Dünya her dönemde savaşların olduğu bir yer olmuştur. Bir birinden çok farklı amaçlarla insanlar belki milyonlarca defa bir birleri ile savaşmışlardır.

Savaşlarında kendi içerisinde kuralları vardır. Savaşlarında onuru, ahlaki değerleri vardır. Örneğin savaşlarda sivillere, kadın ve çocuklara dokunulmaz, hastanelere saldırılmaz. Silahsız olana silahla hücum edilmez, aman dileyene saldırılmaz.

Batılı devletlerin savaş hukukunu defalarca çiğnediğine tarih birçok defa şahitlik etmiştir. Masum sivillerin hunharca katledildiği, savunmasız insanlara saldırıldığı, küçücük çocukların öldürüldüğü adına savaş denilen soy kırımların birçoğu hala anılarımızda tazeliğini yitirmedi…

***

Örneğin Srebrenitsa Katliamı…

Dünya’nın gözleri önünde, Birleşmiş Milletlerin tüm basiretsizliği nedeniyle soykırıma maruz bırakılan Müslüman Boşnaklar. Srebrenitsa Katliamı, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa da yapılan en büyük insan katliamı ve etnik soykırım olarak Dünya tarihine tüm hüznü ile kazınmıştır.

Dünya devletlerinin ve Birleşmiş Milletler’in üç maymunu oynadığı bir dönemde, Türkiye’nin tüm olumsuz şartlara rağmen Boşnak kardeşlerine el altından nakdi ve ayni yardım yaptığını hepimiz çok iyi biliyoruz.

***

Kıbrıs’ta yine dünyanın gözleri önünde, Müslüman Türkler Rumlar tarafından katledilirken en tatlı uykusunda olan Birleşmiş Milletler, Türkiye’nin Kıbrıs’a müdahale kararı almasından hemen sonra bu müdahaleye durdurmak için çok yoğun bir çaba harcamıştır.

Oysa o sırada tabip olarak görev yapan rahmetli Nihat İlhan Paşa’nın, yaşanan zulmün en büyük kanıtlarından biri olan eşi ve 3 yavrusunun katledildikten sonraki fotoğrafı bugün bile her gördüğümüzde gözlerimizin yaşarmasına vesile olmaktadır.

Kıbrıs’ta Dünya’nın seyirci kaldığı bu zulmü yine Türkiye bitirmiştir. Hem de savaş hukukuna azami bir şekilde riayet ederek, yalnız Türklerin değil; Rumlarında can güvenliğini emniyet altına alarak.

***

Örnekler çoğaltılabilir. Dünya değişebilir. Değişmeyen tek şey milletimizin merhameti ve yüce gönüllüğüdür. Dünya’nın her yerinde mazlumlar için sesini yükselten tek bir ülke varsa oda Türkiye’dir.

Türkiye her zaman mazlumların yanında yer almıştır. Hiçbir zaman gerekmedikçe savaş yanlısı bir tutum içerisine girmemiştir. Savaşmak zorunda kaldığında ise her zaman sivil halkın can güvenliğini ön planda tutmuştur. Çocuk ve kadın katletmemiştir.

Kahraman ordumuzun sivil halk konusunda hassasiyetinin en yakın iki örneğini de bu vesile ile tekrar hatırlatmak isterim. Hem Sur ilçesinde terörist unsurları etkisiz hale getirirken hem de Afrin de sivil halka zarar gelmemesi için azami hassasiyet gösterilmektedir. Operasyonlar çok daha kısa sürede zaferle bitirilebilecekken sivil halkın bundan zarar görmemesi için azami hassasiyet gösterilmiştir.

***

Türkiye her türlü hain plan ve pusulara maruz kalmasına rağmen sivil halka zarar vermeyerek, kadın ve çocukları emniyet altına alarak ve Dünya da ki zulümlere baş kaldırarak bir anlamda insan olmanın onurunu tek başına omuzluyor. İçimizde ki batı hayranlara ve tatlı su hümanistlerine duyurulur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.