Güçlü Türkiye için güçlü kadın

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Dr. Fatma Betül Sayan Kaya, kadına yönelik şiddetin bir insanlık suçu olduğunu belirterek, “Şiddete karşı “sıfır tolerans” ilkesi çerçevesinde kadına yönelik şiddeti ortaya çıkaran nedenleri ortadan kaldırmak; şiddet mağdurlarını korumak amacıyla mücadele içindeyiz” dedi.

Bayram Zilan\Ankara

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Dr. Fatma Betül Sayan Kaya, Ankara Temsilcimiz Bayram Zilan’a bakanlık çalışmaları hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Kadına yönelik şiddet, evlilik ve boşanma süreci danışmanlığı, erken yaşta evlilik ve yaşlı bakımına kadar bizi dizi çalışmanın detaylarına ilişkin açıklamalarda bulunan Bakan Kaya, kadın yönelik şiddetin azaltmasına dair önemli mesajlar verdi.

Boşanma Süreci Danışmanlığı ve evlilik öncesi eğitim rehberliği noktasında bakanlığın önemli çalışmaları var. Konunun detaylarına ilişkin bilgi verir misiniz?

Aile bir toplumu ayakta tutan, geleceğe taşıyan en önemli kurumdur. Sahip olduğumuz inanç, değer ve kültürün gelecek nesillere taşınması, neslin devamının sağlanması konusunda hayati bir öneme sahiptir. O nedenle Evlilik Öncesi Eğitim Programı, Aile Eğitim Programı ve Boşanma Süreci Danışmanlığı’nı büyük bir hassasiyetle yürütüyoruz. Öncelikli olarak güçlü aile yapıları inşa etmek zorundayız. Güçlü, sağlıklı aile yapıları oluşturduğumuz sürece gerek boşanmaların, gerekse aile içinde yaşanabilecek sorunların da önüne geçmiş oluruz.

Bakanlık olarak sosyal politika alanındaki çalışmalarımızı aile odaklı yürütüyoruz. Sosyal yardım ve hizmetlerde aile odaklı çözümler üretiyoruz. Ailenin varlığını "güçlü ve sağlıklı" bir şekilde sürdürmesi amacıyla toplumsal değerleri içselleştiren hayat boyu eğitim anlayışını benimseyerek, bu konuda politikalar geliştiriyor ve işbirliği alanları oluşturuyoruz.

Aile Eğitim Programı (AEP) ile ailelerin bilgi ve eğitim ihtiyaçlarını karşılayarak, sorun çözme yeteneklerini artırıyoruz. Koruyucu ve önleyici bir sosyal politika tasarımına sahip olan programın temel yaklaşımı önleyicilik, farkındalık oluşturma ve eğiticilik yönü ön planda olan aile yaşamı eğitimidir. AEP; Sağlık, İktisat, Hukuk, Medya, Eğitim ve İletişim olmak üzere 5 ana alandan oluşuyor.

669 bin vatandaşımıza eğitim verdik

AEP kapsamında Türkiye genelinde formatörlerimiz ve eğiticilerimiz aracılığıyla halka yönelik eğitimlerimiz 2013 yılından beri devam ediyor. Bugün itibariyle AEP kapsamında 669 bin vatandaşımıza eğitim verdik. Ayrıca web tabanlı eğitim yoluyla Aile Eğitim Programı’nın yaygınlaştırılması amacıyla modüllerimiz e-öğrenme ortamında da yer alıyor. 2013 yılından bu yana yürüttüğümüz bir diğer eğitim programı ise "Evlilik Öncesi Eğitim Programı" kapsamında evlilik öncesi adayların evlilik konusunda bilinçlendirilerek farkındalıklarının artırılmasına yönelik olarak ‘Evlilikte İletişim ve Yaşam Becerileri’, ‘Aile Hukuku, Evlilik ve Sağlık’ başlıkları altında eğitim veriyoruz.

2021 yılı sonuna kadar 81 il tamamlanacak

“Evlilik Öncesi Eğitim Programı” ile bugüne kadar 620 bin vatandaşımıza eğitim verdik. Evlilik Öncesi Eğitim Programı’nın yaygınlığının artırılmasına yönelik işbirliği çalışmalarımız devam ediyor. 2017 yılında “Evlilik Öncesi Eğitim 2017-2018 Yaygınlaştırma Projesi’ni geliştirdik ve uygulamaya başladık. Proje ile boşanmaların yüksek olduğu iller öncelikli olmak üzere 81 ilde valiler, belediye başkanları, muhtarlar, dini liderler ve kanaat önderlerinin katılımıyla evlilik öncesi eğitimleri yaygınlaştırmayı amaçlıyoruz.

