Müfredat güncellemesi ile genel olarak Millî Eğitim Bakanlığı tartışmaların merkezindeyken, özel olarak da imam hatip liseleri üzerinden saldırılar artmaya başladı. Kendisinin maymundan geldiğine inanan, sosyal, siyasal, toplumsal hayatta dine yer vermekten kaçınan çevrelerin saldırıları anlaşılır cinsten. İnkârcı bir zihniyetin sonucu; İslam adına, millîlik adına yapılan her güzelliğe bunlar karşı çıkarlar. İsterler ki gençlik; materyalist, ateist, pozitivist bir eğitimle yoğrulsun.

Peki, İslami değerlere bağlı olduğunu bildiğimiz insanların eleştirilerine ne demeli?

Eleştiri olmasın mı diyenlere, “elbette eleştiri olmalı, ancak bilgiye dayalı ve insaf dairesi içerisinde olmalı” derim. Müslümanın Müslümanı eleştiri yöntemi ve şekli bellidir. Doğru bilgiden, kaynağından, ilgililerinden öğrenerek eleştiride bulunmalı. Önce yetkililerle irtibata geçmeli, durumu paylaşmalı, hata varsa düzeltilmesi için zaman tanımalı, yanlış devam ettiğinde, duyarsızlık sürdüğünde bunu önce üst yetkililerle, oradan da sonuç çıkmazsa kamuoyuyla paylaşmalı.

Bizde maalesef tam tersi.

Çokça pirim yaptığından, akreditasyona kapı araladığından, statü sağlama imkânı sağladığından, imam hatiplerle ilgili, bilen bilmeyen herkes konuşuyor. Konuşurken de dediğim gibi bir süzgeç ve insaf yok!

Bunun son örneği, bir öğretmenin hazırladığı bireysel yıllık planda hadis inkârcılığı müsellem bir yazarın eserini de kaynak olarak vermesi. Bir öğretmenin kendi adına yaptığı ve kendisiyle sınırlı olan, Millî Eğitimle, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı ve Din Öğretimi Genel Müdürlüğüyle hiçbir alakası olmadığı halde, sanki adı geçen kurumlar böyle bir çalışma yapmış gibi sosyal medyada binlerce paylaşımlar, suçlamalar yapıldı. İşin doğrusu açıklandığı halde çoğu kimse tashih etme yoluna gitmedi.

El insaf!

Bunun neresi İslami? Neresi insani? Neresi ahlaki?

Bunun neresi imam hatip severlik?

Ey imam hatip davası için emek harcayan kuruluşlar! İmam hatiplerde kalite arayışında olan dostlar! Gençlerimizin sahih bilgilerle yetişmesini isteyen kardeşler!

Lütfen olur olmaz yerde, ağızlarda kokmuş sakızlara dönüşen sözde eleştirileri tekrar etmeyin artık. O eleştirdiğiniz şeylerin çoğunun giderildiğini, buna çalışıldığını görün artık.

Duyduğunuz her habere inanmayın artık.

Öğretmenlerle ilgili haklı da olsa acımasız eleştirilerinizin yanına, bunu giderecek, öğretmenlerimizin gelişimini sağlayacak projeler geliştirin artık.

Müfredatın sadece bir aracı metin olduğu anlayın artık.

Öğrencilerin mesleki, akademik, sosyal, kültürel ve sportif gelişmeleri için gayretler gösterin artık.

Sadece imam hatip gençlerine değil diğer okullarımızdaki gençlerimizin de İslami hakikatlerle yetişmesi için planlı adımlar atın artık.

İnsanların moralini bozmayın; moral verin, örnek olun, iş yapın, uzman insan yetiştirin, güzel eserler ortaya koyun artık.

Unutmayın bin defa “bal, bal, bal” demekle ağız tatlanmaz, bir defa balı tatmak gerekir.

Aksi takdirde gücümüzü birbirimize harcar, zaafa düşeriz haberiniz olsun…


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.