Bütün uyum yasalarını, kuralları artık bir kenara bırakmanın zamanı geldi. Hamasi nutuklarla “İnsanları eğitmek gerek, önce insanlara ahlaklı olmayı öğretelim.” gibi vakit kaybettirici sözlere tahammül kalmadı. Başka suçlar bir kenara bırakılsın bir an için. İdam gelsin ve ilk sıraya çocuklara hatta bebek yaşta çocuklara tecavüz eden, canice kıyan, içindeki bütün pisliği günahsız bir çocuğa sıçratan sapık ruhlular alınsın.

Bakıyorsunuz; evli, barklı, çocuk sahibi çıkıyor çocuklara sapıkça saldırıda bulunanlar. Belli ki içindeki sapıklığın sınırı yok. “Tedaviye ihtiyacı var.” gibi yumuşatıcı hiçbir sebep kabul edilemez.  Bebek yaştaki canlara sapıkça saldıran kim varsa idam edilsin ki hem böyle can yakan olaylar bir daha yaşanmasın hem de gönüller bir nebze olsun ferahlasın.

Adana’da 3 yaşındaki çocuğa yaşatılan vahşetin hiçbir hafifletici sebebi olamaz. Daha önce de şahit olduk böyle sapıkça olaylara. İdam gelsin. İdam dışında verilecek hiçbir ceza aileyi ve kamu vicdanını rahatlatamaz. 

Bir de şu “istismar” ifadesine takılıp kalıyorum. Bu ifadede bile hafifletici bir üslup var. Yapılan açıktan açığa sapıklıkken istismar da neyin nesi.

Çocuklara tecavüz edenlerden, çocukların canlarına kıyanlardan başlayıp kadın cinayeti işleyenlere, terör suçu işleyenlere kadar uzayıp gitmeli idam cezası.

Vakitsiz Açıyor Çiçekler

Şubatın yarısını da geçtik. Kışlıkların hepsi dolaplardan çıkmadı henüz. Her sabah ısıtan bir güneşle çıkıyoruz dışarı. Şubatta üşümeden yürümenin keyfi içimize dokunsa da bir yanımız tedirgin. Ağaçlar çiçeğe durdu. Erikler, bademler, kayısılar erken bir uyanışla baharı selamlıyor rengârenk. Buna sevinmeli mi tedirgin mi olmalı bu telaşa.  Cahit Külebi en güzel cevabı veriyor şiirinde.

 “Zerdali Ağacı” şiirini terennüm ederek geçiyorum çiçekli ağaçların yanından. “Zemheride bahar mı olur / Akşamları seyret anlarsın / Sakın erkenden çiçek açma / Küçük zerdali ağacım”

Açan çiçekler mart soğuklarına dayanır mı Allah bilir. Her şeyin hayırlısı demekten başka bir şey gelmiyor elden.

Ercan Köksal- Serçe Yüreği

“Hikâyelerini severek okuduğum” ifadesini gönülden kullandığım bir yazar Ercan Köksal. Hatta “Ne yazsa okurum.” da derim Ercan Köksal için. 2018 yılını yeni bir kitapla selamladı.  Kesit Yayınları arasından çıkan yeni hikâye kitabı Serçe Yüreği’nde yirmi altı hikâye var.

Bir solukta okunacak hikâyeler yazıyor Köksal. Bu, hem hacim olarak hem de içerik olarak da okuyucuyu yormayan, okuyucuyu mutlun eden hikâyeler yazmasından kaynaklanıyor. Serçe Yüreği’nden önce çıkan kitabı Bildiğin Hayat’tı. Köksal aynı üslubunu devam ettiriyor. Yani bildiğimiz hayatı yazıyor.

Ben Ercan Köksal’ın yeni kitabını keyifli hikâyeler olarak adlandırdım. Elbette bütün öykülerde bir keyif hali yok ama özellikle kitabın birinci bölümü “Komik İnsanlar Fotoğrafhanesi” ismiyle müsemma olan hikâyelerin olduğu bir bölüm.

Okuyucuyu tebessüm ettirmek hem önemlidir hem de kolay değildir. Ercan Köksal başarıyor bunu. Sürpriz hikâyeler bekliyor okuyucuyu. Herkesin Hikâyesi’ni okurken, Figüran’ın Memati, Polat Alemdar ve Diriliş Ertuğrul mücadelesine şahit olurken, kulağınızda Şevket’in ismi yankılanırken, Bir Çapkının Trajik Sonunu nefes nefese beklerken yüzünüzdeki tebessüm hiç eksik olmayacak.

Kitabın ikinci bölümü Sahneler’de yer yer iç burkan, acıyı çağıran hikâyeler var. Yitip giden hayatlara şahit oluyoruz.  Kaybolmak bir makus talih gibi yapışıp kalıyor içimize.

Ercan Köksal duygularını harmanladığı güzel bir seçki sunmuş okuyucuya. Serçe Yüreği’ndeki hikâyeleri okuduğunuzda birçok duygu içinizde bir serçe yüreği gibi çırpınıp duracak. Benden söylemesi.

Ercan Köksal’a bol hikâyeli günler dilerken Serçe Yüreği’ni okuyacak okuyuculara da bol tebessümlü okumalar diliyorum.


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.