Sosyal Medya Uzmanı Alaattin Çağıl'ın bu haftaki köşe yazısı:

12 Nisan 1993 yılında ülkemiz internet bağlantısı ile tanıştı. Bir PTT merkezinden ODTÜ bilgi işlem merkezinin de yardımı alınarak yurt dışındaki ağlar ile bağlantı kuruldu. Bu ilk bağlantı 64 Kbps hızındaydı. 1994’e geldiğimizde ise günümüzde de hala çok sayıda kişi tarafından kullanılan forumlar ortaya çıktı. Bu forum sitelerinde kişiler herhangi bir konu hakkında tartışıp fikirlerini beyan edebiliyorlardı.

1995 yılında internetin hızı iki katına çıkarıldı. Bu da bizlere internetin ilk kurulduğu anda bile kişilerin hıza önem verdiğinin en büyük göstergelerinden bir tanesi. Bu dönemde Bilkent ve Boğaziçi üniversiteleri internet ağına bağlandı. Bu dönemlerde insanların internet üzerinden sohbet edebilmesi için çalışmalar başlatıldı. Sohbet odalarının atası olarak gösterilen Mirc bu dönemde yürürlüğe girdi. Ayrıca benzer bir site olan Amazon.com da bu dönemde işleyişe başladı. İlk etapta çok fazla kullanıcısı bulunmuyor olsa da gelişim süreci oldukça iyi ilerliyordu. Artık firmalar internet üzerindeki gelişimi görerek projelerini internet üzerine kurmaya başladı. 1996'da ilk e-posta servisi olan Hotmail kuruldu. O yıl hız 512 Kpbs oldu. Bir senede 4 kat yükselen internet ağına aynı sene İTÜ de bağlandı. Bu dönemde Ulaknet adında ulusal akademi ağı kuruldu. Bu ağa polis akademileri, YÖK, ÖSYM ve harp akademileri katıldı. Bu dönemde ağda toplan 176 birim bulunuyordu. Aynı dönemde ülkemizde de internet sağlayıcısı olarak TURNET hizmet vermeye başladı. 1996 yılında gazeteler de internete aktarıldı ve Milliyet gazetesi tamamen internet üzerinden okunabilen ilk gazete oldu. 1997 yılında ülkemizde internet kullanan kişi sayısı 300 bine yükseldi. 1998'de arama motoru olarak Google aktif yayın hayatına başladı. Bu hem ülkemizi hem de tüm dünyanı etkileyecek bir olayın da başlangıcı oldu. Artık bu dönemde herkes aradığı şeylere internetten ulaşmaya başladı. Aktif konuşma sistemi MSN Messenger da bu dönemde hayatımıza girdi ve o dönemde interneti kullanan kişiler arasında büyük bir popülerlik sağladı. Kameralı ve sesli görüşme imkanı insanları adeta cezbediyordu. Bu görüşmeler ücretsiz olduğundan kişiler ilk etapta büyük ilgi gösterdiler. Ancak o dönemde kameraların pahalı oluşu ve internet hızının yavaşlığı, hem sesli hem de görüntülü görüşme için çok uygun bir ortam oluşmasının önüne geçti.

1999 yılında ise ülkemizde hackerlar türemeye başladı. Hackerlar bu dönemde yalnızca sitelere zarar veriyor ve istedikleri hale getiriyorlardı. Ancak artık günümüzde internetin tamamen ticari bir yer olmasıyla birlikte bu kişiler soygunlara başladı. Bu doğrultuda da bu durum bir suç sayıldı ve kişilere ceza verilmeye başlandı. 1999 yılında Ekşi Sözlük yayına başladı. Kimse artık blog yazıp insanlara göstermeye çalışmıyordu. Herkes rahatlıkla siteye girerek fikirlerini özgürce paylaşabildi.

2000 Yılında Dijital Kıyamet

2000 yılına giriş, tüm dünyada büyük bir olay olarak karşılandı. Birçok kişi de kıyamet haberleri yapmaya başladı. Bu doğrultuda birçok kişi dünyanın sonunun geleceğini söylerken birçok kişi de savaşların ve doğal afetlerin yaşanacağını söylüyordu. Ancak en gerçekçi endişe, dijital kıyametin olabilme ihtimaliydi. Tüm dijital cihazlar 31 Aralık 1999 tarihinde bilgisayarların tarih göstergelerinin 2000 yılında geçemeyeceği ve sorunların ortaya çıkacağı düşünüldü. Ancak böyle bir durum gerçekleşmedi ve bilgisayar sistemleri sorunsuz bir biçimde çalışmaya devam etti. 2000'de ise artık internet daha fazla eğlenceye yöneliyordu. İlk olarak yemeksepeti.com gibi sipariş verilebilen siteler ortaya çıktı. Sonrasında ise tüm dünyada milyonlarca kişi tarafından oynanan ve oynanmaya devam eden Counter Strike oyunu ülkemize geldi. Online olarak oynanabilen bir oyun olmasıyla birlikte büyük etki yaratan oyun, internetin eğlence sektörüne taşındığının en büyük göstergelerinden biri oldu. Sonrasında ise sosyal paylaşım siteleri kurulmaya başlandı ve internet kullanımı farklılaşma içerisine girdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Muazzez Tunavic 2018-04-02 01:52:43

Tüm merakımı alan bir yazı oldu :)

Avatar
Ayberk 2018-04-02 02:04:55

Kitabını okuduktan sonra aslında piyasadan biri gibi sosyal medyada olduğumu anladım ama şimdi bir çok değişti çıkan her yazını okuyor ve ciddi takip ediyorum daha çok bilgi istitorum

Avatar
Tevfikra 2018-04-02 22:04:00

Güzel bir makale. Bu sektörde hizmet veriyorum ama eksiklerimi gidermek için kitabınızı aldım. İlk fırsatta başlayıp fikirlerimi de paylaşacağım. Başarılarınızın devamını dilerim Alaattin Çağıl.