İnsan, mutluluğu için istediği her şeyi yapandır. Her istediğine sahip olduğunda da mutlu olacağını sanandır. Kendi elleri ile kendini mutsuzluğa hapseden garip bir mahluktur.

Ölümsüz olmak ve her şeyin sahibi olmak da en büyük arzusudur.

Bir çok deneyler  bu doğrultuda yapılmıştır. Teknolojinin ve gücün artmasıyla bu denemelere zulümler de karışmış, içindeki yaşadığı toplumla mücadele içine girmiş, çoğunlukla da adalet düşüncesiötelenmiştir.

Halbuki bir toplumda yaşamak, o toplumdaki düzeni sağlayan kanunlara uymayı gerekli kılar. Bu o topluma verilmiş bir sözdür.

Toplumun düzenini sağlayan kanunlar, o toplumda yaşayan her birey için aynı olmalıdır.

Kuralların kişiden kişiye değişmesi, o toplumu adaletsizliğe iter. Bundan dolayı anarşi oluşur. Haksızlığa uğradığını düşünen insan da isyana daha çok meyillidir.

Yaşadığımız toplum anlaşma yaptığımız toplumdur. Bu toplumda inanan insan dinini rahatça yaşayabiliyor, yaşadıkları yerlerde din uğrunda savaşılmıyor ve yaşanılan yerlerden  çıkartmıyorlarsa iyilik yapmalı ve adil olmalıdırlar.

Her inanan insan Allah tarafından sevilmeyi ister. Sevilmek için şart: iyilik yapmak ve her zaman adil olmaktır.

Eğer yaşadığımız toplumdaki fertler din hususunda bizlerle savaşmıyor, bizi yaşadığımız ortamdan çıkarıcı hareketler yapmıyor ve bu şekilde olanlara yardım etmiyorlarsa onları dost edinmemiz gerekmektedir.

Dost olmak daima ihsanda bulunmayı yani iyilik yapmayı ve adaleti ayakta tutmayı gerekli kılar.

Allah’ın azabından ve gazabından hem bu dünyada hem de ahirette kaçmak isteyenler bu çağrıya kulak vermek zorundadırlar.

Her yaptığımızın kayıt altına alındığı, yaşadıklarımıza ellerimizin, ayaklarımızın,  gözlerimizin şahit olup  konuşturulduğu o günde mahcup olmamak gerekir.

Büyük güce yakın olmak ve bu dünyada da ölüm sonrasında da mutlu olmak ancak Allah’ın istediği şekildedir. Sözlerinde duranlar, kendilerinden emin olunanlar iyilerdendir.

Ancak Hak Teala’ya karşı savaş açanlara yine kendi nefisimizin yada içinde bulunduğumuz toplumun söylemleri ile değil, Allah yolunda savaş açılabileceğini bilmeliyiz. Bu durumun sınırını da yine Allah belirlemiştir. Aşırılık yapanı sevmeyeceğini de kitabında bildirmiştir.

Haddini bilmek insanı dengede tutar, adil yapar. Adaletin olmadığı yer kaosun olduğu yerdir.

İslam; bütün insanların din, akıl, namus, can ve mal  güvenliğinin teminat altına alındığı, Allah’ın yeryüzüne koyduğu ve tek razı olduğu mükemmel dindir. Bu dine tabi olmak, ancak adaleti ayakta tutmakla olur.

Allah bizleri verdiğimiz yeminlerle imtihana tabi tutmaktadır. İhtilafa düştüklerimizi de bize kıyamet gününde muhakkak açıklayacaktır.

Eğer yapılan anlaşmalara uyulmazsa Allah bu dünyada da azabı tattıracaktır.

Bu imtihanda zorlanacağımızı, kötü sözler duyduğumuzda da sabretmemiz ve iyilerden olmanın daha hayırlı olduğu hatırlatılmaktadır.

Sabır: Aklın ve kuralların gerektirdiği hallerde nefsi hapsetme, kendine hakim olmaktır. Zorlukta da kolaylıkta da Allah ile olan irtibatı devam ettirmektir. 

Kendini tutmaktır. İyilikle kötülüğün bir olmadığını bilmek, kötülüğü en güzel bir tavırla önlemektir.

Zafer ve galebe anlarında kudret ve samimiyet demlerinde kendine hakim olmaktır. Bolluk ve bereket günlerinde de şükür ve tevazu göstermektir.

Gevşememektir. Yürümek, durmamak,  pes etmemektir.

Zira inanarak doğru hareket edenler için hoş bir hayat ve güzel bir istikbal vardır.Bunun içinde erkek ya da kadın olmak arsasında hiç bir fark yoktur. Mükafatı en güzeli ile verileceği vaadi vardır.

Güzel bir hayat dünyada yaşanan hayattır. Evlerimizi huzur ve sükun yeri kılan Allah doğru hareket edilirse gönüllerin fethedileceğini, yeryüzünde huzurun hakim olacağını vaadi vardır.

Kalplerde sevgi hakim olması sevdiklerine iyilik yapmayı gerekli kılar. Sevgi, sevdiğine zarar verdirmeyecek kadar etkindir.

Sevginin hakim olduğu yerde güven de hakim olacaktır. Bundan dolayı önce sev. Seven güvenverecek ve her hareketinde adil olacaktır.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sibel Çetiner 2017-11-17 13:10:55

Kötülüğü en güzel tavırla önlemek kavga çatışma çıkmamasının tek yolu her kişi bunu yapsa dünya cennet olurdu ancak imtihan olabilmemiz için bazı kulların sorunlu olması gerekiyor galiba Allahualem. Başarılar dilerim...