Sahabe hanımlarının ileri gelenlerinden Ümmü Süleym, bir gün Allah Resûlü’nü evinde ziyaret etmişti. Hastaydı. Peygamberimiz onu bitkin ve solgun halde görünce, hasta olduğunu anladı. Ona teselli vermek için:

“Ey Süleym’in annesi! Ateşi, demiri ve demirin pasını bilirsin değil mi?” diye söze başladı.

Ümmü Süleym:

-Evet ey Allah’ın elçisi, bilirim, dedi.

Efendimiz, ona şu müjdeyi verdi:

-Ey Süleym’in annesi, öyleyse hastalığın için sevin ve şükür içinde ol. Çünkü bu hastalık sebebiyle, şifa bulana kadar, tıpkı demirin ateşte eriyip kir ve paslarından temizlenip kurtulması gibi, sen de günahlarının kirlerinden temizlenip kurtulursun.

Efendimizin verdiği müjde, Ümmü Süleym’de âdeta doping etkisi yaptı. Kısa sürede iyileşti. Hastalığıyla barışınca, içindeki kötümserlik sevince dönmüş; iyileşme süreci de Allah’ın izniyle hızlanmıştı.

Ümmü Süleym, kendini tamamen iyi hissettiği başka bir gün, Allah Resûlü’ne tekrar uğradı. Ona bir sorusu vardı.

Efendimizi evde bulunca, kafasını meşgul eden sorusunu sordu:

-Ey Allah’ın elçisi! Biz kadınlar için en faziletli amel nedir? Bizim için, erkeklerin cihadının yerini tutabilecek sevapta bir ibadet var mıdır?

Allah Resûlü, Ümmü Süleym’e şu cevabı verdi:

-Siz kadınlar, namaza sarılın. Çünkü sizin için namaz, en faziletli ameldir. Size cihad sevabını kazandırır. Bir de günahların olduğu yerden ve günah olan işlerden hicret edin. Çünkü günahları terk etmek, sizi hicret faziletine eriştirir.

***

İnsan hastalığını, günahlarından temizlenme ve arınma vesilesi olarak görmelidir. Bu sebeple de hastalandığında üzülmek, şikayetlenmek yerine, manen temizlendiğine sevinmelidir. Efendimiz, hastalığın insanın günahlarını temizlemesini, ateşin demiri eritip kir ve paslarını temizlemesine benzetmiştir.

İnsanın hastalığını kendi hayatına düşman görmekten kurtulması, hastalığıyla barışması anlamına gelir. Bu iyimser bakış onu sevindirir. Vücut direncini kuvvetlendirir. Hızla iyileşme sürecine girdirir…

Hastalık gibi tüm acizlik halleri kişinin mertebesini arttıracak amellerle doludur. Yeter ki kişi bunu ahiretini kurtarabilecek amellere dönüştürebilsin. Efendimizin cihad edemeyen, evine bakmak zorunda kalan kadınlara verdiği öğüt de bu anlamda bir müjde niteliğindedir. Çünkü o kadınlara, eğer günahlardan kaçınır, ibadetine, namazına yani Allah’a kul olmaya sıkı sıkı sarılırlarsa, aynı ölçüde sevap kazanabilecekleri bildirilmiştir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.