Nasıl da değişiyor gündem, nasıl da bazıları anladığı gibi anlamaya devam ediyor. İnsanın aklı almıyor ortaya çıkan bakış açısının yönünü. Nereden baktığı belli olmayan bakar körlerle çepeçevre sarılmış haldeyiz.

“Güncelleme” ifadesi geldi kondu hayatımızın ortasına. Yine olan oldu ve dört bir köşesinden çekiştirip durdular güncellemeyi. Duydukları gibi değil de anlamak istedikleri gibi anlayanlara iyi bir tefsir gerekiyordu ya da işlerine geldiği gibi anlamayı kendilerine şiar edinenlerin bir cennetiydi dünya.

Güncellenmek iyidir. Kafayı yenilemek diyeyim de daha iyi anlaşılsın. Olaylara bakış açısını tazelemek de diyebiliriz bu güncelleme meselesine.

Cumhurbaşkanımızın güncelleme bahsini ilk telaffuz ettiğinde bunun her tarafa çekilebileceğini söylememle meselenin Türkiye gündemine oturması arasında en fazla bir saatlik zaman aralığı vardı. En çok da ahkâm kesenler meydandaydı. Hele bir de dini mevzulara uzaktan yakından alakası olmayanların sadece Cumhurbaşkanına muhalefet olsun diye yaptıkları yorumlar var ki tam seyirlik.

Elbette güncellenmek gerek. Daha iyi anlamak için, olup bitene yaşanan çağın gözüyle bakmak için bu şart.

Kendini güncellememekte ısrar edenler var, çünkü bu onların işine geliyor. Mesela elinde on-on beş sene öncesinin bir fotoğrafı ile birilerini vurmaya çalışanlar var. Elindeki paçavrayı sallayarak “Buna ne diyeceksiniz?” diyerek sanki hazine bulmuş gibi bir edayla ortalıkta gezenlerin güncellenmesi şart.

Bu zihniyettekilerin Hz. Ömer’i cahiliye dönemindeki Ömer’in yapıp ettikleriyle eleştirmesi gibi bir durum ortaya çkıyor. Bizim için sonuç nedir; Hz. Ömer’in son durduğu yerdir.

Ya da Halid bin Velid’i gidip de Uhud’daki duruşuyla yargılamaya çalışmaktır bu. Güncellendiği zaman bakış açısı bizim için önemli olan Halid bin Velid’in peygamber yanındaki duruşuna meftun olmamız gerekir.

Fetö’nün geçmişten günümüze uzanan çizgideki zikzaklarını görmeyip, 17-25 Aralık’ta gözlerini kapatıp, 15 Temmuz’da derin uykuda olanların hâlâ Fetö’ye biat ettiklerine şahit olunca güncelleme şart diyorum.

Ağızlarını her açtıklarında başta Cumhurbaşkanı olmak üzere iktidara ağza alınmayacak hakareti, akla, izana hayret veren eleştirileri yapıp daha sonra da iktidar belediyelerin sahnelerinde arz-ı endam edenlerin de acil bir güncellenmesi şart.

Elbette bu tipleri el üstünde tutan ve herkese kucak açmak gibi bir insaniliği savunanların da güncellenmesi şart. Kimse iktidarı, Cumhurbaşkanını övmek, yere göğe sığdırmak zorunda değil. Önemli olan akıl tutulması yaşamadan olayları yorumlamaktır.

Hem söverim hem de sahnemi alırım deniyorsa; adam sövüyor ama iyi sanat yapıyor tavrı takınılıyorsa ben böyle ne sanat ne de siyaset tanımıyorum ne yazık ki.

Dinde güncelleme mevzusunda da ben bir şey demiyorum. Üstadımız zaten söylemiş denmesi gerekeni; “Din yenilenmeye muhtaç değildir ama insanların din kavrayış ve hazmedişleri zaman zaman bayatlama tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır. İşte her çağda gelen samimi din düşünürleri ve erenleri, bu bayatlamış yapıyı değiştirerek dinin özünden alınan ilham ve hızlarla insanoğlunun din yaşantılarını tazelemeye çalışırlar ki, bu çalışmalar dinde değişiklik yapma anlamına gelmez. Daha çok dinin ruhunu insana yeniden sindirmek, umutsuzluğa düşerek evren karanlığına gömülmek tehlikesiyle karşı karşıya bulunan insanlığı yeniden dinin aydınlığına kavuşturmak çabasıdır bu.” (Sezai Karakoç, Çağ ve İlham I, s.71)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.