Suudi- İran savaşı kapıda...

ABD'nin  PKK/YPG'ye verdiği 3 bin 500 yüz tır silahın nerede kullanılacağı belli oldu. Rakka'da DEAŞ ile mücadele bahanesiyle bir başka terör örgütü güçlendirildi.  Bu terör örgütünün finansmanı da yine Suudi'ler. Suudi Arabistan, Rakka'ya (PKK/PYD) ambulans ve gıda takviye ediyor.

Emperyalistler, İslam coğrafyasını İslam adı altında kurdukları örgütlerle, yönetim kadrolarıyla sömürüyorlar.

Haçlı ajan-provokatörler, 'İslamî terör' kavramıyla İslam'a savaş ilan ettiler. Dini mübini İslamı kendi anlayışlarına, menfaatlerine göre etiketlediler. Teröristin adını 'İslamist' koydular.

Vehabiliği, Şiiliği  devlet dini / mezhebi yapanlar, Selefilik'ten El Kaide'ye buradan da DEAŞ'a, Hizbullah'tan Haşdi Şabi'ye  evrildiler. Kendinden başkasını 'kâfir' gören bu  hastalıklı yapılar üzerinden  yeni çatışmalara, katliamlara zemin hazırlanıyor. 

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, ülkesinin aşırı muhafazakâr anlayıştan vazgeçerek ılımlı İslam'a geçeceğini söylemesi tehlikenin yakınlığını göstermekte.

Prens Salman, ülkesinde katıldığı ekonomik forumda, “Biz geçmişte böyle değildik. Eskiden olduğu gibi ılımlı İslam’a dönmek istiyoruz. Önümüzdeki 30 yılı yıkıcı fikirlerle uğraşarak geçirmeyeceğiz, yıkıcı fikirleri şimdi yok edeceğiz. Çok yakında aşırıcılığı bitireceğiz” diyor.

 'Aşırıcılık'tan kastettiği yine kendisi gibi olmayanlar.  Körfez'de Katar'a uygulanan ambargo da bu aşırıcılığın içinde olsa gerek. "Aşırıcılığı bitireceğiz." ifadesi yeni çatışmaların, katliamların, canlı bombaların habercisi.

Suud ailesinin aşırıcılığı  nasıl ölçtüğü son yirmi yılda görüldü.

Siyonistler, Orta Doğu'da çok kanlı bir savaşa hazırlanıyorlar. Bu savaşın paramiliter gücü de  birleştirilmiş terör örgütleri PKK / PYD, FETÖ. katliam  giderlerini  de 15 Temmuz darbe girişiminin finansörleri körfez ülkeleri  başta olmak üzere  Suudi Arabistan'dan tahsil edecekler. Bir trilyon dolara yakın silah satış anlaşması yapan ABD, sattığı bu silahları  kullandıracak  ki yeni silahlar satabilsin.

Suudi Arabistan'ı İran'la savaştırarak Orta Doğu'daki ateşi  daha da alevlendirmek istiyorlar. Böylece, Türkiye'nin bölgede oluşturduğu yeni inisiyatif ve güç birliğini de yok edeceklerini hesaplıyorlar. Çünkü Türkiye'nin 15 Temmuz darbe girişimini bastırmasıyla devlet gücünü yenilemesi ve Fırat Kalkanı'yla terör koridorunu kesmesi, Rusya, İran ve Irak'la bölgede barış bölgeleri tesis etmesi, İdlip'te konuşlanması, başta ABD olmak üzere Siyonistlerin  tuzaklarını bozdu.

 Katar'a ambargo uygulamasına karşı çıkan Pakistan Başbakanı Navaz Şerif'in   görevden uzaklaştırılması, hakkında tutuklama kararı verilmesi de savaş planının bir parçası.

Son günlerde İsrail'in İran'ı hedef alan açıklamaları savaşın yakın olduğunun işareti.  Hatay'ın güneyinden Suriye, Irak, İran, Pakistan'a kadar uzanan bir savaş hattı oluşturmak  istiyorlar. Diğer bir ifadeyle Navaz Şerif'in Başbakanlıktan uzaklaştırılması, Türkiye'deki casusluk krizi ve darbe çağrıları, Suudî'lerin Ilımlı İslam çıkışı  bölge hesaplarından bağımsız değil.

Ilımlı İslam safsatasının en hararetli temsilcisi FETÖ'nün neden ABD ve Avrupa'da himaye edildiklerini, mahkemelerde üç maymunu oynadıklarını  anlamak için de bu resme bakmak gerekiyor.

FETÖ de Siyonistlerin  'Ilımlı İslam' operasyonunun aparatı. Nasıl ki  İslam'ı tahrife yönelik çıkışları, Diyanet İşleri Başkanlığının  Din İşleri Yüksek Kurulu   " Kendi Dilinden FETÖ- Örgütlü Bir Din İstismarı" başlığıyla yayınladığı çalışmayla akamete uğrattı. Diyanet İşleri Başkanlığının  bu ve buna benzer çalışmaları başka dillere çevrilip yayımlanmalı,  okullarda,camilerde, yazılı ve görsel medyada etraflıca ele alınmalıdır. İnsanlığı esir almayı hedefleyen bu sapkınların maskelerini indirmek eli kalem tutan, dili ve vicdanı  olanların en önemli görevidir.

İslam'ı, Radikal İslam, Kökten Dinci, 'Ilımlı İslam' diye etiketleyip savaş çıkartmak isteyenlere fırsat vermemek her Müslüman'ın görevi.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2017-10-30 00:33:05

İnsanlığı esir almayı hedefleyen bu sapkınların maskelerini indirmek eli kalem tutan, dili ve vicdanı olanların en önemli görevidir.Evet yazarımız çok önemli bir konuya değinmiştir.ALLAH im İslam alemini korusun