26 Ağustos 2017 tarihli yazımda, “Nesillere, ‘Kürtler yine aldatıldı’ mirasını bırakmak büyük vebaldir.” demiştim de dinletememiştim.

İsrail dışında hiçbir ülkenin açıktan destek vermediği 25 Eylül bağımsızlık referandumu sonrası yaşananlar IKBY’yi ve orada yaşayan Kürtleri belirsiz ve tehlikeli bir süreçle karşı karşıya bıraktı.

Referandum sonrası gelişmelere baktığımızda, daha önce pek çok yazımızda BOLD harflerle, “Kürtler bir kere daha hayal kırıklığına uğratılacak” dediğimiz plan tıkır tıkır işledi. Oysa adeta Mesut Barzani’ye yalvarmıştım, “1946’da kurulup 6 ay sonra dağılan Mahabad Kürt Cumhuriyetinin duçar olduğu duruma benzer bir sonun Kürtler üzerinde bırakacağı tahribat iyi hesaplanmalıdır.” diye. http://milatgazetesi.com/ikby-ile-kondominyum-ya-da-iltihak-makale,122236.html

Keza, Barzani’ye İsrail’in garantörlüğünde referandum sonrası bağımsızlık için sonuna kadar destek sözü verilmişti. İşte biz tam da bu destekçilerin asla Türk ve Kürtlere dost olmadıklarını ve bundan sonra da dost olmayacaklarını söylemeye çalışmıştık, da, Cengiz Çandar değildik ki Barzani bizi dinlesin.

http://milatgazetesi.com/barzaninin-zor-gunleri-makale,122050.html

Bakınız referandum kararında ısrar eden Mesut Barzani farkında olmadan stratejiye, devlet aklına sahip olamamanın sıkıntısını nasıl dile getiriyor?

"16 Ekim gecesi Kerkük'te meydana gelen büyük bir ihanetti. Kerkük teslim edildi ve zehirli bir hançer hem halkımız hem de peşmergenin sırtına vuruldu. Bu ihanetle referanduma 'evet' diyen 3 milyon insanın iradesi zor bir sürece sokuldu ve durum zorlaştı. Bu ihanet olmasaydı durum çok daha farklı olacaktı…” Bunu fark etmemek bizim yazılarımızda  “ferasetlidir” dediğimiz Mesut Barzani için zuldur. Hadi fark etmedi diyelim, o zaman tedbiren bu durumlar karşısında B-C planına sahip olmalıydı. Strateji dediğimiz, devlet aklı dediğimiz böyle bir şey işte.

Mesut Barzani sitemlerinde nasıl aldatıldığını ortaya koyuyor:

"Tuhaf olan şey, ABD'nin terörist ilan ettiği Haşdi Şabi’nin Amerika yapımı Abraham tanklarına binip Kerkük’te Kürtlere saldırmalarına seyirci kalması. Burada bir sorun var. Acaba ABD buna neden sessiz kaldı?" Bu sonucu tahmin etmeyen IKYB yönetimi bir metre önünü görememiştir. Çünkü Amerika Türkiye-IKYB yakınlaşmasına asla rıza göstermedi, en son FETÖ darbe teşebbüsü ile bu yakınlaşmayı da bertaraf etmek isteyen Amerikalıların Barzani için de iyi şeyler düşünmediğini ve  kendisine bedel ödeteceğini görmeliydi.

Evet, ABD’nin terörist dediği Haşdi Şabi’nin ABD tanklarına binip Kerkük’ün üzerine yürümesi oldukça düşündürücüdür. Terör örgütleri en vahşi yöntemler kullanarak ABD’nin emellerini gerçekleştirirken Amerika’nın bunları görmezden geldiğini ve geleceğini, hatta ABD’nin çoğu kez bu örgütleri desteklediğini Mesut Barzani gayet iyi biliyordu.

Peki, siyasi olarak Barzani’nin görüş alanını daraltan ne vardı ki IKYB Başbakanı Neçirvan Barzani’nin gördüğünü Mesut Barzani göremedi. Tabi ki devlet kurma şartlarının asgarisini de azamisini de bilmeyen, bilip de bunları önemsemeyen duygusal ve aceleci bir kesim olan, “Büyüksün, sen yaparsın, elbette ki yaparsın, hatta bir tek sen yaparsın…”cıların referandumun yapılmasındaki etkilerini biliyoruz. Ne var ki konu hak-hukuk meselesi değildi, bu sebeple referanduma bölge şartları, yani bölgesel güçlerin, devletlerin, bölgenin geçmekte olduğu 100 yıllık sürecin etkilenen ve etkilenecek devletleri dikkate alınmalıydı. Yukarıda linkini verdiğim yazılarımda bu konuda Barzani’nin neler yapabileceğini detaylı yazmıştım, tekrara girmek istemiyorum, ama referandum sürecini “Türkiye ile olabilirlik noktasına taşıma” önerimi IKYB yetkilileri de sorduklarında kendilerine ifade etmiştim, de, dinletememiştim.

Sonuç; IKYB başkanı Mesut Barzani görevi bıraktı. Bu istifadan sonra IKYB tamamiyle karıştı, sınır kapılarının kontrolünü kaybetti, Irak 1990’lara döndü.

Bu süreçten Iraklı Kürtlerin daha fazla ızdırap çekmemesi için Türkiye’ye tarihi ve manevi görev düşüyor. Türkiye’yi vatanı gibi gören kardeş halk Iraklı Kürtlerin yeni sıkıntılar yaşamasına mani olunmalıdır.

Bunun için;

Öncelikle Neçirvan Barzani gibi liyakatli ve Türkiye dostu liderlerin önü açılmalıdır. Keza Kürt grupları bir araya getirmeli, onları Irak ve İran’ın kıskacına terk etmemeli, ticareti geliştirerek IKYB’nin ekonomik kaybı durdurmalıdır.

Türkiye Kürtlerle yeniden tarih yazmak için büyük bir konjonktür yakalamış bulunuyor. Bu fırsatı değerlendirmek başta Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a düşer. Şayet bu imkânı değerlendiremez isek ABD Irak Kürtlerini yeni maceralar için tehlikelere atmaktan bir saniye geri durmayacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.