Ücretsiz hizmet veriyoruz

Evliliğin kuruluş ve işleyişinde çiftlerin muhtemel sorunlarına çözüm üretebilmeleri evlilik başarısında önemlidir. Bu bakımdan, evlilik sorunlarında ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından profesyonel psiko-sosyal danışmanlık desteği önem arz ediyor. 2013 yılında “Aile ve Boşanma Süreci Danışmanlığı Hizmeti” çalışmalarını başlattık. Kısa sürede çok olumlu dönüşler aldık. Çiftlerin aile içi iletişim, ilişki, vb. sorunları nedeni ile boşanma düşüncesinde sorunların çözümüne katkı sağlıyoruz. Aile Mahkemeleri Hakimliklerince yönlendirilen ailelere de danışmanlık hizmeti sağlanıyor. Bu hizmetlerimiz i 81 ilde ücretsiz olarak veriyoruz.

3 bin 378 çift boşanmaktan vazgeçti

Bugüne kadar İl Müdürlüklerimiz ve Sosyal Hizmet Merkezlerimize Aile ve Boşanma Süreci Danışmanlığı hizmetini almak için toplam 12 bin 10 başvuru yapıldı. Boşanma öncesi ve boşanma esnasında başvuru yapan 8 bin 758 çiftten 3 bin 378’i yani yüzde 38,5’i evlilik birlikteliğine devam etme kararı aldı. Bu önemli bir orandır. Ruhsatsız bir şekilde hizmet veren Özel Aile Danışma Merkezleri ile ilgili gelen şikâyetler ve ihbarlar üzerine denetimlerimiz hızla devam ediyor.

Erken yaşta yapılan evlilik ve zorla evliliklere yönelik bir çalışmanız var mı?

Türkiye birçok alanda hızlı bir değişim ve gelişim süreci içinde. Bakanlık olarak aile ve sosyal politikalar alanında yaşanan bu değişim sürecini sağlıklı bir şekilde yönetmek, mutlu aile yapıları inşa etmek için büyük bir gayretle çalışıyoruz. Çocuklarımızın evlilik çağına kadar sağlıklı bir şekilde yetişmelerini sağlamak için gerekli önlemleri aldık, almaya devam ediyoruz. Eğitim süreçlerinin kesintiye uğramadan devam ettirilmesi için özel tedbirler geliştirdik.

Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkartılması bunlardan en önemlisi. Aile Eğitim Programı (AEP), Evlilik Öncesi Eğitim Programı içerisinde bu konuya özel önem verdik. Hukuki yaptırımlarımızı ağırlaştırdık. Çocuk yaşta yapılan evliliklerde din görevlisinin dini nikâhı kıyması halinde çocuğun cinsel istismarını onaylamak ve göz yummak nedeniyle (TCK 219) suçlu olacağı ve olayı öğrenmesine rağmen ihbarda bulunmayan tüm kamu görevlilerinin 2 yıla kadar hapisle cezalandırılacakları da aynı şekilde belirtildi.

Tüm bu yaptırımların yanı sıra Aile Sosyal Destek Programı kapsamında erken yaşta evliliklerin yaygın olduğu illerimizde birebir hanelerimizi ziyaret ederek çalışmalar yürütüyoruz.

Çocuklarımız gözbebeğimizdir

Ülkemizde erken yaşta evliliklere ilişkin verilere baktığımızda yıllar itibariyle erken yaşta evliliklerin her iki cinsiyet için de azalmakta olduğunu görüyoruz. 2016 yılı verilerine göre 16-17 yaşlarında evlenen erkek çocukların toplam evlenmeler içindeki oranı yüzde 0,2; kız çocukların toplam evlenmeler içindeki oranı yüzde 4,6. Bakanlığımız, erken yaşta ve zorla evliliklerin önlenmesine yönelik başta kamu kurum ve kuruluşları olmak üzere üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve ilgili tüm tarafların katılımı ile kapsamlı çalışmaları kararlılıkla yürütüyor.

