İkinci şansı olmayan bir dünyanın içine girdik. Bu girişi istekli yapmadığımız gibi çıkışımız da istekli olmayacak. İstemeyerek de ölümün acısı tek tek tadılacaktır.

Huzur ve güvenlik ortamında olmak her insanın ortak hedefidir. Ailesinde, oturduğu meskeninde, yaşadığı topraklarda saygı ve sevgi çemberinde mutlu olmak ister.

İnsanlık bu ortamı nerede ve nasıl aramalıdır?

Esenlik yurdunun sahibinin kim olduğu her aklı olana malumdur. Esenliğin sahibi esenliğe çağırmakta, dileyeni doğru yola ileteceğini kitabında vaat etmektedir.

Doğru yola tabi olmak; sorumluluklarının farkında olarak, herkesin kötü gördüğü hareketleri yapmayarak, büyükleri sayarak, küçükleri severek ve bize hayat verecek şeylere kulak vererek elde edilir.

Bizim niyetlerimize vakıf olan Allah, insanla kalbi arasına müdahele etmektedir. Aslolan da kalblerdeki ile Allah’ın katına gidileceği, imtahanın da bilgilerle değil, hal ve hareketlerle olacağıdır.

Her insan isteklerini, düşüncelerini, beklentilerini başka insanlara kısa yoldan anlatmak ister.

İnsan Allah ilişkisinde ellerin açılması, dua edilerek isteklerin sunulması vardır.

İnsan insan ilişkilerinde ise mimikler, hal ve hareketler, saygı ve sevgiler bunun yanında bazı semboller kullanarak en kısa yoldan istekler anlatılır.

Trafiğe çıkan her insan trafik lambalarındaki renklerin ne işe yaradığını bilir. Kırmızı ışık yandığında durulmazsa olası bir kaza ile karşı karşıya kalacağını herkesin malumudur. Kurala uyularak hareket etmenin sonucunda oluşan olumsuzluklarda kurala uymayan ceza alır.

Şüphesiz bütün sembollerin anlatmak istedikleri vardır. Tanınmak bu sembollerle olur. Kıyafetler, isimler bir inancın ve kültürün etkisiyledir. Hedef anlaşılmaktır.

Her hayat tarzının, inancın, kültürün belli bir kıyafeti vardır. Erkeği ve kadını kapsayan tesettür de dini algının sembolüdür. Maksat tanınmak ve zararlardan korunmaktır.

Semboller birer araçtır. Araç olmaktan çıkarılırsa amaç haline getirilir. Müslümanım ismi de bir araçtır. Amaç olarak görülmesi sonucu cennete gidileceği kesin olarak düşünülür.

Halbuki cennetin sahibi “İman ettik demekle bırakılıp, imtihana çekilmeyeceğinizi mi sanırsınız?” diye Ankebut suresinin ilk ayetlerinde uyarmaktadır.

Cennetlikler bellidir. Sorumluğunun bilincinde olan, Allah’a karşı sevgisinden dolayı hata yapmaktan korkan, dengeli, kötü huy ve davranışlardan uzak duran, hata yaptığı zaman kabul eden, hata yaptığı kişiye özrünü beyan edendir.

Cehennemliklerde bellidir. Sorumluluğunu terk eden, olumsuz, yüz çeviren, hayasız, iyilik ve nimetler karşısında inkarcı olan, cimri, müsrif, asla özür dilemeyen, Allah’ı ikinci sıraya koyup kendi isteklerini önceleyendir.

İnancını hayatı ile ispat edenler cennete layıktır. Hakkın üzerini örterek kendine göre bir hayat tarzı seçenler ise hem bu dünya da hem de ahirette sıkıntıdan kurtulamayacaktır.

O zaman amaç ve araç iyi tesbit edilmelidir. Hedefini bilmeyen menzile ulaşamayacaktır. Hedefini belirleyen yanlış araçlara biner ve yanlış rota çizerse hedefe giden yolda yaya kalacaktır.

Allah’a ve ahirete iman hayata anlam katar. Allah ve ahiret mefhumu yoksa adil bir hayattan söz etmek mümkün değildir. Aksi takdirde zalimin yaptığı yanına kar kalacaktır.

Allah’a ve adil bir hayat olan cennete ulaştıracak bütün eylemler, bütün ritüaller birer araçtır. Namaz, hac, oruç, zekat, iyilik yaparak, hakkı anlatıp yaşayarak örnek olan peygamberler Allah’a ulaştıran birer araçtır.

Gömleğin ilk düğmesi olan peygamberler araç halinden çıkartılırsa örneğimiz olamayacak ve hedef haline geleceklerdir. Bu durum da baştan hüsrandır.

Modern insanının örneği olmadığından maddi olarak herşeyi olmasına rağmen mutsuzdur. Çünkü hedefi, sevdası, coşkusu, ruhu yoktur. Kendini tanımamaktadır. İçindeki gücün farkında değildir. Değerini koruyucu eylemler içinde değildir.

Dünyada hiçbir bedeli olmayan insan, kendi değerini bilememiş, birilerinin kendisini köleleştirmesine, kullanmasına, yönledirmesine izin vermiştir.

Hedefi belli olmayan, hedefi doğrultusunda hareket etmeyen de kendini kullandıracaktır…

Ves- Selam

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.