Günümüzde cereyan eden birçok hadise, ayrıntılarında gizlidir. O cihetle satır aralarını, her zamankinden daha fazla idrak etmek mecburiyetindeyiz. Malumunuz üzere buradaki en can alıcı husus da GÖREBİLMEKTEN geçiyor. Yani eylem ve söylemlere, analitik bir mantalite güderek yaklaşmak… Yoksa doğru adımlar atabilmenin, neredeyse imkânsız bir hal alması kaçınılmaz.

Anlayacağınız her şey; zamanımızda, BAKMAK VE GÖRMEK ikliminde mana kazanmış durumda. Bu perspektifte bakarsak; bazı emperyalist güçlerin, coğrafyamızda çirkin bir oyun kurguladığını açıkça görebiliyoruz. Etnik bir ayrışma bahanesiyle, enerji ve iletim hatlarına çökmek için var güçleriyle saldırıyorlar kısaca. Manevi dayanakları mı? Tamamen Arzı Mevud projelerinden ibaret. Nitekim Devlet ricalinin; “küçük İsrail” belirlemesi, fazla söze hacet bırakmıyor.

Fakat her şeye rağmen, bölgemizde olumlu şeylerde yaşanmıyor değil. İran ile ticaret hacminin üç katına çıkarılma iradesi, yerli para ile ticaret ve askeri iletişim konuları, bu doğrultuda seyrediyor. Keza benzer bir ittifak, Irak yönetimiyle bile yakalandı. Tabi her ne kadar ORTADA BİR DURUŞ SERGİLESE DE, Rusya’nın pozitif yaklaşımı da şimdilik yabana atılmamalı.

Peki, sağlanan bu birlikteliğe güvenebilir miyiz? Yahut ne seviyede güvenmeliyiz? Neticede kaygan bir zeminde olduğumuz bir gerçek. Lakin gelinen aşamada; Irak, İran ve Rusya’nın, tabiri caizse “ELİ MAHKÛM” olduğu da yadsımaz bir realite. Ne var ki bölgedeki ateşin kendilerine de aksetmesi an meselesi.

Bu açıdan yukarıdaki sorunun cevabını; “Ülkeler arasında ilişikler, dostluktan ziyade menfaatler üzerine kurulur” şeklinde verebiliriz. Zira K.Irak vanasını kısacağımızı açıklayınca, Rusya’nın itiraz etmesi bunun tipik bir örneği. Devletimizin ise Rusya’ya rağmen, Ukrayna ile giriştiği stratejik ortaklık da aynı izlenimi veriyor.

***

İşte İdlib Harekâtı, böyle bir denge atmosferinde icra edilmeye başlandı. Sırada ise Afrin ve diğerleri mevzu bahis. Bu durumdan; belli çevrelerin, hoşnut olmadıklarını tahmin etmek ise hiçte zor sayılmaz. Kaldı ki amaçlarından vaz geçmek şöyle dursun, susacaklarını beklemek de saf dillilik olur.

Mesela Sn. Cumhurbaşkanımızın, tamda İran ziyareti esnasında; İsrail’in, İran’a atarlanması oldukça manidar değil mi? Yâda Suud’un Rusya çıkarması ve akabinde S-400 almaya niyetlenmesi…  Sakın ne alakası var demeyin! Çünkü Suud’un; bölgesinde ABD’nin güdümünde hareket ettiği düşünüldüğünde, biranda Rusya ile diyaloğa girmesi kafamızı kurcalıyor. En nihayetinde,” VERENİN HÜKMEDECEĞİNİ” unutmamak elzem…

Aslında İdlib intikalinin start verdiği günlerde, ABD Büyükelçiliğinden gelen müphem açıklama anlatmak istediğimizi resmediyor. Takdir edersiniz ki; “DAEŞ’in son 9 aydır Türkiye’ye saldırmaması işbirliğimizin kanıtı” beyanı, açıkça aba altından sopa göstermekle eş değer. Yani bu ifadeyi; “BÖLGEDE İŞBİRLİĞİNİ BIRAKIRSANIZ SONUCUNA KATLANIRSINIZ” şeklinde de okumak mümkün.

Hal böyleyken; silah yığdıkları PKK/PYD terör örgütünü, bölgeyi yangın yerine çevirmek için kullanmaları İHTİMALLER arasında. Veya K.Irak sözde referandumunu, bir çatışma ortamına sürüklemek… Fakat tüm tarafların, özelikle de Devletimizin; bu olasılıkları düşünmeden hareket ettiğini söylemek, abesle iştigal olacaktır. Zira son vize hadisesinde gösterdiğimiz refleks, yaptıklarıyla kalacaklarının özeti konumunda.

Hülasa bölgemizdeki birlikteliğin mimarı ve bu oyunu engelleyecek en güçlü aktör, Türk Devletidir. Dolayısıyla da Sn. Cumhurbaşkanımız. O cihetle Sn. Erdoğan’ı zayıflatmak için kurgulanan bir takım siyasi manevralar, bu millet tarafından KESİNLİKLE AF EDİLMEYECEKTİR. Vize konusunda attıkları twitlerle, ABD güzellemesi yapanlar ise imkânsız…

Bu kapsamda; iç kamuoyunda sergileyecek bir dayanışmanın, dış siyasete etkisi kesinlikle göz ardı edilmemelidir. Hele de coğrafyamız ateş çemberinden geçerken… Sonuçta kurulan cendereden, alnımızın akıyla çıkabilmek biraz da buna bağlı. Ezcümle; Rahmetli Cemil Meriç’in dediği gibi; “GÖRMEK YAŞAMAKTIR”… Tabi görene…

Vesselam…


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.