Çocuklarımız gözbebeğimizdir. Canımızdır. Onların her ne sebeple olursa olsun istismara maruz kalmalarına asla müsaade etmeyiz. Hiçbir anne ve baba da buna müsaade etmez. Ben ailelerimize güveniyorum. Farkındalık ve eğitim çalışmalarına ağırlık vererek her bir aileye ulaşmak zorundayız. ASDEP kapsamında yürüttüğümüz çalışmalarda çok güzel dönüşler alıyoruz.

Erken yaşta ve zorla evlilik son bulacak

Kararlı mücadelemizi Aile Sosyal Destek Programını (ASDEP) da ülkemiz çapında yaygınlaştırarak devam ettireceğiz. SHM ve ASDEP kapsamında sunduğumuz hizmetler ile erken yaşta evliliklerle mücadelenin koruyucu önleyici boyutunu güçlendirmeyi sürdüreceğiz. Ayrıca ŞÖNİM Yönetmeliği kapsamında 81 ilde kurulan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Koordinasyon, İzleme ve Değerlendirme Komisyonlarında 2017 yılı gündemi "Erken Yaşta ve Zorla Evliliklerle Mücadele” olarak belirledik. Burada da çalışmalarımızı hızlı bir şekilde devam ettiriyoruz.

Doğum yardımı, yaşlı ve engellilere evde bakım desteği ve maddi imkânsızlıklar yüzünden ailesinin yanından uzak kalacak olan çocuklara maddi destek sağlanıyor mu?

Bakanlık olarak sosyal yardım ve hizmetlerde aile odaklı sosyal politika uygulamalarını hayata geçirdik. Bu aslında sosyal yardım politikalarımızda yeni bir dönemin başladığının habercisidir. Aile odaklı sosyal yardım hizmet modelleriyle aile bütünlüğünü koruyor, engelli, yaşlı, çocuk bakımında aile yanında bakım hizmetlerini destekliyoruz.

Artık çocuklarımıza ilk altın devletten. Doğum Yardımı kapsamında 15 Mayıs 2015 tarihinden itibaren başvurular alınmaya başlandı. Bu uygulama kapsamında, canlı doğan birinci çocuk için 300 TL, ikinci çocuk için 400 TL, üçüncü ve sonraki çocuklar içinse 600 TL tutarında doğum yardımı yapıyoruz. Bu kapsamda bugüne kadar 2 milyon 765 bin 486 çocuk için 1 milyar 130 milyon 630 bin TL ödeme yaptık. Sosyal Ekonomik Destek Programıyla çocuklarımızı aile yanında destekliyoruz. Bugün SED yardımlarından 105 bin 310 çocuğumuz yararlanıyor.

Sıcak evlerinde sevgi ile büyüyorlar

Yurtlarda kalan çocukların apartmanlarda dairelere ve site evlere yerleştirilmesi çocuklarda nasıl bir etki yarattı? 0-18 yaş arası çocuklara yönelik yapılan projeleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Bakanlık olarak çocuk hizmetlerinde yurt tipi bakım hizmetleri modelinden ev tipi bakım hizmetleri modeli geçiş sürecini başlattık ve bugün bu değişim, dönüşüm sürecini tamamlamış bulunuyoruz. Çocukların özgüveninde büyük bir artışın olduğunu gördük. Burada çocuklarımızın barınma imkânının yanı sıra eğitim, kültür, sanat ve spor alanında da kendilerini geliştirme fırsatı verdik. Çocuklarımız evlerde daha mutlu, huzurlu. 5-6 kişilik evlerimizde çocuklarımız birbirleriyle daha sağlıklı iletişim kurabiliyorlar.

Kardeşleri birbirinden ayırmıyoruz

Tüm bunların yanında bu model ile farklı cinsiyetlerde olsa dahi çoğunlukla kardeşler birbirinden ayrılmak zorunda kalmıyorlar. Özellikle çocuk evlerimizde kardeşler bir arada kalabiliyor. Şu an itibariyle 72 kardeş çocuk evimiz var. Böylece aile üyeleri arasındaki bağlar etkin ve olumlu bir şekilde sürdürülebiliyor.

Sorumluluk bilincini aşılıyoruz

“Çocuk Gelişim ve Destek Programı’nı” geliştiriyoruz. Tüm yaş gruplarına göre hazırlanan programla çocuklarımızı hayata daha iyi hazırlayacağımıza inanıyoruz. Çocuklarımızın ilgi, yetenek ve becerileri ile olumlu davranışlarının geliştirilmesi, daha üretken, topluma yararlı ve sorumluluk duygusuna sahip bireyler olarak yetişmelerinin sağlanması amacı ile rol model çalışmasını başlattık.

