Son dönemde imam Hatip okulları sistematik bir saldırı altında. Medyada hemen her gün bu okullarla ilgili haberlere maruz kalıyoruz. “Sapıkça paylaşım yapan imam hatip öğretmeni görevinden alındı”, “Çiftlik Bank'ın sahibi imam hatip mezunu overlokçu çıktı”, “İmam hatipte skandal olaylar”, “Yine İmam Hatip yine Atatürk skandalı” gibi haberler bunların sadece birkaçı… Peki, imam hatip okullarında neler oluyor? Neden, bu ve benzeri çirkinliklerin saldırısı altındayız? Bu okullar, niçin gündemimizi meşgul ediyor?

Öncelikle, toplum ve siyaset yeni bir “mühendislik dalgası” ile karşı karşıya. Siyaset, ters yüz edilmiş gerçekliğin ya da kötülüğün baştan çıkarıcılığı üzerinden ipotek altına alınmaya çalışılıyor. Niyetim, yapılan kötülükleri ve yanlışları savunmak değil. Binlerce insanı dolandıran bir kişinin imam hatip okulundan mezun olması; onun yaptığı alçaklığı, namussuzluğu meşrulaştırmaz, meşru hale getirmez. Nerede kaldı suçun şahsiliği ilkesi? Kötü, kötüdür ve imam hatip okulları da sadece bir okuldur. Ancak son dönemde medyanın ortaya koymuş olduğu performans, üzüm yemek değil de sanki bağcıyı dövmek gibi geliyor bana. Peki, bağcı kim? Kimler, bağcıyı dövmeye çalışıyor?

İkincisi, FETÖ mensuplarının 15 Temmuz gecesi kalkıştıkları hain darbe girişiminden sonra muhafazakar dünyanın ana damarlarından olan tarikat ve cemaatler toptan bir anlayışla ihanet şebekesi gibi gösterilmeye çalışılıyor. Tarikat ve cemaatlerin yanlışlarının yargılanmasından öte, muhafazakar kesimin tamamı toptancı bir anlayışla şeytanlaştırılıyor. Medyaya servis edilen olumsuz görüntülerin birçoğunun arkasında FETÖ’cü sosyal medya hesaplarının olduğunu biliyor musunuz?

Üçüncüsü; AK Parti’yi zayıflatmanın, oy kaybettirmenin yolu muhafazakar kesim ile AK Parti arasındaki irtibatın kopartılmasından geçiyor. Bu haberlerin arkasındaki hedef, muhafazakar kesim ile AK Parti arasındaki konsolidasyonun zayıflatılması... Çünkü AK Parti’yi destekleyen seçmenin büyük çoğunluğu muhafazakar, dindar veya mütedeyyindir. AK Parti’nin iktidar olması ile beraber irtifa kaybeden Kemalist-statükonun yeniden var olmasının yolu, muhafazakar kesimin itibarsızlaştırılması ve kendi içinde parçalanmasından geçmektedir. Sistematik bir şekilde itibarsızlaştırma süreci devam ediyor. Tüm bu tartışmaların ve saldırıların arkasındaki önemli hedefin 2019 yılında yapılacak olan seçimde AK Parti’nin ve Erdoğan’ın düşürülmesi olduğu unutulmamalı.

Dördüncü neden yine siyaset ile ilgili… Düşününüz, Erdoğan’ın İslam’ın güncellenmesi ile ilgili yapmış olduğu açıklamadan sonra CHP ve HDP bile “güya” İslam’ı savunur açıklamalar yaptı. İnsan sormadan edemiyor; İslam, CHP’nin ya da HDP’nin gerçekten umurunda mı? İslam mukaddesatı en fazla kimin döneminde ayaklar altına alındı? Ya da HDP gibi kendini sosyalist dünyaya yakın bulan bir parti nasıl olurda İslam’ın koruyuculuğunu üstlenir?

Diğer bir neden de 28 Şubat sürecinin yeniden hortlatılmaya çalışılmasıdır. Din üzerinden dindarın ve dindar üzerinden dinin itibarsızlaştırılması esasına dayanan bu zihniyet, milli ruhumuzu zedelemek için kutsal olan her şeyi çamur at izi kalsın taktiğiyle karalamaktadır. Bu kendilerinin yüzeysel ve değersiz felsefelerinin ne olduğunun tartışılmasını engellemeye yönelik taktiksel bir hamledir ayrıca. Kısacası bu hamle, 28 Şubat’ı bin yıl sürdürmeye çalışma işgüzarlığıdır.

Bir imam hatip mezunu olarak, İmam hatip okullarında verilen eğitimin düşük nitelikli olmasını savunduğum sakın anlaşılmasın. bu problem ülkemizdeki eğitimle ilgi,li genel sorunun bu okullara yansımasından ibarettir. Sistematik problemlerle devam ettiği için kısa vadede şahsi gayretlerle bu açık kapatılabilir. İmam Hatip okullarının önündeki en büyük engel bu kalitesizliktir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.