Bir CHP Ağır Topu, Meclis’te konuşurken “Bu hükümet dünyanın en doğru işini bile yapsa,  bizim bu hükümeti alkışlayacak hâlimiz yok!” dedi ya…

Büyük ihtimalle, “Yuh artık!” demişsinizdir!..

Ben öyle demedim.

“Aferin adama” dedim!

“Hasım”ların, “Hısım”lardan çok daha cesur, çok daha kararlı olduğunu bir kez daha teslim ettim!..

Adamlar, “zararlı davalarında” kaya gibi kaya!..

Peki ya, “hısım”lardan ne haber?

Ankara’nın “en önemli” ilçesinde “Pazar günü” gerçekleştirilen Kongre’ye “çok az sayıda” AK Parti Milletvekili’nin katıldığını görünce…

Yanımdaki ‘Dost’a, “Hasım’lar sağlam da… Bazı hısımlarda sıkıntı mı var!” dedim.

“Neden o biliyor musun?” diye karşılık verdi “Dost”:

“Cumhurbaşkanı yok, Başbakan yok. Cumhurbaşkanı olsaydı neredeyse tamamı, Başbakan olsaydı üçte ikisi salona gelmişti!”

Bu tespit ne kadar doğru bilemem.

Salon tıklım tıklımdı, AK Parti “tabanı” bütün renkleriyle oradaydı ve “seçilmiş hısım”ların katılımı çok daha fazla olmalıydı.

Hele 2019 yolunda iken, hele “şer odakları” böylesine birleşmiş halde iken!..

Cumhurbaşkanımız, cümle âleme “Dünya Beşten Büyüktür!” türküsünü söyletmekte iken!..

Cumhurbaşkanımız, başka ülkelerin parlamentolarında “tekbirlerle” karşılanıyor iken!..

KÜLTÜREL VE EKONOMİK İKTİDAR… HÂLÂ…

Efendiiim…

Pazar günü neşredilen yazımızda, “Kültürel ve Ekonomik İktidar Hâlâ Jakobenlerin Elinde!” demiştik.

Yazı büyük ilgi çekti, “Tabandaki Hısımlar”dan tam destek geldi.

“Seçilmiş Hısım”lardan bir kısmı destek verdi, bir kısmı “sessiz” kaldı.

Devam edelim:

“Kültürel İktidar”ın hâlâ aziz milletimizin eline geçmediğinin birçok göstergesi var.

Mesela…

“Kültürel İktidar” sendeyse…

“Siyasi iktidar” başkalarının eline geçse bile, “senin medyan” gücünü büyük ölçüde muhafaza edebilecek durumda olur!..

Tahmin lütfen:

-Allah Muhafaza- iktidar el değiştirecek olsa..

“Senin Medyanın” ne kadarlık bir kısmı ayakta kalabilir?..

Hangi gazeteler, hangi televizyonlar ne halde olur?..

Hangi “markalar” nerelerde yer alır?..

O günlerde hangi “marka” kimlerin eline geçer, kimleri destekler?

Bırak o günleri, bugünlere bak:

Şüphesiz;

Türkiye’nin en etkili, en “büyük” gazetesi, maalesef hâlâ, evet hâlâ “İri Gazete”dir.

 “Bizim medya”nın kimi önde gelenleri bunu kabule yanaşmak istemezler ama, çoğu “Seçilmiş Hısım”ın bu gazete tarafından övülmek için nice “takla attığını” çok iyi bilirler!..

Malûm;

“Bu gazete”, 28 Şubat sürecinin medyadaki baş aktörüydü!..

Rahmetli Erbakan Hoca’ya, Rahmetli Muhsin Başkan’a neler yaptığını, bu milletin değerlerine nasıl saldırdığını hatırlarsınız!..

Bu gazete, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a da sayısız kereler hakaret etmiş, sayısız kereler iftira atmış…

Sayın Erdoğan da, bunlardan dolayı aziz milletimizi bu gazeteye “boykot” uygulamaya çağırmıştır.

Bugüne bakalım;

Bu gazete yine “dimdik” ayaktadır ve o “Grup” gazetesiyle, televizyonuyla hâlâ “Man Adası” taraflarından çalışmaktadır!..

Hâlâ!..

Çalışmaktadır ve en fazla itibarı “o gazete”  görmektedir?..

Bu sebepsiz midir sizce?

Buyurun tartışın sebeplerini!..

KAFA KONFORUNUZU BOZMAK İSTEMEM AMA!

Bu “garip kardeşinizin” nazını çekiverin canım, ne olacak…

Hani bir gün…

“İşler değişecek olursa…”

Bizim “medya”mızın “büyük” isimlerinden hangileri ayakta kalabilir?..

“Büyük” sendikalarımızdan hangileri bugünkü “güç”lerinin ne kadarını muhafaza edebilir?

