Dün bir cenazeye katıldık. Şanlıurfa’nın Göbekli köyünden H. Kamil Kaya amcanın cenazesine katıldı. Kamil amcayla Gaziantep’te 41 yıllık komşuluğumuz var. Çocuklarının hemen hepsiyle de çocukluktan arkadaşız. Küçük oğullarından öğretmen Halil kaya ile de 23-5 yıllık dava kardeşliğimiz var. Ortaokul yıllarından beri, sadece komşulukta değil, Allah (cc) ın dinine hizmet ve davette de kardeşiz. Aile, komşuluk ve arkadaşlıkta parmakla gösterilecek kadar seçkin, sadık ve mülayim bir aile… Allah (cc) cümlemizi her halimizde olduğu gibi, komşuluğumuzda da iyi kimselerden eylesin.

Merhum Kamil kaya amcanın vefatı, aile için küçük bir imtihandı. Ama asıl imtihanın büyüğü, sıradaydı. Ne Kaya ailesi, ne biz, ne da o cenazeye katılanların hiç birinin bilmediği, düşünemeyeceği bir imtihan…

Cenazeden döndükten yarım saat sonra, DKV Gaziantep temsilciliğinin sosyal biriminden ikinci bir mesaj geldi. Halil Kardeşimin ailesi cenazeden dönerken arabalarından birisinin geçirdiği kaza sonucu, Annesi de vefat etmiştir. Biri ağır üç kardeşi de yaralıdır. Merhumeye yüce Allah (cc) tan rahmet, yaralı kardeşlerimize acil ve hayırlı şifalar dileriz. “İnnê lillêhi ve innê ileyhi raciun”

İşte tam da imtihan içinde imtihan denecek kabilden bir olay. Günü birlik nice böyle imtihanlarla karşılaşırız de yeterince değerlendirmeyiz, ders ve ibret almayız. Hâlbuki benzeri imtihan içinde imtihanları, nicelerimiz yaşaya biriz ve yaşamaktayız.

Halil kardeşimiz ve diğer aile bireyleri, cenaze boyunca yorgun, bitkin ama daha çok mahzun idiler. Kolay değil. Malum tabirle “evlerinin direği yıkılmıştı.” Ancak hiç birisi sıradaki imtihanlarını bilmiyorlardı. Bizim de her birimizin sıradaki imtihanlarımızı bilmediğimiz gibi…

Şimdi kardeşimiz ailesini daha büyük bir imtihan bekliyor. O da yoğun bakımda bilinci kapalı halde bekleyen kardeşleri… Allah (cc) kardeşimize acil ve hayırlı şifalar ihsan eylesin. Ailesine sabrı cemil ihsan eylesin. Bizlere de ibret alıp ahirete hazırlık ve imtihanlara hazırlıklı olma konusunda gereğini yapmak nasip eylesin.

“Andolsun ki sizi biraz korku ve açlık; mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz azaltma (fakirlik) ile deneriz. (Ey Peygamber!) Sabredenleri müjdele! O sabredenler ki, kendilerine bir belâ geldiği zaman: Biz Allah'ın kullarıyız ve biz O'na döneceğiz, derler. İşte Rablerinden bağışlamalar ve rahmet hep onlaradır. Ve doğru yolu bulanlar da onlardır.” (Bakara 2/155-157)

“Allah’ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuk isteme. Çünkü Allah, bozguncuları sevmez.” (Kasas 28/77)

Bunları anlatmak kolay ancak kendi adıma itiraf edeyim ki, yeterince ders almıyoruz. Kan bağımız olan bir yakınımızı kaybedince, birkaç hafta, birkaç ay etkileniyor, ölüm ve sonrasını hatırlıyoruz. Ama kısa zaman sonrasında, gaflet moduna geri dönüyoruz.

Vay be…

Neden düşünmüyoruz? Daha dün beraber oturduğum, yediğim, içtiğim, sohbet ettiğim kardeşim, arkadaşım, komşum, akrabam, şimdi toprak altında… Kendi ellerimle onu toprağa gömdüm… Peki, beni ne zaman toprağa gömecekler…

Yarın mı?

Bir hafta, bir ay…

Ya da bir yıl sonramı?

Belki de bir saniye sonra…

Hadis zannedilen, ama aslında kelam-ı kibar olan şu sözü çok duyarız. “yarın ölecekmiş gibi ahiret için, hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için çalış.” Bu söz değerlerimize yabancı değil, ancak tek taraflı uygulanıyor. İkinci şıkkı tepe tepe kullanılırken, birinci şıkkı es geçiliyor. Hâlbuki asıl lazım olan da ahiretle ilgili olan birinci şıkkıdır.

Evet, dostlar, ölüm bize de çok yakın.

Üç yüz insan maden ocağına girerlerken hiç biri geri dönemeyeceğini bilmiyordu. Girdiler ve çıkamadılar.

Evet, Sefere çıkarız, geri dönemeyebiliriz…

Madene gireriz çıkamayabiliriz…

Eve gireriz çıkamayabiliriz…

Dükkâna gireriz çıkamayabiliriz…

Yatağa gireriz çıkamayabiliriz…

Camiye gireriz çıkamayabiliriz…

Denize, dereye, havuza gireriz çıkamayabiliriz…

Evet dostlar! Ölüm bana, sana, ona çok yakın…

Ölüm bize, size, onlara çok yakın… Çok yakın… Daha daha yakın… Selam… Dua…


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.