Niye yalan söyleyeyim, Ayşe Arman okuyucu falan değilim.

Lakin arada -bilhassa- sosyal medyada parlak fikirlerini/düşüncelerini yansıtan anekdotlar gündeme düşünce meraktan bakıveriyorum işte!

Sevgili Arman’ın çoğu fikrinin benim için boşlukta dolaşan kelimelerden başka bir şey olmaması bazılarında kutsal metin karşılığında kabul gördüğü gerçeğini yok etmiyor tabii.

İşte bu sebeple kimi yazılarını ciddiye almamız, Arman üzerinden bir cenaha yanıt vermemiz gerekiyor.

Müftü yasası nam, uygulamaya ilişkin yazdığı başlık bile meselenin bir kesim tarafından nasıl yanlı belki de daha doğrusu önyargılı baktıklarını göstermeye yeter, artar bile.

“Geçerse tüm kadınların felaketi olacak” dediği bir tasarıyı en az Arman kadar benim de ret etmem, karşı çıkmam gerekir değil mi?

Hayat felsefemiz, siyasi duruşlarımız bir tarafa topyekûn kadınların yıkımı olabilecek bir tasarıya sadece benim değil camianın tüm kadınlarının, STK’larının sessiz kalabilme ihtimalini kim, nasıl düşünebilir?!

İdeolojik körlüğün oluşturduğu bir mekanizma ile araştırmadan, öğrenmeden karşı çıkmak bu cenahın varoluş kodlarında gizli sanırım!

Müftü, imam, din, diyanet vs gibi kilit isimlerin geçtiği her bir uygulama, olay vukuunda düğmeye basılmış gibi teyakkuza geçip toplu ret uygulamaları olduğundan şüpheliyim!

Hiç okumadan, incelemeden karşı koyuşa geçmeleri en son bu vakada tescillendi işte.

Sokaklara dökülen, köşelerinden yazı döşeyen kadınların ısrarla bunun çocuk istismarına yol açacağı, laikliği yıkacağına vurgu yapmaları da enteresan!

Şu hep öykündükleri, koşulsuz itaat ettikleri Batıda Hıristiyan din adamlarının kıydığı nikâhlar, kiliselerde organize edilen düğünler laikliğe zeval vermiyor da bizim din adamlarımızın nikâhı mı laikliği uçuracak?

Resmi nikâhın nüfus müdürü yahut müftünün gerekli tetkikler sonrası kıyması devlete de kadınlara da nasıl bir felaket verir, camia olarak çözebilmiş değiliz!

İlkokul mezunu muhtarın, lise mezunu nüfus memurunun kıydığı nikâhtan sıkıntı duyulmazken devletin üniversitesinden mezun müftülerin yasal işlemler sonrası resmileştireceği bir nikâhtan niye rahatsız olunur?

Meselenin özü aslında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuyla ilgili konuşmasında gizli değil mi?

“Nikâhı müftü değil de tapu müdürü, mal müdürü, orman şefi veya başka bir kamu görevlisi kıyaca olsa bunların hiçbir itirazı olmazdı!”


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.