İnternet Kafeleri: Bir Sosyal Sorun mu?

Ahmet Güzel 18.05.2017


İnternet kafeleri bir ihtiyacı mı gideriyor? Yoksa bir kazanç kapısı mı? Yahut sebep olduğu sorunlar dolayısıyla çocukların ve gençlerin sosyal ve hayat sapmalarına mı sebep oluyor?

Ticari ve sınai hayatta elbette girişim özgürlüğü vardır. Bu husus ekonomik gelişmenin olmazsa olmaz şartlarındandır.

Ancak ülke bireylerinin ve özellikle iyiyi-kötüyü, doğruyu-yanlışı henüz fark edemeyecek çağda olan veya fark etse bile kendine kayıt yahut sınır koyma iradesine sahip olmayan çocuk ve genç yaştaki insanları etkileyen işletmeler elbette sadece “kazanç kapısı” ve “girişim özgürlüğü” kapsamında değerlendirilemez.

Bu konuyu ele alışımın amacı; tüm yetkili kurum ve kişilerin nezdinde “tehlikenin farkındalığını” sağlamaktır.

Sosyal yaralar…

İlk defa 1995 yılında karşılaştığımız ve birden kolay kazanç kapısı olması sebebiyle zehirli mantar gibi türeyen internet kafeler ve elektronik oyun salonları maalesef çocukların ve gençlerin dünyasında olumsuz sonuçların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.

İnternet toplu kullanım sağlayıcıları hakkında yönetmelik (5651 sayılı yasaya dayanarak hazırlanan yönetmelik) gereği okul, dershane ve etüt merkezleri gibi mekanların 100 metre çevresinde internet kafe ile elektronik oyun salonlarının açılamayacağına dair hüküm bulunduğu halde; bu sınır ihlal edilebilmektedir.

Çünkü bu işletmeler ticari kaygıyla öğrencileri hedef kitle olarak görmektedirler.

Öğrencilerin okullardaki neredeyse kapalı ve atıl durumdaki güvenli bilişim laboratuvarlarından yeterli derecede faydalanamayışından kaynaklanan bir açlık ve isteğin kendilerini güvensiz internet kafelere ittiği ve burada da kötü alışkanlık ve davranışların kazanılmasına maalesef okulların da dolaylı olarak yol açtığı bir gerçek.

Okulların boş geçen dersleri veya öğle arası saatinde yahut bu kafeler yüzünden derslerini asan öğrenciler okul çevrelerindeki internet kafe ile elektronik oyun salonlarına gitmektedirler.

Bu sebeple çocuklarımızın ve gençlerimizin okul ve ders devamsızlığı artırmakta ve öğrencinin kötü davranışlar ve alışkanlıklar kazanmasına yol açarak hayatına, geleceğine, evine ve okuluna “olumsuzluklar” ile dönmesine sebep olmaktadır.

Belki gelecekte çok daha üst seviyede hizmet edebilecek insanların ortaya çıkmasına engel teşkil etmektedirler.

İnternet kafelerinin bu durumu, ebeveynlerin çocukları üzerindeki etkisini de ya azaltıyor ya da yok ediyor.

İnternet kafelere 12 yaş altındaki çocukların ders saatlerinde veya gündüz velileri olmadan internet kafelere girmeleri yasak. Ancak uygulamada bu yasağa uyulmaması yeni nesli ciddi olumsuzluklara maruz bırakmaktadır.

Ne yapmalı…

Konuyla ilgili uzmanlar bu sorunla ilgili olarak genel itibariyle şu önerilerde bulunuyorlar:

  • Bu işletmelere hiçbir şekilde öğrenci alınmaması.
  • Etkili ve sürekli denetimin gerçekleştirilmesi.
  • Cezai yaptırımların caydırıcı rakamlara yükseltilmesi.
  • Belediye'nin işyeri açma ve çalışma ruhsatı verme yetkisini kullanırken yıldırma ve engelleme yolu izlemeleri.
  • Okulların bünyesinde bulunan güvenli internet ile bilişim teknolojileri sınıflarının öğrencilere gündüzün her saatinde kullanıma açık olması.
  • Ebeveynlerin, çocuklarına gereğinden fazla harçlık vermemeleri.
  • Okul bünyesinde “interneti kullanma derslerinin” etkin bir şekilde çocuklara öğretilmesi ve eğitilmesi.

Bence daha köklü çözüm lazım…

Kanaatimce internet kafeleri Türkiye'de önemli bir sorun…

Bu işletmeler sadece gelir kapısı düşüncesiyle hareket ederek yol açtıkları yaraların farkında bile değiller.

İnsanlara ve nesillere zarar vererek gelir sağlamanın işin neticesinde hiç kimseye bir faydasının olmadığını düşünüyorum…

Bu işletme sahiplerinin de netice itibariyle çocukları var.

Bu sorunu eğitimin tüm bileşenleri ile değerlendirmek… Pedagojik, ahlaki, idari, kültürel ve sosyal sorunlarıyla beraber analiz etmek… Ve bu çerçevede bir sonuca ulaşmak gerekir…

Öğrencilik hayatları ve gelecekleri kararan, hayat ve sosyal saplantıların içine giren öğrencilerimiz, çocuklarımız had safhada…

İnternetin girmediği evin kalmadığı bir dönemde; hayatları, gelecekleri karartan bu yerleri beslemenin ve izin vermenin bir anlamı yok.

Ben köşemden şu çağrıyı yapıyorum: “İnternet kafeleri ve elektronik oyun salonları bir an önce kapatılmalı…”


Etiketler: