BM Genel Kurulu gösterdi ki ABD’nin güç gösterisi, parası, tehdidi dünya için beş para etmedi. “Güçlü olan yapabildiğini yapar, güçsüz olan çekmesi gereken acıyı çeker.” Tukidides’in ‘Peloponezya Savaşları Tarihi’ adlı eserinde ki bu ifade ‘güç’tür ve buna sahip olan her şeyi yapabilir.

ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyan kararı da bu bakımdan güçlü olanın yapmak istediğini yaptığını ve zayıf olanın buna katlanması gerektiğini gösteriyor.

Başkan Trump tarafından alınan Kudüs kararına karşı Filistin'in hazırladığı karar tasarısı BM Güvenlik Konseyi’nde ABD tarafından veto edilince konu Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’na taşındı.

‘Zayıf’ olan katlanmadı

Tüm üye ülkelere seslenen Trump, tehditler savurarak yaptığı yardımları keseceğini ve üyelerin katlanmaları gerekeni yapmalarını istedi. Ancak BM Genel Kurulu 128 ülkenin desteğiyle Trump’ın Kudüs kararının karşısında durdu.

BM’nin amacı ‘güç’e başvuruyu azaltmak

Birleşmiş Milletlerin temel amacı, devletlerin çatışmaları güce daha az dayanarak çözebilmesine yardımcı olacak küresel kurumsal bir yapı oluşturmak olarak görülüyor. BM Güvenlik Kurulu’nun siyasi alanda aldığı kararlar tavsiye niteliğinde olurken uluslararası toplumun ve dünya kamuoyunun dünya sorunlarına yaklaşımını göstermesi bakımından bir ağırlığı bulunuyor.

Borçları geciktirme

İkinci Dünya Savaşı’nın ardından savaşları önlemek amacıyla kurulan BM, ABD’nin faaliyetlerini meşrulaştırma aracı olarak görülürken Soğuk Savaş Dönemi boyunca Sovyetler ‘Veto Hakkı’nı kullanarak dengeleme yoluna gitti. Her iki bloğa alternatif olarak oluşturulan Bağlantısızlar Hareketi ise BM Genel Kurulunu zengin ülkeleri ve özellikle de ABD’yi eleştirebilecekleri bir forum olarak kullandılar. ABD 1980’ler de bu duruma memnuniyetsizliğini BM borçlarını geciktirerek gösterdi.

Tek yanlı politikalar huzur getirmeyecek

Sovyet Bloğunun dağılmasıyla dünya tek kutuplu bir döneme geçti. Bu dönemde BM tek süper güce yani Amerika Birleşik Devletleri’ne bağımlı hale geldi. Amerikan hegemonyası, BM’yi Washington dış politikasının bir aracı haline getirme çabası taşırken BM’de temsil edilen diğer devletler bu duruma tepki göstererek tek yanlı politikaların dünyaya huzur getirmeyeceğini savundu.

Uluslararası hukuk hiçe sayıldı

Körfez Savaşı, ABD’nin ulusal çıkarları çerçevesinde gerçekleşti ve ABD’nin ileri düzeyde bir tek taraflı politika izlemesine önayak oldu. Yine 2003 Irak işgali bunu açık bir şekilde ortaya koydu. BM eski Genel Sekreteri Kofi Annan, bu işgali, Güvenlik Konseyi tarafından izin verilen ve BM Şartı’nın ilkelerine göre gerçekleştirilen bir eylem olmadığı için uluslararası hukukun ihlal edildiğini ilan etmişti.

Küresel hegemonyaya karşı duruş

BM Genel Kurulu’nda yapılan Kudüs oylamasında ABD’ye sadece 8 ülkenin destek vermesi ve İsrail’le birlikte ABD’nin bu kararı tanımayacağını açıklaması hukuksuzluğun halen devam edeceğini göstermesi bakımından dikkat çekici. Aslında ABD ‘parasal tehdit’le destek bulmaya çalışsa da genel olarak az gelişmiş ülkeler küresel hegemonyanın karşısında durmalarıyla dikkat çekiyor.

Baş destekçi İsrail

BM’de ABD’ye en çok destek pek tabii olarak yüzde 93 ile İsrail’den geliyor. Son oylamada da destek veren 105 bin nüfuslu ABD vesayetindeki Mikronezya da ABD’ye yüzde 78 oranında destek veriyor. NATO ülkelerin pek çoğu ise ABD politikalarına yüzde 50 civarında olumlu yaklaşıyor.

Dünya ABD’den farklı düşünüyor

Öte yandan Mısır, Pakistan, Malezya, Endonezya, Çin, Kuzey Kore, İran gibi ülkeler yüzde 90’ın üzerinde ABD’den farklı düşünüyor. Suudi Arabistan, Küba, Türki Cumhuriyetler, Afrika, Orta Doğu ile Hindistan’da bu oran yüzde 80’in üzerinde seyrediyor. Latin Amerika ülkelerinin tamamı ABD’den farklı tercih kullanıyor. Dolayısıyla dünya ülkelerinin çoğu dünya meselelerinde ABD’den çok farklı bir rota çiziyor.

Melos boyun eğmedi

Atina ve Melos arasında geçen diyaloğa dönülürse Atinalılara karşı mutlak bir itaati reddeden Meloslular, Atinalıların halkını yok etmesi tehditlerinin ahlaki bir değer taşımadığını ifade etti. Melos'un Atina ve Sparta arasındaki savaş arasında tarafsız kalması yönündeki isteği Atina tarafından kesin bir dille reddedilirken Atina, Melos ve halkını haritan sildi. Görünüşte Atinalıların yani güçlü olanın kazandığı bu diyalog, Atinalıların güçlü olmalarına rağmen Meloslulara yaptırmak istediğini yaptıramamasını göstermesi bakımından dikkat çekici.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.