıkmakta ;

Türk lirasının önlenemez değer kaybı ;

Her yaptığımız dış ticarette Türk lirasının önce dolara çevrilmesi , sonrasında ise tekrar yerel para birimine çevrilmesi ortaya şu gerçeği çıkarıyor ;

‘’Amerika ‘ya yani doların sahiplerine komisyon vermeden ticaret yapman mümkün değil ‘’ . Cebren alınan bu komisyon doların global gücünü artırdığı gibi hem dış ticaretçimizi üzüyor , hem de dolar sahiplerine ‘’ komisyonculuk ‘’ yapma olanağı sunuyor. Dolar bu sebepten güçlenirken bizim hem ticaretçimiz maddi kayba uğruyor hem de Türk lirası uluslar arası arenada değer kaybediyor , itibar kaybına uğruyor.

***

Türkiye ‘ miz bir an önce ‘’babayiğit’’ Türk yatırımcıların ağır sanayi üretimlerine ve yerli araba üretimlerine mazhar olamaz ise , bir Türk markası ortaya konularak ihracat Türk lirası üzerinden gerçekleşmez ise ne yazık ki ‘’ küçülmeye dayalı büyüme ‘’ ekonomimiz devam edecek , dış ticaret açığımız artacak ve hiçbir zaman sağlam temeller üzerine oturmuş bir global ekonomiye sahip olamayacağız.

Türk savunma sanayisine yapılan yatırımlar ile üretilen yerli tanklar , savunma silahları ve insansız hava araçları şayet daha da geliştirilerek seri üretimler sonucu uluslar arası savunma sanayi fuarlarında görücüye çıkarılır ve talep toplarsa buda ekonomimiz ve Türk lirası adına bir milat olabilir. Yapılacak milyar dolarlık anlaşmalar ile gerçekleşecek ihracatta mal bedeli olarak yerli firmalarımızın Türk lirası talep etmeleri tabir – i caizse ‘’ dananın kuyruğunun koptuğu yer ‘’ olabilir. Mal bedeli olarak Türk lirasının istenmesi , şart koşulması ve ihracatın Türk lirası üzerinden gerçekleşmesi Türk lirasına global bazda büyük bir itibar kazandıracağı gibi ayrıca da Türk lirasına olan talep sebebiyle de Türk lirasının değerlenmesine de imkan sağlayacaktır. Bu sayede zaman içerisinde ikili ve bölgesel ticari anlaşmalara dayalı olarak da Amerikan dolarının komisyoncu rolünün ortadan kalkması mümkün olabilecek , doların yerini doğru politikalar izlenmesi ile Türk lirasının almasının önü ise açılmış olacaktır.

Türk lirasının beynelmilel para birimi olma yolculuğu elbette ki öncelikle bölgesel para birimi olmaktan geçmektedir. Bu münasebet ile ilk etapta doğu bölgesi ve Müslüman ülkeler ile yapacağımız dış ticaretimize para birimi olarak Türk lirasını yerleştirmek mecburiyetindeyiz. İlk anda tüm enerjimizi ve çalışmamızı Türk lirasının bölgesel para birimi olması yönünde yapmamız ise bu anlamda oldukça elzemdir. Bölgesel olarak kendini kabul ettirmiş ,itibarını artırmış bir Türk lirasının , uluslar arası geçerli bir para birimi olmasının önünü açacak ve hedefe bizleri daha da yaklaştıracaktır.

Üretime dayalı bir ihracat modeli , ihracat bedeli olarak istenilecek Türk lirası aslında Türk ekonomisi ve iktisadi hayatının dönüm noktasıdır ve bundan hareketle de çok büyük önem arz etmektedir. Genç girişimcilere bu noktada şüphesiz büyük görevler düşüyor. Bunun bilinci içerisinde yeni genç girişimcileri ortaya çıkarmak , yüreklendirmek ve eğitmek için Genç SİAD lar büyük önem arz etmekte.

Genç iş adamlarına bu vizyonu verecek çalışmaları yapacak olan ise Genç SİAD’lar olduğuna göre devletimiz ve ilgili bakanlıkların Genç STK ve SİAD ların güçlenmesi için çaba sarfetmesi ve onları desteklemesi ise kaçınılmazdır. Bu uzun süreçte herkes elini taşın altına koymaya özen gösterir ise 2023 vizyonunda bu hedefte kendine yer bulabilecek ve gerçekleşecektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.