Uçsuz bucaksız coğrafyalara hükmeden atalarımızın kahramanlıklarını okuyarak, dinleyerek büyüyen bir neslimiz her zaman olmuştur. Çünkü bu toprakların hikâyesi, tarihlerin yazılmaya başlamasıyla eşdeğer bir geçmişe sahip.

Sınır tanımaz umutlarımızın, hedeflerimizin olmasını kimse şimdi kalkıp da yadırgamaya, küçük görmeye çalışmasın. Bugün Türkiye ne yapıyorsa geç kalmış bir tarihi tekrar yazıyor, o kadar.

Tarihin görkemiyle övünmek ruha şifa olabilir ama daha da önemlisi tarihi bilmektir.

Tarihimiz ahkâm kesmeyi kaldıramayacak kadar kendine has bir geçmişe sahip. Bugün “Bizim ne işimiz var sınır ötesinde, Kerkük’ten bize ne, Halep ne yana düşer, İdlip Türkiye’ye yakın mı?” diyenler için hızlandırılmış bir tarih ve coğrafya dersine ihtiyaç var.

Dünyaya ümmet penceresinden bakanların sınırları olmaz. Yanı başındakinin de en uzağındakinin de elini tutmasını bilmektir Müslüman olma bilinci. İşte bu yüzden Türkiye’nin belki görünen sınırları vardır ama bir de görünmez sınırlara sahiptir Türkiye.

Millet olma bilincine sahip olmak da önemli. Millî duygular manevi duygularla harmanlanarak kendinde güç bulur. Millî olmak, sahip olma duygusunun pekişmesinden geçer.

Milli duyguları ırkçılık gibi bir sığ düşünceye hapsetmek ancak ve ancak cahilliğin bir göstergesidir. “Kâfirle çatışmayı göze alan Müslüman’a Türk denir.” Alın bu sözü bütün olup bitenin, sınır ötesine geçen güçlerimizin izahı için baş tacı yapın.

Türkiye’de sınırsız bir hiyerarşide bilinen bir gerçek var ki bu inkâr edilemez. Belki verilen görüntü bunu yalansa da gerçek şudur ki; “Hangi taşı kaldırsak altından çıkacak olan Amerika’dır.”

Barzani’nin apansız çıkışlarının da Esad’ın hâlâ dünya üzerindeki varlığının sebebi de Amerika’dır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bunun farkında değil mi, elbette farkında. O ve ülkeyi yöneten herkes de çok iyi biliyor ki Amerika’dan dost olmaz. Amerika’nın her zaman Türkiye üzerinde gizli planları vardır.

Çalıyı dolaşmak olarak bakılmalı Türkiye’nin Amerika ile olan ilişkilerine.

Sözü yine İsmet Özel’e bağlamak gerek. Türk olmak ya da Amerikalı olmak gibi bir tercih var önümüzde. Kâfirle çatışmayı göze alan bir Müslüman Türk’tür. Bu ifadeleri alıp da mesnetsiz bir ırkçılığa kurban edenler ne İsmet Özel’i ne de Türkiye’nin duruşunu doğru algılayamamış demektir.

İşte Türkiye’nin sınırları ortadan kaldıran hedeflerin ardına düşmesinin sebebi de böyle onurlu bir mücadelenin içinde olmasıdır. Sınır ötesinde yapılan her harekât aslında Amerika’ya vurulan bir darbedir. Atılan her sağlam adımın sesinin Amerika’dan gelmesinin sebebi de bundan.

Düş kurmak değil bugün olan biten. Gecikmiş bir adım atmaktı, bu da atılıyor şimdi. Sınır yok artık arada. Bir gece ansızın gidilecek o kadar çok yer var ki harita üzerinde. Sırayla ve dua ile inşallah.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.