İsrail yanlısı Arap yönetimlere karşı halklar ayaklanabilir

Ramazan ayında Filistinlilerin İsrail’e tepkisinin artabileceğini ifade eden Prof. Dr. Cengiz Tomar, “İsrail ve ABD yanlısı Arap yönetimlerine karşı halk hareketleri olabilir ve Kudüs bunu tetikleyebilir. Körfez ülkelerinde, özellikle Mısır’da halkın vereceği tepki çok önemli” dedi.

Pazartesi günü ABD'nin İsrail Büyükelçiliği'ni Tel Aviv'den Kudüs'e taşıma kararı ve açılış törenine karşı Gazze'de düzenlenen gösterilerde silahsız halka ateş açan İsrail askerlerinin şehit ettiği Filistinli sayısı 62’ye yükseldi. Elçilik binası, ABD Başkanı Trump'ın kızı Ivanka Trump ve damadı Jared Kushner ve İsrail yetkililerin katılımıyla gerçekleştirilen törenle kanlı saldırıların eşliğinde açılırken, Gazze sınırında düzenlenen gösteriyi katliama çeviren İsrail’e en büyük tepki yine Türkiye’den geldi. İsrail vahşetini kınayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihin ABD ve İsrail’i affetmeyeceğini ifade etti. Şehit olan Filistinliler için üç günlük yas ilan edilirken bugün İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısının ardından Yenikapı’da büyük bir miting düzenlenecek. İşgal ettiği topraklarda yıllardır kan döken İsrail barbarlığını, ABD’nin bölgeyi ateşin ortasına sürükleyen politikasını ve Türkiye’nin tavrı çerçevesinde tüm gelişmeleri Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı ve Kudüs Çalışmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Cengiz Tomar’la konuştuk.

 İsrail istediği gibi hareket ediyor

ABD’nin büyükelçiliğini Kudüs’e taşıması bölgede aleni bir tahrik unsuruyken İsrail’in Filistin’de gerçekleştirdiği katliamı nasıl değerlendiriyorsunuz?

ABD Büyükelçiliği’nin Kudüs’e taşınmasının Filistin’de bir tepkiye yol açacağı bekleniyordu. Gerçek mermilerle sivil insanları katleden ve ABD’nin desteğini arkasına alarak bölgede istediği gibi hareket eden İsrail’in gerçekleştirdiği katliamların geçmişte birçok örneği mevcut.

Bu katliama Türkiye dışında neden hiçbir İslam ülkesinden güçlü bir tepki gelmedi?

Genel olarak Ortadoğu’da ve İslam dünyasında birlik yok. Hatta etnik ve mezhebi olarak mücadele halindeler. Bu durumdan faydalanan İsrail planlarını ABD’nin desteğiyle ortaya koydu. Bundan sonra da böyle devam edecektir.

Yahudi damadın sembolik önemi var

Trump, açılış törenine neden kendisi katılmayıp kızını ve damadını gönderdi?

Doğacak tepkilerden çekinmiş olabilir. Ayrıca Trump’ın Yahudi damadının elçilik açılışında bulunmasının sembolik önemi var. Damadı aynı zamanda Suudi Arabistan, Körfez ve Arap ülkeleriyle İsrail arasında arabuluculuk yapıyor. Bu planın gerçekleşmesinde bazı Arap ülkelerinin de yeni bir Filistin planı kurduklarını ve Filistin’in onların önceliği olmadığını biliyoruz.

ABD, İsrail ve bu iki ülkenin güdümünde yer alanların Filistin üstünde yeni bir planı mı söz konusu?

Aslında ABD politikasında Irak’tan beri yeni bir Ortadoğu dizaynı söz konusu. Şimdi ise Ortadoğu’dan ziyade Filistin planı öne çıkmış durumda.  Filistinlilere Kudüs’ün güneyinde bir kasabanın (Ebû Dis) verilmesi ve Sina ile Gazze arasında bir vatan inşa edilmesini sadece İsrail ve ABD değil bazı Arap ülkeleri de destekliyordu ama Filistin yönetimi bunu kabul etmedi. Bu yüzden Filistinlileri cezalandırıyorlar da diyebiliriz.

