Hakiki dost

ALLAH ile dostluk kıyas kabul etmeyen tek dostluktur. Tevhid’in aşağıdaki bütün sevgi bahçelerini besleyen baş pınarı! Oradan kaynıyoruz birbirimize. Oradan çıkıp, akıp geliyoruz damla adım, dalga adım…

Sevilip sevilmediğimizi asla tam olarak anlayamayız. Sevilip sevilmediğimizi hissederiz fakat. Çok defa elimize verilmiş maddelere bakmayı ihmal ederek. Baktığımızda ise kendimize hep artı koyarak… Gah artıp gah eksilerek yaşarız bu dostluğu. Fakat Dost daima hayy, daima kayyum!

Anlatması zor. Yaşaması çok kolay ve güzel… Sevgimizin karşılık bulduğuna dair kesin bilgi olmayışı heyecanlı kalp atışlarına tekabül eder. Topuklarımıza kadar duyulan kalp atışlarına… O da hayata ve koşmacaya…

Biz en iyisi kendi kalbimize bakalım. Aslında Dost’un nazargâhına…

Sevmeye gör bir kere Rabbini...

Sevmediğin kalmaz. Hamam böceklerine bile isim takacak bir farkındalıkla yaşarsın ev- ren-inde...ki nasıl olursa..kim olursa olsun her insan değerlidir. İncitilmeden çömelinmelidir bi taşa..Yolda yürürken güvercinlere yol verilmelidir. Rüzgarıyla yanağını oksadığında, belli etmeden gülümsenmelidir...

Bir kere kendini ısbat etmen gereken koca bir Rabbin varsa... Öyle kendini bir yerlere kanıtlama derdine düşmezsin. Her bi gözden düşesin gelir. Umursamazsın öyle...pervasızın biri olur çıkarsın.

Bir kere nihai fayda ve zarar verme yetkisi elinde olan bir Rabbin varsa...

Sana çıkar teklif edip gözden olmak isteyenleri ya da tehdit edip çıkmaza sokabileceklerini sananları görünce bi O'na, bi oncağızlara bakıp gülesin gelir...

Böyledir.

Soluğuna ikliminden nefes veren bir Rabbin varsa... Gayrı niteliksiz, muhabbetsiz hiç bir adam- kadın- mekanda duramaz olursun. Sanki kendin tammışsın gibi... Soluğun daralır. Gizlice gök çekersin sarı kanatlardan...

Sana hakiki ideal ve aşkı öğreten bir Rabbin varsa...”Yandın”...Yanamazsın öyle kolay herhangi bir mecazla... Huysuzun teki olursun... Soylusunu ararsın mezara kadar. Öyle!

Herşeyini, istisnasızını bilen bir Rabbin varsa... Övgülerden, iltifat yığınlarından mahcup olur ve bu utançla göğe bakmana engel oldukları için kinlenirsin bile onlara... Yergileriyle de hiç geçmezsin öyle yerin dibine...

Bir kere seni gökle besleyen bir Rabbin varsa...

Ölüp de dönmedikçe gerisin geriye/en ileriye çırpınır durursun karada... Gökten düşme kuş gibi... Kanatların sürünür... Kırılır... Tahliyesini bekleyen haklı bir mahkumiyette...

Bir kere tam ve mükemmel bir Rabbin varsa...

Hiç bir zaman eksiğini gediğini bitiremezsin. Değişir dönüşür döner dolaşır yine eksilir..yine eksilirsin. tamamlanma yolunda.

Bir kere sevmişsen O'nu.."yandın"

Ki cehennem; aşkını reddedene hüzünlü nefretidir..

Yani bir aşk korkutmacası...

Cennetse muhabbet ağırlaması... Aşk ı evvel sıradan bir konuk odası.

Nisa Sûresi, 45. ayet: ” Allah, sizin düşmanlarınızı daha iyi bilendir; bir veli (en güvenilir bir dost) olarak Allah yeter, bir yardımcı olarak da Allah yeter.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.