Bürokrasinin hatırı sayılır kademelerinde kaç adet “hısım” kalır?

Kaç tane “hısım” rektör, kaç tane “hısım” dekan, “bölüm başkanı” kalır?

Vesaire…

O zihniyet, -Allah Korusun- bir gelir başa ve siler süpürür sizden kalan ne varsa!

“İzm” kafası “iz”inizi bile bırakmaz!..

Benim yazılardaki “iğneler”, akılları başlara toplamak içindir.

Fazla acıtmaz, şifaya vesile olması umulur.

Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın “yedi düvele” karşı verdiği mücadeleyi “paylaşmazsa” üst taraflardaki “hısım”lar, ne sıkıntılar gelir ne sıkıntılar!..

Demem o ki;

Çocukların deniz kıyısında yaptığı kumdan kaleler gibi olmasın “eser”lerimiz, bir dalga geldiğinde  yok olmasın!..

Kalıcı olsun!..

FAİZ VE EKONOMİK İKTİDAR!..

Ne diyorduk, “Kültürel İktidar!”

 “Kültürel İktidar” bu milletin elinde değil hâlâ, efendim.

Bunun nice göstergesi var:

Saydın mı;

Senin kaç gerçek sanatçın var ve o gerçek sanatçıların kaçı hak ettikleri yerlerde?

Biri “Bizim eğitim bir türlü milli olamadı arkadaş!” dediğinde…

“Tasdik” makamında baş sallıyorsun!..

Eğitim, ah eğitim!..

Öte yandan;

Sosyal medyadaki etkinliğin de son derece sınırlı…         

CHP ağır topu, “Bu hükümet dünyanın en doğru işini bile yapsa,  bizim bu hükümeti alkışlayacak halimiz yok.” dedi  ya…

“Sosyal Medya İktidarı” da bu kafada!..

“Hasım”lar,  sosyal medyayı “zararlı dâvâlarına hizmet” için kullanıyor daha ziyade..

“Hısım”lar ise, “kişisel kariyere hizmet” için!..

“Kültürel İktidar” bu millette değil, evet, “Ekonomik İktidar” da değil!..

“Milli gelirden” en büyük payı “faiz müesseseleri” alıyorsa hâlâ…

“Ekonomik iktidar” da bu aziz milletin elinde değil demektir!..

Bu aziz millet ve bu aziz milletin şanlı esnafı, faiz müesseselerine -hâlâ- “mahkûm” demektir!..

“Yüksek faizi” birkaç puan aşağıya çekebilmek için elinden geleni ardına koymayan bir Cumhurbaşkanımız var ama..

Burası da bir türlü olmuyor!..

Bilmem, “Bizim” sivil toplum örgütlerimiz niçin bir araya gelip de, “Yüksek Faiz’e hayır!” eylemleri yapmıyor!

“Bizim medyamız” bu konuya niçin fazla ağırlık vermiyor?..

Cumhurbaşkanımızın çabasına niçin yeterince destek vermiyor?..

Öte yandan;

“Jakoben Patronlar Kulübü” bugün de…

En büyük “sivil ekonomik güç” olarak, “yıldız” gibi parlıyor!..

Jakoben Patronlar Kulübü’nün Başkanı da, gururla “Biz yüzde sekseniz, yüzde seksen!” diyor!..

Doğru…

İstihdamın yüzde seksenini “hısım”lar karşılar, kârın yüzde seksenini “onlar” elde eder!..

Çok mesafe kat ettik çok;

Sayın Erdoğan’ın önderliğinde ne yollar, ne köprüler, ne barajlar, ne çılgın projeler…

Sağlıkta ne devrimler, ne devrimler…

Bu millet, hepsini yapıyor…

Bu ülkeyi bataktan her seferinde bu millet çıkarıyor…

Ülke ekonomisini bu millet kurtarıyor…

Düşmanları bu millet kovuyor, teröristleri bu millet yok ediyor…

Bütün mazlumlara yardım elini uzatıyor…

Amma velâkin…

 “Hasılatı” onlar topluyor!..

“Hısımlar” çalışıyor, “Hasım”lar kazanıyor!..

Bu durum değişecek mi?

Evet, değişecek inşallah…

Değişecek, hepimiz üzerimize düşeni yapar isek…

Takım oyunu yani, o yoksa, netice yok!..

Bireysel çabalarla bazı maçlar kazanılabilir ama şampiyonluklar kazanılamaz!..

 Diyeceksiniz ki,

“Ne kadar da karamsarsın sen arkadaş!”

Olabilir.

Bunun bir ölçüsü yok, “Kim ne kadar karamsar, ne kadar iyimser!” tartışılır.

 Ben “El -âlem ne der!” endişesini büyük ölçüde törpülemiş bir kardeşiniz olarak, “artı”lara elimden geldiğince destek verirken…

“Dostça uyarmayı” da görev biliyorum.

