Bahçeli, gündemin içine erken seçim fikrinin pimini çekip attı; Sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan sayın Bahçeli ve Başbakan Yıldırım ile görüştü. Sayın Erdoğan’da seçim öncesi kaos planlayanlarının hevesini kursağında bırakacak erken seçimin tarihini belirledi. “Biran önce seçim ülke gündeminden çıkmalı diyen Erdoğan, 24 Haziran 2018 tarihini işaret etti. Sayın Bahçeli’nin derdi memleket olduğu için adayı belli.  Erdoğan desen zaten aslanlar gibi meydanlarda ve gece gündüz memleket sevdası ile çalışmakta... Kılıçdaroğlu oturmak istiyor… Kılıçdaroğlu üretmek ve vatana millete hayırlı olmak istemiyor… İki arada bir derede kalmış. Aday olsa bir türlü, aday olmasa başka Türlü… Aday olsa kazanamayacağı belli; koltuk altından kaçıp gidecek. Aday olmasa çocuklar bile gülecek. Mindere çıkmış, güreşmiyor, minder kenarına oturmuş, kollarını bağlamış; heeytt!.. Benim adım Kemal deyip duruyor…

Ah Selvi yenge ah!.. Şu Kemal’ine neden paça içirmiyorsun, şöyle cebine kuru üzümlü leblebi koymuyorsun?  Bak iştahsız, enerjisi düşük, keyifsiz dolaşıyor… Bir aday bile olamıyor. Saygı değer Selvi yengem, bir tavsiyem olacak; bu aslan yürekli Kılıçdaroğlu’nun koltuk korkusunu yenmek için, hani eskiden analar silgilere ip geçirip, çocuğunun boynuna asardı ya; sizde koltuğu urganla Kılıçtaroğlu’na bağlayın, nere giderse gitsin, yanından ayrılmaz ve korkusu kalmaz. Kusura bakma yengem; bak Emine hanım’a, Erdoğan’ın etrafında kartal gibi dolaşıyor... Siz biraz daha ilgilenin ve cesaret verin, adaylığını ilan etsin. Valla “benim adım Kemal” demekle bu işler olmuyor. Nereye kadar Pensilvanya’dan sufle beklemek? Muhterem yengem; sufleyi siz verin, cesarete getirin, yanında olumsuz konuşmayın. Daima şevk ve heyecan verici olun. Aslansın, yiğitsin, sen ki taa İstanbul’lara yürüdün, adaylığını ilan etmen ondan çok daha kolay olur diyin. Sevdiği yemekleri pişirin, akşamları rahat etmesi ve memleket meselelerine kafa yorması için yanında cesur ve yerli ve milli insanlarla sohbet etmesini sağlayın. Çayın kalitelisini, kurabiyenin iyisini yapın ve asla yanında şevkini bozacak tavırlar sergilemeyin ki kafayı toparlasın, bir an evvel, adaylığını ilan etsin. Önemli olan kazanmak değil, o cesareti gösterip adaylığını ilan etmesidir. Zaten Menderes, Özal ve Erdoğan mutlaka kazanırız diye meydana atılmadılar; cesaret gösterdiler... Evet, kıymetli yengem; Kılıçdaroğlu’na yüksek bir morel ve cesaret verin ki okyanus ötelerini değil sizi dinlesin ve siz adaylığını ilan etmesini sağlayınız.

Yok ya kendimi boşa yıpratıyorum! Muhterem yengemiz ne yaparsa yapsın “benim adım Kemal” diyen zat, eldivenleri takmış, minderin kenarına oturmuş, uzun uzun uzaklara dalmış, en son yapacağı şeydir; Cumhurbaşkanlığına aday olacağını ilan etmesi. Keşke Ganj Nehrine kadar yürüse, o daha kolay olurdu. Şimdi kalk adaylığını ilan et, sonra hooop koltuk atta… İyi - kötü kendisini avuttuğu, hiç değilse onun sayesinde yumruğunu kürsüye vurduğu ve Erdoğan’a höykürdüğü bir koltuğu var. O da giderse, bırak İstanbul’a yürümeyi mahallenin kahvesine bile yürüyemez. Amannn!.. Kim cumhurbaşkanı adaylığını ilan ederse etsin, kendisine dokunmasınlar da. Şöyle kıyı kıyı dolaşarak arada “Benim adım Kemal” diyerek CHP’lileri de avuttu mu iş tamamdır. Bu karda kışta işin yok Cumhurbaşkanlığına adaylığı ilan et koltuktan da mahrum kalarak sokakta ayazda kal.

Evet, şaka bir yana, Kılıçdaroğlu’nun işi zor! Bir komplo ile oturtulduğu koltukta kulakları hep kirişte ve verilecek sufleyi bekliyor. Bu durumda hiçbir şeye odaklanamıyor. Asıl ne istediğini Pensilvanya’ya rağmen bir dile getirebilse. Ama çok zor; insan kimin vesilesi ile bir yerlere gelmiş ise onun programını uygular.

Devlet ve siyaset adamlığı; hür ve bağımsızlığı gerektirir. Birilerinin kontrolünde siyaset ne başarıya ulaştırır, ne de kişilik sahibi eder. Eski Türkiye’nin sahipsizliği; bağımlı ve bir yerlerin adamı durumundaki siyasiler idi... Bizi öyle bağımlı siyasilere mahkûm edenlerinde gözü çıksın; gençliğimizi ve çocukluğumuzu heba ettiler... Yarınlara ümidimiz olmadan çocukluk ve gençlik yaşatanların yakasında, milyonlar ümitleri elinden alınmış gençlik olacaktır... Şimdi ki gençlik o dönemleri yaşamadığı için Kılıçtaroğlu’nun başarısızlığını kahramanlık olarak görüyor. Ya da kahramanlara inadına bakmak ve tanımak istemiyorlar... Son 16 yılda, elde edilen kazanımlar, ileride tarih kitaplarında, tarihin şerefli levhalarından en önemlilerinden biri olarak yazılacaktır! Şimdi bu yaşanan gerçeklerin içinde olup görememek ve kim gerçekten lidermiş bunu idrak etmemek idrak iflasıdır ve çok büyük kayıptır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.