Tanıyan dostlar, yazılarımı sık sık takip eden okurlar son dönemde ki yazıların konuları nedeniyle beni garipseyebilirler. Alışa geldiğimiz konuların dışına çıktığım için. Yine öyle düşüneceğiniz bir yazı. Oysa Kuzey Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin yaptığı bağımsızlık referandumunun yankıları sürüyor.

ABD bölgeye Türkiye müdahalede bulunmasın diye referandum öncesi bir rivayete göre 1700 bordo bereli indirdiği, bir rivayete göre 5 binin üzerinde.

Rakamlar farklı olsa da gerçek olan referandumun yapılması için ABD resmi ağzı farklı konuşsa da referandumun yapılmasını sağlayan devlet olmuştur. Fakat yapılmasını sağladığı referandumun arkasında ne kadar durabileceği ise şüpheli. Kazın ayağı göründüğü gibi değil. Irak merkezi yönetimi, İran ve Türkiye’nin kararlı tutumları olayları farklı mecralara doğru götürüyor.

Türkiye’nin Kürt Bölgesel Yönetimi’nin her şeye rağmen yaptığı referandum öncesi sert açıklamaların havada kaldığı düşüncesine kapılanlar yanıldıklarını fark ediyorlar. Çünkü Türkiye’nin takındığı tavır sessiz sedasız öyle anlaşılıyor ki büyük etki yapıyor.

Referandum sonrası Batılı emperyalist ülkelerin oldubitti arasında yapılanı meşru kabul etmeleri hazırlıkları vardı. ABD başta olmak üzere bu tavırlarından vaz geçme yolunu tuttular. Gelişmelerin perde arkasını tam bilmiyorum ama bölgede kimsenin hesabı doğru gitmiyor, tutmuyor. Hesaplar bozuluyor.

Öyle görülüyor ki Türkiye’yi sıkıştırma gayretleri ve Türkiye’nin denklemde yer almadığı bütün hesaplar bozulacak. Hele Türkiye üzerine yapılmak istenen bütün oyunlar, oyunu kuranların üzerine yıkılacak. Türkiye’nin küçümsenmeyecek ciddi gücü hafife alınmamalıdır. Bu gelişmeleri bekleyip görelim.

Biz yine sahadan, yollardan vatandaşa dokunan yerlerdeyiz. Cuma günü çıktığım güzergah Ege Bölgesi Efeler diyarıydı. Ankara, Afyon, Denizli, Aydın hattı. Yollar güzel. Artık duble yollar standartlaştı. Hatta duble yollar gelişen Türkiye’nin araç trafiğini kaldıramaz bile olmuş. Çoğu yerde dar geliyor. Yoğunluk yaşanıyor.

Öyle geliyor ki kısa zaman sonra duble yollarımız iki şeritten en az üç şeride yükseltilmek zorunda kalınacak. Çünkü ne Ankara-Sivrihisar arası araç yoğunluğunu kaldırıyor, ne de diğer hatlar. En garibime giden ise çok büyük engebenin olmadığı Denizli-Aydın hattı. Ciddi derecede bir yol genişlik problemi bulunuyor. İki şehirde Büyükşehir. Fakat Ankara’da alıştığımız ve standartlaşan ışıklara takılmadan yolculuk bu hatta hayal.

Bursa’da bir dönem her 200 metrede ki kırmızı ışık sendromunu inanın Aydın-Denizli arasında yaşadım. Sadece Ankara değil Bursa gibi birçok ilde ana yollarda trafik ışıkları tarih olmaya aday iken Aydın sınırlarına girdiğimde hayal kırıklığı yaşadım. Buharkent dahil hangi belde den geçtim ise en az üç trafik ışıklı kavşağı ile karşılaştım. 125 km’lik yolda en az 50 den fazla ışığa yakalanıyorsunuz. Birde trafiğin hiç olmadığı bir yerde trafik ışıkları aktif olunca, kaybettiğiniz zamana mı yanarsınız, yoksa sinir kat sayınızın artışına mı?

Oysa bir çok ilde trafik ışıkları trafiğin yoğunluğu azaldığı saat aralıklarında kontrollü geçişe ayarlanır. Anladığım kadarı il Aydın Büyükşehir Belediyesi bu hatlarda ki trafik ışıklarını kendi görev sahasına saymıyor. Yolcu için yollar zaman kaybetme vesilesi değil, zamanı kazanma vesilesi olmalıdır.

Bu nedenle trafik gibi, trafik ışıkları gibi birçok sıradan gördüğümüz hizmetler verilirken standarttın ötesinde kolaylaştırıcı çözüm yolları denenmelidir. Yoksa kavşağı yapmak trafik ışıklarını koymakla kolaylık sağlanmıyor.

Sadece duble yolla da iş bitmiyor. 125 km’lik yolu 1.5 saatten az olmamak üzere kat edemiyorsanız, hem duble yola yazık, hem de insanımızın zamanına yazık. Hiç bir şey zamanı tasarruf kadar değerli değildir. O nedenle hizmetlerin ayrıntıları esas hizmeti gölge de bırakmamalıdır. Esas hizmet kadar ayrıntılara da dikkat edilmelidir.

Kalın sağlıcakla...


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.