Tarih kendiliğinden değişmezdi. Değiştirmek için sorumluluk lazımdı. En başta da bize lazım olan; inanç ve soylu bir direnişti.

28 Şubat süreciydi. İkna odalarıyla umutlar çalınıyor, direnenler zulüm görüyor; direnmeyenler uzaktan seyrediyordu. Direnenler bedel ödese de değerlerinden vazgeçmiyor, doğuştan elde ettikleri hakları savunuyor, özgürlük ateşiyle yanan yüreklerini vesayetçilere karşı siper ediyorlardı.

İkna odalarından hemen sonra imha süreçleri başlıyordu. Hayaller, geleceğe dair planlar tek tek çalınıyordu. Kamusal alan yalanıyla, dinini vecibelerini yerine getirmek isteyen insanlar evlerine hapsediliyordu. Esarete “Hayır” diyen onur ve vicdan sahipleri, adaletin sembolleri ise alanları boş bırakmıyor, her türlü kötü muameleye karşın sesini yükseltiyordu.

Yasaklar,

Baskılar,

Tehditler,

Orantısız müdahale,

Şiddet,

Gözaltılar,

Tutuklamalar başlıyor, katsayı adaletsizliği engeli yeni bir zulme kapı aralıyordu.

Medya ve faiz lobisi devreye giriyor;

Anadolu çocukları hedef alınıyor,

Fişlemeler,

İhraçlar, tanklar irademizin üzerinden geçiyor, halen bazıları olup biteni evlerinden izliyor, kendilerini ofislerine kapatanlar yaşananları görmezden geliyordu. Siyasi partiler kapatılıyor, siyasi yasaklar getiriliyor, Türkiye milyarlarca dolar zarara uğratılıyor, sözde aydınlar ses çıkartmıyor, sözde yazarlar kalem kıpırdatmıyor, kanaat önderi olarak topluma dayatılan isimler hak olanı haykırmıyordu. Ses çıkartanlar, gerçeği yazanlar, Hak’kın yanında duranlar ise linç ediliyordu.

Tek istekleri eğitimlerine devam etmek olan imam hatip ve üniversite öğrencilerine okul kapıları birer birer kapanıyor, okullara girmek isteyen başörtülü öğrenciler adeta terörist muamelesi görüyor, binlercesi gözaltına alınıyor; ses yine cılız çıkıyordu. Zulme karşı direnenlerin çığlıkları yok sayılıyordu.

Yüzbinlerce insan el ele tutuşarak özgürlük zinciri oluşturuyor, yasaklara karşı soylu bir duruş sergiliyor, uzaktan izleyenler bakıp geçiyordu. Soylu duruş sergileyenlerden bazıları tutuklanıyor, yetmiyor brifingli yargı tarafından idamla yargılanıyordu. Tazyikli su ve coplarla yapılan müdahalelerde, karnındaki bebeğini düşüren genç annelerin feryatları bile duyulmuyor, bugün o zulme uğrayanların yanında durduklarını iddia eden birçok isim üç maymunu oynuyordu. O gün olduğu gibi bugün de canımız yanıyor. Bugün bazıları; toplumun tamamının inanç değerlerinin yok sayıldığı, milleti devlete küstüren vesayet çarkına çomak sokanların yanında görüntü vererek kendilerini gizleyeceklerini düşünüyorlar. Dik duruşla nasıl direnileceğine gösteren cesur yüreklerin arkasına geçerek fotoğraf verip, geçmişi unutturmak istiyorlar. Bereketli mücadeleyi verenlerin arasına sızıp, salon salon gezip konferans verip, 28 Şubat üzerine büyük sözler edip, kalem sallayıp, kahraman havasında aramızda dolaşıyorlar. Vazgeçerek değil, cehdederek tarihe yön verenlerin yol arkadaşlığını kendi yolları gibi sunup rant elde etmeye çalışıyorlar. Biz mi ne yapıyoruz? Ağlanacak hallerine gülüyoruz! Basit ve seviyesizler.  Rant uğruna darbe karşıtı görünüp, dün haksızlık ve zulme karşı verilen mücadeleyi yok saydıklarını unutup, ucuz kahramanlık yapıyorlar. Sınırlarını aşarak bedel ödeyenler adına racon kesmeye çalışıyorlar, hiç utanmıyorlar! Her devrin adamı olduklarını unuttuğumuzu sanıyorlar! Özeleştiri yapsalar anlarız; o da yok.

Bu çok acı da, daha acısı o mücadelelerin içerisinden bedel ödeyerek çıkan birçok yol arkadaşımız dünü unutup, kendi çıkarlarına odaklanarak yaramızı derinleştiriyor. Geçmişi unutarak, gelecek inşa edilemez, özünden ayrılarak kökleri Kur'an-ı Kerim ve sünnet-i seniyye olan değerlerimize sahip çıkılamaz. Biz yakın tarihi unutmayacağız, unutturmayacağız. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dediği gibi, “Biz tarihe geçmişte olmuş bitmiş olaylar manzumesi olarak bakmayız, bakamayız. Eğer bakarsak bu ihanet olur. Bilakis bizim için tarih, hem bugünümüze ve geleceğimize yön veren bir ilham kaynağıdır, hem de ibretlik hadiselerle dolu bir derstir. Bu yakın tarihimiz açısından da böyledir.”

Evet öyledir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.