Dün geleceğe umutla bakabilmek için moral bozucu olayları aktarıp hafızamızı tazelemiştik. Bugün ise söze Türkiye’nin millî ve ağır sanayi temelini atan ilklerin adamı Nuri Demirağ’ı rahmetle anarak devam edelim inşaallah.

Cihan Devleti âdeta mum gibi erimiş, yerine 23 Ekim 1923’te kurulan Türkiye Cumhuriyeti ile milletin bu topraklardaki bekası teminat altına alınmıştır. Artık kolları sıvayıp, yaraları sarmanın zamanıdır. Perişan haldeki ülke insanı iş, aş ve hizmet beklemektedir.

Cumhuriyet’in ilanından sonra Fransızlar üstlendikleri demiryolu işini bırakınca, 1926 yılında Mühürzâde Nuri ve kardeşi yüksek mühendis Abdurrahman Naci Bey’e hizmet etme fırsatı doğar.

Mühürzâde Nuri Bey, “ilk Türk demiryolu müteahhidi” olmanın inanç, heyecan ve azmiyle yurdun dört bir yanını demir ağlarla örmeye başlar. Yol Medeniyeti’nin kalkınma için en önemli unsur olduğunu her fırsatta dile getiren Mühürzâde Nuri Bey; Samsun’dan Sivas’a, Fevzipaşa’dan Diyarbakır’a, Afyon’dan Antalya’ya, Sivas’tan Erzurum’a, Irmak’tan Filyos’a uzanan 1012 kilometrelik yolu demir ağlarla örer.  Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından, “Demirağ” soyadıyla ödüllendirdi

Bursa’da Merinos, Karabük’te Demir-Çelik, İzmit’te Selüloz, Sivas’ta Çimento Fabrikaları’nı, Ecabât-Havza Şoşesi’ni, İstanbul’da Haliç Hal Binası inşaatlarının müteahhitliğini yaparak, bu faaliyetleriyle büyük ve yerli müteahhidin doğmasına yol açar.

Minnettarız.

AK Parti kadroları iktidara geldikleri günden beri yaklaşık 1 asırdır istilaya uğrayan medeniyetimizin yitik hazinelerini ihya ve inşa etti. Tarih ve kültür cellatlarının elinde can çekişen 5 bin eser restore edilerek hayata döndürüldü.

Hizmeti değil, hezimeti önceleyenlerin miras bıraktığı; çöp dağlarını, çamur deryası yolları, geçit vermeyen çukurları, su yerine çamur akan muslukları, kokusuyla burun direğini sızlatan Haliç’i, çıldırtan trafik keşmekeşlerini unutmadık!..

Tamam, dünya şehri İstanbul merkezli hizmetleri görmemek nankörlüğün dik âlâsı olur; ammavelakin bu kadim şehrin bir taraftan “gecekondu istilası”ndan kurtarılırken, diğer taraftan “beton ormanı”na dönüştürülerek ruhsuzlaştırıldığını da bir kenara not etmek gerekir.

***

TÜRKİYE DÜNYANIN ZİRVESİNE TIRMANIYOR

Türkiye ilk kalkınma döneminde yapılan yatırımlardan sonra duraklama dönemine girdi. Uzun yıllar “sermayeden yeme” alışkanlığı sonucu krizler birbiri arkasına gelmeye başladı. 1980’li yıllarda Turgut Özal’ın değişim ve gelişim sürecini başlatmasının ardından millet içinde bulunduğu zenginliği tekrar keşffetti. Arkasından “millet düşmanları”nın dönem dönem sahneye sürdükleri çirkin senaryolarla Türkiye yeniden büyük krizlere sürükledi.

YHT, THY ile yarışıyor

3 Kasım 2002’de iktidara gelen AK Parti Hükümeti, yerli ve millî dinamikleri hayata geçirme gayretine giriştikçe başına örülmeyen çorap kalmadı. Fakat AK Parti’nin milletin tecellisi olduğunu her mücadeleye girişinde üst perdeden ifade eden Recep Tayyip Erdoğan, geri adım atmayarak bütün savaşlardan güçlenerek çıktı.

