Ete kemiğe büründüm Yunus diye göründüm. Günümüz insanının artık ete kemiğe bürünmesi yetmiyor. Benliğe eklenir gibi dijital parçalara entegre olmaya başladı. Gün içinde yetmezmiş gibi cihazlarla uyumaya başladık. Buradan hareketle başımızdan geçenleri bilgisayar mantığı ile anlamaya çalışalım. Bilgisayar yazılımında kodlama dilinin sıfır ile ‘bir’ arasında olduğu bilinir. 0 ve 1 simgeleri ile kodlanmış yazılıma komutlar vererek ekrana bir içerik yükleyebilirsiniz.

İnsan ve beşer donanımı ruh ve beden olarak sıfırla bir arasında gider gelir. Sıfır boşluktur. Yokluk, yetersizlik, eksiklik ve kayıp alandır. ‘Bir’ alanı ise varlığı, doluluğu, yeterliliği, tamamlanmayı ve kudreti simgeler. Ancak her kültürün ve her insanın ‘sıfır’dan ‘bir’ alanına geçişi farklıdır.

İnsanın bütün yaşantısını sıfır ile bir arasında düşünebiliriz. İnsan sıfırdan ‘bir’e yükselmek ister. Açlık dürtüsünden tokluğa geçiş gibi. Bununla birlikte iki yönde arzular belirir. İnsan ve beşer yönleri açısından farklı eğilimler sergiler. Örneğin bir at, açlıktan tokluğa ulaştığında, sıfırdan ‘bir’e yükselmiş olur. Sonra tekrar sıfıra döner, acıkır,  sonra yemlenir ve yeniden sıfırdan ‘bir’e yükselir. İnsanda açlık dürtüsü vardır; yemek yer ve sıfırı bir yapar. Fakat insan açlık dürtüsünü bastırınca her zaman ‘bir’ e ulaşamaz. Beşer ihtiyaçlarını karşılayarak ulaştığı noktada  tatmin olmaz.

İlkel şartlarda yaşayan kabileler bile dürtüsel ihtiyaçların dışında ilgiler geliştirirler. Hayat, dansla iç içedir. Dans ritüelleri ile sıfırdan ‘bir’e yol aranır. Buradan şehirlere, medeni bölgelere geçtiğinizde, medeni insanların sıfırdan bir alanına geçişleri sancılı olduğu görülür. Bu gerilimi hafifletmek için medeniyet çapında doyum ve mutluluk yolları icat edilmiştir.

Hedonizm ekseninde hayat çeşitlenmiştir. Bütün çaba sıfırdan ‘bir’e geçiş yapmaktır. Bu düzeye ulaşmak için dürtüler tatmin edilir. Doyum ardından yeniden boşluk dalgası gelir. Bu durumda yeni teselli arayışı başlar.  Toplumun aynı yönde tatmin arayışları vardır ve kişiye model olur. Sıfırdan kurtulmak için birçok yol denenir. Fakat tatmin duygusu kalbe ulaşamadığı için yeni arayışlara girilir. Kolay ve ulaşılabilir yeni ‘bir’ düzeyleri icat edilir. Örneğin hedonizmin duygusal karşılığı olan sosyal ağlar, benlik tasarımlarıyla ‘bir’ düzeyine davet ederler. Batı dünyası, sıfır noktasından ‘bir’e  yükseliş için olmadık yollara girer. Haz doyumu ve benliğin yüceltilmesi en bilinen yoldur.

Küresel kültür ahlak çerçevesini parçaladığı için bütün yollar meşrudur. Her yol sıfırdan  ‘bir’e çıkar. Bu nedenle bireye açılan yolların çokluğu nedeniyle  ‘bir’lerin sayısı gün geçtikçe artmaktadır.

Bugünlerde tercih edilen yollardan biri popüler olma isteği.  Örneğin sosyal ağlarda özel anlarınızı fotograflayarak duygularınızı tatmin edebilirsiniz. Sıfırdan ‘bir’ düzeyine çıkış yolu denemiş olursunuz. Yapılan işin iki boyutu vardır. Birincisi, resimleri biriktirme mutluluğu, ikincisi ise kareye sığan mekana farklı yoldan sahip olma isteği, yani mülkiyet duygusu. Görüldüğü gibi sıfır düzeyinde yaşanan kaygıyı gidermek için sanal ağlar imdada yetişiyor. Fakat gerçekliği çarpıtarak.

Boudrillard bu konuya değiniyor. ‘Bu kadar biriken video ve fotoğraf, gerçek dünyanın yanı sıra imgenin de yok olup gitmesine neden olmaktadır. Çünkü gerçek ile imgesi birbirinden ayırt edilemez hale gelebilir. ’Ben saygınlığını artırmak için sıfırdan ‘bir’e doğru yükselirken, sıfır noktasında sahip olunan değeri kaybetme riski vardır. Çünkü sıfır noktası da değer taşımaktadır. Tıpkı yazılım kodlarında taşıdığı değer gibi.

Mutlu olmak, ya da gerilimi azaltmak için sıfırdan ‘bir’e yükselmek isteyen insan fotoğraf yayınlama örneğinde olduğu gibi ‘bir’e ulaşmış olmuyor, tatmin olmuyor. Peki bu noktada ne yapmalı? Sıfıra dönmek, yani girilen yanlış yoldan arınmaya başlama gereği var. Sıfır düzeyine dönüş pişmanlıkla birlikte dönüş demek, yeniden gerçek olan  ‘bir’ düzeyine çıkma imkanıdır.

Mevlana’nın bir hikayesinde; resim yarışmasında sadece duvar cilalayan Rum ressamlarının verdiği mesaj, sıfır düzeyini anlamamız için iyi bir metafor. Mesajı nasıl yorumlayabiliriz. Yanlış yoldan ulaştığınız ‘bir’ noktasından başka ‘bir’ icat etmeyin. Önce sıfır noktasına dönün, arının. Kalp duvarlarınızda var olan, lekelerden, çiğnediğiniz haklardan, bencillikten, benlik hırsından sıyrılın önce. Takıntılardan, bağımlılıklardan arınmaya başladığınızda, gerçek ‘bir’ merkezine, tevhide yönelmiş olursunuz.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.