İnsanın yurdu, dönemediği, pişmanlık duyduğu “keşke”si, mutluluğu, travması, sevinci ve insanoğlunun en saf hali çocukluk.

Tabi bunu büyüdüğümüz zaman daha iyi alıyor ve geç de olsa farkına varıyoruz. Küçüklüğümüz de hayat tozpembedir, her şey hayalimizdeki gibidir, hayaller- gerçekler diye bir ayrım yoktur. Hayallerin gerçeklerden farklı olduğundan habersiz yaşarız.

‘Büyüdükçe insanın dertleri de büyür’ derler belki de biz küçükken dertlerin farkında değilizdir. Büyük üstat Özdemir Asaf durumu güzel ifade etmiş; İnsanın büyüdükçe mi artıyor dertleri? Yoksa insan, büyüdükçe mi anlıyor gerçekleri ?”

Bizim zamanımızda çizgi filmlerle, oyuncaklarla ve sokak oyunlarıyla dolu güzel bir çocukluk vardı. Şimdiki çocuklara baktığım zaman aynı şeyleri söylemek elbette mümkün değil.

Gerçek oyunlardan, oyuncaklardan habersiz yaşıyorlar. Yani doğal ortamda büyümüş bir çocukla, bilgisayar başında, sanal ortamda yetişmiş bir çocuğun aynı olmasını bekleyemeyiz.

Artık bilgisayarlar, telefonlar, robotlar, yapay zekâların çağı başladı.Doğallıktan uzaklaşmış teknolojik nesilin dönemi başladı.

Küçükken bilgisayardan uzak, hayal kurmayı eğlence haline getirir, onlarla mutlu olmayı bilirdik. Her çocuk gibi bizde büyümek ister, hayalini kurardık. Hayal demişken buradan kendime sesleniyorum; Yıllarca büyüme hayalini kurduğum, her şeyin tozpembe olacağını düşündüğüm, büyüklere özenip bulaşık yıkama ile yanıp tutuştuğum aklımı da teessüf ediyorum.

Bu nasıl hayalmiş anlamak güç belki de istediğimiz gibi hayal kurmayı bilmiyorduk. Eskiden gerçek, doğal bir çocukluk vardı. içimizde asla art niyet barındırmaz, şımarıklık nedir bilmezdik. Mesela saklambaç oynarken “üçe kadar sayıyorum” diye tehdit ederken bile araya “iki buçuğu” sığdıran vicdanlı çocuklardık. Eskiye dair hatırladığım bir diğer şeyde Pinokyo adında ki çizgi filmdi. Sadece o çizgi filme bakış açınız değiştiğinde bile büyüdüğünüzü, olgunlaştığınızı anlıyorsunuz.  Peki, Pinokyo dendiğinde aklınıza ne geliyor? Yalancılık, bir kukla veya sadece bir çizgi film, belki de hayal ürünü ifade ediyordur. Aslında Pinokyo yalancılığı değil, insan olma çabasını temsil eder. Ve bu zamanda insanlarında insan olmaya, insanlığa çok fazla ihtiyacı var. Robin Sharma’nın meşhur sözüyle bitirmek istiyorum; İnsanlık çok ilerledi, artık gözükmüyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.