 “Durmak Yok, Yola Devam” ilkesinin tezahürü olarak; Nuri Demirağ’ın ülkeye kazandırdığı 1012 kilometrelik demiryolunu bu dönemde 12 bin kilometrenin üzerine çıkarıldı. TCDD, 2003 yılında hızlı tren hatları döşemeye başladı. Âdeta Türk Hava Yolları ile rekabet edecek konfora ulaşan 888 kilometrelik YHT Hattı’nın devreye sokulmasıyla birlikte demiryolları tekrar ivme kazandı. Âtıl durumdaki demiryolları da rehabilite edilerek ileri teknoloji devreye sokuldu. İstanbul-Ankara arası 4 saat 5 dakikaya düşürüldü. Türkiye yılda ortalama 138 kilometre demiryolu yaparak, Avrupa’nın 6’ncı yüksek hızlı tren işletmecisi haline geldi. Asya ile Avrupa’yı denizin altından demiryoluyla bağladı.

Demir İpek Yolu hayal değil

Bir taraftan Mühürzâde Abdurrahman Naci Bey’in de mühendis olarak görev yaptığı hayalleri zorlayan Hicaz Demiryolu Projesi tekrar hayata geçirilirken, diğer taraftan, “Demir İpek Yolu” olarak adlandırılan Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi’nde ilk tren seferi Bakü’den 30 Ekim’de başlatıldı. Pekin’den Londra’ya uzanacak Demir İpek Yolu hayal olmaktan çıktı. İstanbul-Avrupa Hızlı Tren Hattı’nda ise ihale aşamasına gelindi.

AK Parti, bütün “metal yorgunluğu”na rağmen hız kesmeden mega projelerini birer birer devreye sokmaya devam ediyor.

***

CHP HİZMETİ DEĞİL HEZİMETİ SEVİYOR

2. Abdülhamid’in yarım kalmış Boğaz Köprüsü hayalini gerçekleştirmek için faaliyetlere başlayan Nuri Demirağ, hazırlattığı projeyi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e gönderir. Atatürk projeyi çok beğenir, hükümete havale eder.

Başbakan İsmet İnönü’nün ve Bayındırlık Bakanı Ali Çetinkaya (nam-ı diğer Cellat Ali!) Atatürk’ün direktifine rağmen projeyi, “Boğaza köprü olmaz, yıkılır. Olmaz bu iş” diyerek kabul etmez. Koltuk sevdalısı Tek Parti diktası bir kez daha ceberrut yüzünü göstererek hizmeti değil, hezimeti yeğlemiştir.

İstanbul Boğaz’ına yapılan ilk köprüyü ne Nuri Demirağ, ne İsmet İnönü ne de Ali Çetinkaya göremedi.

***

HAYALDİ GERÇEK OLDU

1934 yılında İsmet İnönü ve yandaşlarının müsaade etmediği köprü vetosu nihayet Tek Parti iktidarının yerle yeksan olmasıyla 1973’te son buldu. Temeli 20 Şubat 1970’te atılan Boğaziçi Köprüsü (15 Temmuz Şehitler Köprüsü) 30 Ekim 1973 tarihinde, Başbakan Süleyman Demirel ve Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk tarafından devlet töreniyle hizmete girdi.

İkinci Boğaz köprüsü ise “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü”, dönemin Başbakanı Turgut Özal tarafından 3 Temmuz 1988’de hizmete açıldı.

İstanbul sevdasıyla bilinen eski şehremini ve dönemin AK Parti Hükümeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, bu kadim şehre 3. köprünün elzemliğine her fırsatta dikkat çekmiş, bizzat güzergâhı belirlemek için keşif gezileri yaparak inşa edilecek olan köprü için işaret fişeğini fırlatmıştı.

Görevi her şeye muhalefet yapmak olan CHP, yine ortaya çıkarak ormanların katledileceği iddiasıyla köprünün yapımını engellemek için kamuoyunu propagandalarıyla yönlendirmeye başladı. Hezimete uğramayı âdet haline getiren CHP, bütün argümanları kullanmasına rağmen Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün temelleri 29 Mayıs 2013 tarihinde Garipçe ve Poyrazköy arasında atıldı. Temel atma töreni sırasında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün köprünün adının Osmanlı Devleti’nin 9. Padişahı “Yavuz Sultan Selim” olacağını duyurmasıyla birlikte, bir gün önce başlamış olan “Gezi Olayları”nın ateşi bütün memlekete sinsi sinsi yayıldı.

İlklerin köprüsü Yavuz Sultan Selim; 59 metrelik genişliğiyle, 1408 metrelik ana açıklığıyla, 322 metreyi aşan yüksekliğiyle ve raylı sistemiyle mühendislik harikası olarak rakiplerini geride bırakıp zirveye oturdu.

Fitneciler işbaşında

Yapımı IC İçtaş - Astaldi JV konsorsiyumu tarafından “Yap-İşlet-Devret” modeli ile yapılan ve 8,5 milyar Türk Lirası’na mal olan 1875 metre uzunluğundaki İstanbul’un 3. gerdanlığı 26 Ağustos 2016’da gerçekleştirilen resmî tören ile hizmete açıldı. Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu’nun açılış törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım başta olmak üzere birçok ülkenin lideri katıldı.

