Yani Allah’u Teâlâ gerek yarattıklarında, gerek isim ve sıfatlarında, gerek emir ve yasaklarında hiçbir ortağı ve hissedarı yoktur… Yani başka bir varlıkla istişare yapıp ta kanunlar hazırlamaz ve bir şeyler yaratmaz…

Her konuda tektir…

“… İyi bili­niz ki yaratmak ve emretmek ona mahsustur. Âlemlerin rabbi olan Allah, yüceler yücesidir.”[1]

Gözlerimiz dâhil, gördüklerimizi ve geremediklerimiz her şeyin yaratıcısı odur…

  • Dilediği varlığı dilediği şekilde yaratır.
  • Dilediği varlığa dilediği ömrü verir.
  • Dilediği varlığın canını dilediği şekilde alır.
  • Dilediği varlığa dilediği hastalığı tattırır.
  • Dilediği varlığı dilediği kadar hasta edebilir.
  • Dilediği varlığı dilediği cinsten ve fizikten yaratabilir.
  • Dilediği varlığı zengin, dilediği varlığı fakir kılabilir.
  • Dilediği kişiye erkek, dilediği kişiye kız verir ve dilediğini de kısır bırakır.
  • Dilediği bölgeye yağmur göndererek dilerse sel yapıp zarar verir, dilerse bereket verir.
  • Dilediği yerde savaşlar başlatır ve o savaşı dilediği tarihe kadar devam ettirir.
  • Dilediği kavmi dilediği tarihte ve dilediği şekilde helak eder.
  • Dilediği kanunu koyar
  • Dilediğini peygamber olarak seçer ve o peygamberi dilediği tarihe kadar o makamda tutar.
  • Dilediğine hidayet verir, dilemediğine vermez.
  • Dilediği bölgeyi bereketlendirir, dilediği bölgeyi kurak bırakır.

Yaratan O’dur ve yarattıkları üzerine de hüküm sahibidir:

“O, kulların üstünde kahredici güce sahiptir. Ve o, hüküm ve hik­met sahibidir. Her şeyden haberdardır.”[2]

Allah’ın ne yaratmada ne hüküm koymada ne de herhangi şeyde ortağı yoktur… Bir şey yaratmak istediği zaman “ol!” der ve o şey hemen oluverir…

Biz iman ediyoruz ki Allah kendisine şirk koşulmasından asla razı olmaz ve tövbe edilmeyen şirk bir ameli de asla bağışlamaz:

“Ey Muhammed, sana da senden öncekilere de: "Yemin olsun ki eğer Allah’a ortak koşarsan muhakkak amelin boşa gider ve mutlaka hüs­rana uğrayanlardan olursun." diye vahyolundu.”[3]

Evet…

Son peygamber dâhil diğer bütün peygamberler bile şirk konusunda tehdit aldılar ve olası bir şirk durumunda cehennemle cezalandırılacaklardı… Peygamberlerin tehdit edildiği bir konuda sizce bizlere tolerans tanınır mı?

Allah’u Teâlâ kendisine şirk koşulmasından razı olmaz. Bunun dışında bütün günahları bağışlayabileceğini vaad ediyor:

“Şüphesiz ki Allah, kendisine ortak koşulmasın affetmez. Bunun dışındakini dilediği kimse için affeder. Kim Allah'a ortak koşarsa şüphesiz büyük bir günah ile iftira etmiş olur.”[4]

Şirk ile beraber başka bir günahın da affedilmemesi durumunun olmaması bizlere şirkin ne denli büyük bir günah olduğunu gösteriyor… Tabi burada şirkin affedilmez günah olması tevbe etmemize engel değildir… Tövbe etmeden bir insan şirk üzere ölürse o kişinin bu şirki asla affedilmez. Bunun dışındaki günahlarda tövbe etmese bile Allah dilerse o günahları bağışlar.

 

[1] A’raf.54

[2] En’am.18

[3] Zümer.65

[4] Nisa.48


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.