KADINA ŞİDDET İNSANLIK SUÇUDUR

Kadına yönelik şiddette son durum nedir? Bu konuda bir çalışmanız var mı?

Kadına yönelik şiddeti bir insanlık suçu olarak görüyorum. Kadına yönelik şiddet, tüm dünyada ve kültürlerde yaygın olarak görülen evrensel bir sorundur. İnsan onurunu, insan hak ve özgürlüklerini yok sayan en ağır suçtur. Bizler insan onurunu korumak, aile ve toplumu eğitim ve farkındalık çalışmalarıyla bilinçlendirmek zorundayız. Burada medyaya, sivil toplum kuruluşlarımıza da büyük bir görev düşüyor. Bakanlık olarak; kadına yönelik şiddetin kabul edilemez olduğuna dair inançla çalışmalarımızı kararlılıkla sıfır tolerans ilkesi çerçevesinde sürdürmekteyiz.

Mücadelemizi üst seviyelere taşıyoruz

“Kadına Yönelik Şiddetle ve Aile İçi Şiddetle Mücadele ve Önleme konusunda Avrupa Konseyi Sözleşmesi”nin (İstanbul Sözleşmesi) imzalanması ve onaylanması ile “6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun”un yürürlüğe girmesi bu alanda yasal altyapı güçlendirerek ve kadına yönelik şiddetle mücadeleyi bir üst seviyeye taşımıştır.

Düzenli aralıklarla hazırlanarak uygulamaya konulan “Kadına Yönelik Şiddet Ulusal Eylem Planları”nın üçüncüsü olan “Kadına Şiddetle Mücadele Ulusal Eylem Planı 2016-2020” ilgili tüm tarafların katkı ve katılımları ile hazırlanmış olup bize önemli bir yol haritası oluşturmaktadır.

Tüm illerimizde yaygınlaştıracağız

Şiddet mağduru kadınların korunması desteklenmesi için kurumsal mekanizmalarımızı güçlendiriyoruz. Kadın Konukevleri ve Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerimizle çözüm üretiyoruz. Bakanlığımız, şiddetin önlenmesi, koruyucu ve önleyici tedbir kararlarının etkin olarak uygulanması alanında Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) ile 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet vermektedir. 68 ilde hizmet sunan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezimizi yakın zaman içinde tüm illerimize yaygınlaştıracağız.

Mağdura ulaşma hızını artırdık

Adalet Bakanlığı ile gerçekleştirilen koordineli çalışma ile 6284 sayılı Kanuna ilişkin kararların UYAP sistemi üzerinden ASPB veri sistemine entegrasyonu tamamlanarak sistem Bakanlığın 81 İl Müdürlüğü ile Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerinin(ŞÖNİM) kullanımına açılmıştır.

Bu sayede Aile Mahkemeleri tarafından verilen tedbir kararları aynı gün içinde ŞÖNİM’lere veri sistemi üzerinden iletilerek mağdura hızlı ulaşma, takip ve izlenme sürecinin etkinliği artırılmıştır.

Bunun yanı sıra geçtiğimiz aylarda “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Arasında Bilgi Paylaşım Protokolü” imzaladık. Protokol ile Polis merkezlerinde şiddet mağdurlarına düzenlenen “Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddet Olayları Kayıt Formu” online olarak ŞÖNİM’lerle paylaşılacak.

Şiddete karşı “sıfır” tolerans

Kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında yürüttüğümüz “Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi” ile emniyet ve yargı mensupları ile sağlık çalışanlarına da eğitimler verilmiştir. Bu proje ile toplam 1.280 kamu personeline eğitici eğitimi, yerel yönetim ve sivil toplum kuruluşunda çalışan personele farkındalık eğitimleri verilmiştir. Son olarak, kadına yönelik şiddet dâhil olmak üzere şiddeti ortaya çıkaran nedenleri ortadan kaldırmak; şiddet mağdurlarını korumak amacıyla Bakanlığımızın çalışmalarının bütüncül ve çok taraflı olarak “şiddete karşı “sıfır tolerans” ilkesi çerçevesinde devam edeceğini tekrardan vurgulamak isterim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner623

banner624