Her bir şeyi “alkışlayanlar” ile her bir şeyi “yuhalayanlar”ın gürültüsü,  bizim gibi “azınlıkta kalan” “hısım”ların seslerini bastırsa da…

Herkese duyurmak gibi bir mükellefiyetimiz yok.

Gayret ediyoruz.

Netice elbette ve sadece Yüce Allah’tan.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2017-12-26 00:31:51

Yazarimiza tamamen katılıyorum o arkadaşın dediği gibi neredeler? İşleri güçleri vitrine oynamak. Jakoben Patronlar Kulübü” konuşuyor asgari ücrete gelince sesleri çıkmıyor buradan Hükümetimizin sesleniyorum Jakoben Patronlar Kulübü” endekiler 2016 ya göre en az %40 karlarini artırdı bu yıl, Hükümetimiz asgari ücrete en az %25 zam yapmali. Kamuda çalışan taşeronlar özellikle borsaya açılmış,Jakoben Patronlar Kulübü” nin şirketlerindeki çalışan taseron kaldırılmalı. Jakoben Patronlar Kulübü” bunlara kalsa ne AK Parti yi nede sayın Erdoğan i isterler. Bundandır ki Halkın talebine kulak verin. Serdar bey gibiler ne kadar çok olursa başarı ve azim artar. Yöneticilerimiz öz eleştiri yapmalıdır.

Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2017-12-26 00:34:58

Yazarimiza tamamen katılıyorum o arkadaşın dediği gibi neredeler? İşleri güçleri vitrine oynamak. Jakoben Patronlar Kulübü” konuşuyor asgari ücrete gelince sesleri çıkmıyor buradan Hükümetimizin sesleniyorum Jakoben Patronlar Kulübü” endekiler 2016 ya göre en az %40 karlarini artırdı bu yıl, Hükümetimiz asgari ücrete en az %25 zam yapmali. Kamuda çalışan taşeronlar özellikle borsaya açılmış,Jakoben Patronlar Kulübü” nin şirketlerindeki çalışan taseron kaldırılmalı. Jakoben Patronlar Kulübü” bunlara kalsa ne AK Parti yi nede sayın Erdoğan i isterler. Bundandır ki Halkın talebine kulak verin. Serdar bey gibiler ne kadar çok olursa başarı ve azim artar. Yöneticilerimiz öz eleştiri yapmalıdır.

Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2017-12-26 01:05:01

Hükümetimizin sesleniyorum Jakoben Patronlar Kulübü” endekiler 2016 ya göre en az %40 karlarini artırdı bu yıl, Hükümetimiz asgari ücrete en az %25 zam yapmali. Kamuda çalışan taşeronlar kadroya alınacak. özellikle borsaya açılmış,Jakoben Patronlar Kulübü” nin şirketlerindeki çalışanlar taseron kaldırılmalı. Buralarda çalışanlarda kadroya alınsın yazık degilmi bu patronlar çıkıp kanalla şöyle yaptık böyle yaptık karimizi artırdık demesini biliyor çalışanına neden hakkını vermiyor Hukumetimize sesleniyorum TÜSİAD ve borsaya açılmış şirketlerde taşeron kaldırılmalı

Avatar
Mustafa 2017-12-26 05:05:35

Serdar abi reisimiz gibisi 100 yılda bir de gelmez. Ama bir şeyi unutuyoruz cennetlikler her zaman azınlıktır. İsteyenler dünya menfaati için hakkın karşısında durmaya devam etsin nasılsa hesap gününün sahibi bir gün o hesabı görür. Allah'a emanet ol abi batmadan selamlar

Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2017-12-26 12:09:24

Stargazetesi yazarı Resul Tosun'un bugünkü yazısından alıntıdır; Seçim sonuçlarına bakılırsa CHP bir kısır döngü içinde bocalıyor.

Aslında çıkmak için zaman zaman çaba da sarf ediyor.

Amma velakin eski alışkanlıklarından ve eski düşüncelerinden vazgeçemediği için attığı adımlar inandırıcı olmaktan uzak duruyor.

Yeri geliyor Kutlu Doğum Haftası’nda takdire şayan konuşma yapıyor ama bir bakıyorsunuz ertesi gün okullarda Siyer'in (peygamberimizin Hayatı) seçmeli ders olmasına karşı çıkıyor.

Bir bakıyorsunuz çarşaflılara rozet takarak topluma sıcak mesaj gönderiyor ertesi gün başörtüsünün kamuda serbest olmasınakaşı çıkıyor.

CHP bu haliyle halkın beğenisini kazanmak yerine AK Parti’nin değirmenine sürekli su taşıyıp duruyor.

Bir siyaset büyüğü bana öyle demişti.

‘CHP’yi siz mi düzelteceksiniz, bırakın adamlar zaten AK Parti’ye çalışıyor’ demişti.