AK Parti Hükümeti, ülkeyi “Gezi Olayları”yla ateşe verenlere inat hizmetlerini taçlandırmak üzere Boğaz’ın üzerine bir gerdanlık daha taktı. “40 bin Alevîyi katletti” fitnesiyle Yavuz Sultan Selim ismine itiraz ederek isyan bayrağı açanlar; köprü hizmete girince, güle oynaya kıtalar arası yolculuğun keyfini çıkarmaya başladı.

Dünyayı kıskandırdık

“Durmak yok, yola devam” ilkesi ile hizmetlerini birbiri arkasına sıralayan AK Parti Hükümeti, durmanın sendelemek olduğunu bildiğinden icraatlarına bir yenisini daha ekledi. 29 Ekim 2010 tarihinde İzmit Körfezi’ndeki Dilovası Dil Burnu ile Altınova Hersek Burnu arasında temelini attığı 2682 metre toplam uzunluğu ile dünyanın 4. en uzun açıklıklı asma köprüsü Osmangazi’yi milletin hizmetine sunuldu.

Açılışı 30 Haziran 2016’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım tarafından gerçekleştirilen köprüde, millî motosikletçi Kenan Sofuoğlu 400 kilometre hıza ulaşarak rekor kırdı.

Bitmedi.

“Çanakkale Geçilmez” diyenlerin hiç düşünmeden bedenlerini siper ettikleri Gelibolu ve Lapseki arasına torunları tarafından bir vefa, bir emanete sahip çıkma ve o şanlı ruhu kuşanma adına bir hizmet köprüsünün daha 18 Mart 2017 tarihinde temelleri atıldı. Çalışmaların bütün hızıyla devam ettiği 3869 metre uzunluğundaki 1915 Şehitler Abidesi Çanakkale Köprüsü, bitirildiğinde Çanakkale Boğazı’nın ilk, Marmara Bölgesi’nin 5. asma köprüsü olacak.

29 Ekim 2013’te Asya ile Avrupa kıtasını denizin altından “raylı sistem” ile birbirine bağlayan Asrın Projesi MARMARAY; yol medeniyetinin simgesidir. Sadece Sultan Abdulmecid’in ve 2. Abdulhamid’in değil; asrın, insanlığı, barışın ve 150 yıllık hayali gerçeğe dönüştürme projesidir.

20 Aralık 2016’da iki kıtayı “denizin altından karayolu” ile birbirine bağlayan AVRASYA; “halka hizmet, Hakka hizmettir” düsturuyla gönülden gönüle giden yolları yeniden keşfetme projesidir.

***

10 MEGA PROJEDEN 6’SI TÜRKİYE’DE

Yol;  medeniyettir. Yol; insanın istikbale yolculuğudur.

Dünya ölçeğinde büyüyen ve gelişen Türkiye’de, artık Nuri Demirağ’ın yaptığı şoseler, Turgut Özal’ın yaptığı otobanlar ihtiyaca cevap verememektedir. Konforsuz yollarda hergün âdeta “trafik terörü” yaşanmaktadır.

Teşhis konuldu; AK Parti Hükümetleri yolları imar ve inşa hususunda çok ciddi mesafe katetti. 1923’ten 2002’ye kadar Türkiye’de yapılan bölünmüş yol miktarı 6101 kilometre iken bugün 25200 kilometreyi geçti. Bölünen yollarla hayatlar, gönüller refaha erişti.

79 yılda yapılan karayolu tüneli miktarı 50 kilometre iken, 15 yılda 350 kilometreye çıkartıldı. Atardamarları iflas noktasına gelen memleket, delinen devasa tünellerin ucundaki uzun ince yollarla tekrar hayata döndürüldü.

Son 10 yılda dünyada yapılan 10 mega projeden 6’sı olan Yavuz Sultan Selim, Osmangazi Köprüsü ve İzmir Otoyolu, Marmaray, Avrasya Tüneli, dünyanın en büyük havalimanı ve Çanakkale Köprüsü yaklaşık 65 milyar dolar harcanarak (havlimanı ve Çanakkale Köprüsü’nde çalış-malar devam ediyor) hayata geçirildi.

İşte dün Nuri Demirağ’ın vatana hizmetinden korkan CHP, bugün de AK Parti’nin hezimete uğraması için elindeki bütün  fırsatları değerlendirme gayretindedir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.