Herkesin kuşkusuz bir mevlidi vardır. Bazı mevlitler ise bütün insanlığa örnek olması içindir. İnsanlar doğar, yaşar ve sonra ölür. Bir bakıma yok olur, ama hakikatte sonsuza kadar yaşayacağı farklı bir boyutta, bir daha ölmemek üzere yeniden doğar. Ölümsüzlük içinde sonsuz bir yaşamı da başlatmış olur insan ölümüyle birlikte.

Ölüm ve sonrasına geçiş yapabilmenin şartı doğmaktır öncelikle. Bu yazıyı okuyabildiğimize göre hepimiz doğduk ve yaşıyoruz. Tâ ki bize biçilen sürenin ansızın Azrail (as) tarafından tebliğ edilinceye kadar bu dünyalıyız. Sonrası kimilerine göre meçhul...

Hz. Adem’le birlikte yeryüzüne sınav için gönderilen insanlık, içinde bulunduğu sınavı başarıyla geçebilmesi önemli şartlara bağlanmış. Sınava girecek öğrencilerin uyması gereken şartlar gibi. Eksiksiz, vaktinde, ne fazla ne eksik. Sınavı koyan Varlığın koyduğu şartlara uygun formlar doldurulmalı öncelikle. Sonra cevapları doğru seçeneklere işaretlemeli. Başarının şartı konulan şartlara harfiyen uymaya bağlı.

Sınava girecek adayların her birine ayrım yapılmadan üçer adet kuponlar verilmiş. Bu kuponlardan ilki anne karnında bu sınav merkezine girerken Cebrail (as) adlı bir görevli tarafından doğarken elimizden alınmış. Kaldı elimizde iki kupon. Vakti gelince Azrail (as) adlı bir görevli tarafından kuponun ikincisi alınacak. Kalan son kupon da Kabir sonrası bizim varacağımız yeri belirleyecek olan üçüncü kupon. Bu son kupon bizim sonsuz kalacağımız yerimiz için ayrılmış. İşin ilginç yanı bu bize verilen kuponların hiçbirinin ne pahasına olursa olsun yeniden alınamayacak olması. Kaybetsek telâfisi mümkün değil yani...

Sınavı hazırlayan Varlık sınava gireceklere kolaylık olsun, sınava hazırlanmadan gelmesinler diye bir sınav kitapçığı ve bu kitabı açıklayacak ve örnek bir yaşam modeli ortaya koyacak örnek bir şahsiyet de göndermiş, adını seçilmiş anlamına gelen Mustafa ve çok şükreden Muhammed koymuş ve tavsiye olması açısından demiş ki “Şüphesiz sen mükemmel bir ahlâk üzeresin.”

Sonra eklemiş “Peygamber (bu örnek şahsiyet) size neyi verdiyse onu alın, size neyi yasak ettiyse ondan da vazgeçin. Allah’a saygılı olup emirlerine uygun yaşayın, aykırı davranmaktan sakının. Çünkü Allah’ın azabı çetindir.”

Onun gelişiyle bütün yeryüzü gülmüş, sevinçlere garkolmuş...

Bir de sonradan sınava girecek yeni nesillere örnek bir toplum sunmak için bu mümtaz şahsiyetle birlikte eşi ve benzeri tarihte bir daha gelmeyecek olan bir toplum da bırakmış. Bu toplum Sahabe diye adlandırılan insanların yaşadığı Altın Devirmiş. Bu örnek şahsiyetin, bu altın devirde yaşayan her bir insanın hayatı, sonradan sınava gireceklere bir örnek oluşturacak kapsamda, muhteşem bir akademik çalışma ile kayıt altına alınmış.

Kendimizi bu Altın Nesli dizayn etmiş şahsiyetin yaşamını merkezimize alabildiğimiz derece sınavı başarıyla tamamlayabilme ihtimalimiz yükselecek, ondan ve onun arkadaşlarının yaşamından uzaklaştığımız derece de azalacaktır. Soruların yüzlerce binlerce çözümlü örnekleri de örnek yaşam olarak detaylı bir şekilde bize sunulmuş.

Şimdi sıra sınava gireceklerde...

Meselâ, sekiler dünyanın kotlarına göre mi yaşamımızı şekillendireceğiz yoksa bu örnek şahsiyetin ve onun dostları ve arkadaşları olan Sahabelerin yaşamını mı kendimize model alacağız? Soralım ve kendimizi muhasebeye çekelim. Aile hayatımız bu örnek şahsiyetin hayatına ne kadar benziyor? Onun ve arkadaşlarının dünya görüşü ile bizim dünya görüşümüz uyumlu mu, yoksa taban tabana zıt mı?

Anne ve babamıza ne kadar hürmet edebiliyor, onlara ne kadar saygılı davranıyoruz. Cenneti kazanmanın şartı Anne ve Babaya saygıdan geçtiği ipucu olarak sınav öncesinden verilmiş, “Onlara üff bile demeyin” diyor sınavı hazırlayan Varlık.

Yaşamın dengeli bir şekilde yürümesi için kanunlar ve nizam koyan o Varlık erkek ve kadın ilişkilerinde de kurallar koymuş, acaba o kurallara uyabiliyor muyuz?

Şimdi yeniden sormalı, bu örnek şahsiyet hayatımızın neresinde, merkezinde mi yoksa tâ ötesinde mi?


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2017-11-30 02:19:41

Yazarımız konuyu bir eğitimci olarak guzel anlatmış kalemine gonlune sağlık.