Her şey 11 Eylül saldırılarıyla başlatıldı. Küresel hegemonik güç olan ABD küresel bir teröre maruz kalmış, adeta kalbinden vurulmuş ve bunu da tüm dünyaya naklen ilan ediyordu.

Dönemin ABD Başkanı George Bush 11 Eylül intihar saldırılarının ardından Amerikan vatandaşlarına hitaben yaptığı konuşmada terörizme karşı Haçlı Seferi başlattığını ilan etti.

Peki, onlara göre terörist kimdi?

Saldırının hemen ardından uluslararası basın ve medya kuruluşları Müslümanları sorumlu gösteren, terör ve İslam imajını yan yana getirerek algı operasyonlarına başlamışlardı.

O günden sonra hızla artan terör saldırıları yeni nesil küresel savaşın fitilini ateşlemişti.

Müslümanlara karşı “Haçlı Seferi” başlatan “Batı Dünyası” terör bahanesiyle Müslüman coğrafyaları kan gölüne çevirmeye başladılar.

Nitekim ilk olarak Afganistan’da faaliyetlerine başlayan “Haçlı Ordusu” Irak ile devam etti.

Son yıllarda DAEŞ terör örgütü bahanesiyle “Koalisyon Güçleri” adı altında Irak ve Suriye’de Müslümanları katlederken Bush’un bahsettiği “Haçlı Seferi” Müslüman dünyasından da bulduğu ortaklarıyla katliama devam ediyor.

ABD, bu coğrafya ile ilgili stratejisini uzun vadede yürütebilmesi için İslam dünyasından da müttefiklere ihtiyaç duyuyor. İslam dünyasına yönelik laik kuşak oluşturma gayretleri bunun işaretidir.

Birinci dünya savaşında kendi askerlerini minimum seviyede tutarak Osmanlı coğrafyasındaki Müslümanları birbirine vurduran zihniyet bugün de aynı taktik ile Müslümanları birbirine öldürtüyor.

Diğer taraftan Suriye konusunda Türkiye, İran ve Rusya’nın Astana ve Soçi’de gerçekleştirdiği görüşmelerde yer al(a)mayan Trump yönetimindeki ABD, küresel gücün “Batı Dünyası”ndan “Doğu”ya doğru kayması sebebiyle adeta mızıkçılık yapmaya başladı.

Küreselcilerin ABD stratejisi sebebiyle Ortadoğu coğrafyasında zayıflayan ABD, Trump döneminde yeninden güçlenme çabasına girdi.

Obama’nın son döneminde çıkarılan Suudi Arabistan’ın 11 Eylül saldırılarıyla ilişkisi hakkındaki yasa sebebiyle hali hazırda ABD bankalarında olan paraların silah vb ticaretiyle zilyetliğini de ABD’ye geçirme süreci başlamış aynı zamanda böylece bu ülkeleri de hegemonyası altına almayı başarmıştır.

Trump, Mısır, Suudi Arabistan ve ona biat eden Arap ülkelerini hegemonyası altına almasıyla beraber küreselci sermaye sahiplerine karşı Yahudi sermayesini arkasına alabilmek için harekete geçti.

Küreselci Dışişleri bakanıyla bir süredir söylem farklılığı gösteren ABD Başkanı Trump eski ulusal güvenlik danışmanı Flynn’in itirafçı olacağını duyurmasının ardından 1995'teki Kudüs Büyükelçilik Yasası'na dayanarak İsrail'in başkenti Tel Aviv'deki büyükelçiliğin Kudüs'e taşımasının hayata geçirileceğini ilan etti.

Bu gelişmeye karşı en sert tepki yine Türkiye’den gelirken Malezya tarafının belli olduğunu ilan edercesine Kudüs için ordusunun hazır olduğunu duyurdu.

“Ilımlı İslam” adı altına sekülerizme geçen Suudi Arabistan ve yancıları tepki gösterirmiş gibi yaparak vatandaşlarının gazını almakla yetindi.

Bu gibi güçlü olmayan devletler ve organize olmuş örgütler günümüzde yaşanan yeni nesil küresel dünya savaşı sonrasında varlığını devam ettirebilmek için güçlü gördükleri devletlerin veya organize olmuş yapıların hegemonyası altına giriyorlar.

Ancak Türkiye, içindeki işbirlikçi hainleri temizledikçe güçlenmekte, küresel güçlere adeta kafa tutmaktadır.

Buna rağmen laik Müslümanlarla da iş birliği yapan “Haçlı Seferine” karşı daha fazla güçlü olmak zorunda.

Türkiye, bir taraftan içindeki hainleri temizlemeye devam ederken diğer taraftan bilgi seviyesini artırmalı.

Yerli sanayiyi güçlendirip dışa bağımlılığı azaltarak ekonomik, askeri ve teknolojik kapasitelerin aynı anda artması sağlanmalıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.