İslam dünyasının hali İsrail’i cesaretlendiriyor

Arap Birliği’nden somut bir adım bekliyor musunuz?

Filistin’in işgalinin 70. yılının İsrail için sembolik bir önemi var. Netanyahu da bunu değerlendirmek istiyor. İslam dünyasının pejmürde hali de İsrail’in adımlarını cesaretlendiriyor. Arap Birliği sadece kınama bildirisi yayımlar ama somut bir adım atmaz. Çünkü bazı körfez ve Arap ülkesi yönetimleri İsrail ve ABD ile sıkı işbirliği içinde.

ABD ve İsrail yanlısı tutum sergileyen Arap ülkelerinin halkları yöneticilerinin tavırlarından rahatsız değil mi sizce?

İslam dünyası için son derece önemli olan Kudüs’ün olası kaybı, ABD ve İsrail’in sözünden çıkmayan yönetimlerin kendi halklarından tepki görmesine neden olabilir. Kudüs’e destek veren eylemlerin gerçekleştiği Türkiye demokratik bir ülke. Fakat pek çok Arap ülkesinde protesto gösteri yapılsa da devletin güdümünde yapılıyor. Oradaki halklar demokratik tepki vermeye alışık değil. Ayrıca basın devlet kontrolünde olduğu için olaylar ve protestolar medyaya yansımıyor.

Kudüs, Arap halklarını harekete geçirebilir

Filistin’de gerginlik tırmanır mı peki?

Son yaşanan katliam İsrail’in alışılageldik mahalli saldırıları gibi değil. Tüm Filistin, Arap ve İslam dünyasıyla karşı karşıya gelinecek düzeyde bir saldırı gerçekleşti. Bunun sonucunun nasıl bir noktaya evrileceğini de kestiremiyoruz. Toplu kılınan cuma ve teravih namazlarını göz önünde bulundurursak Ramazan ayında Filistinlilerin tepkisi daha da artabilir. Diğer Arap ülkelerinde halk hareketleri olabilir ve Kudüs bunu tetikleyebilir. Körfez ülkelerinde, özellikle Mısır’da halkın vereceği tepki çok önemli.

Yeni bir intifada söz konusu olabilir mi?

Kudüs düşerse Filistinliler açısından kaybedecek bir şey kalmadı. Oldukça zor şartlar altında yaşıyorlar. Gazze ve Batı Şeria’da ölmek ve yaşamak arasında çok fazla bir fark yok. O yüzden yeni bir İntifada’nın başlama olasılığı da var.

İsrail’in Filistinlilere yönelik zulmünü nasıl bir yaptırım durdurabilir?

Nasıl ki ABD kendi çıkarları için İran’a ambargo uyguluyorsa İslam ülkeleri de İsrail’i iktisadi bir ambargoyla kuşatabilir fakat körfez ülkeleri ve Mısır İsrail’le ittifak halinde.

İslam ülkeleri arasında birliktelik şart

İİT bugün İstanbul’da toplanıyor. Bu bağlamda Türkiye öncülüğünde neler yapılabilir?
Türkiye her zamanki gibi en yüksek perdeden tepkisini ortaya koyuyor. Fakat İsrail’le sadece bizim ilişkileri askıya almamız caydırıcı olmayacaktır. İslam İşbirliği Teşkilatı açıklama yapacak. Uzun vadede İslam dünyasının önce birlikteliğini sonra da güçlü olmasını sağlamak lazım. Aksi halde arkasında ABD’nin yer aldığı İsrail’i durdurma şansımız yok.

Ortadoğu’nun içinde bulunduğu şu an ki tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Irak, Suriye, Lübnan, sonrasında Yemen, Filistin ve Suriye üzerinden muhtemel bir İran savaşını da göz önüne alırsak Ortadoğu tablosunun durumu iç açıcı değil. Bölgedeki yangına benzin döküyorlar. Bu işleri daha da karıştırıyor. Bölgesel savaşın küresel bir savaşa dönüşme ihtimali de ortaya çıkıyor.

Trump’ın adımları vahim neticeler doğurabilir

Trump’ın bu sert politikalarının Ortadoğu’da nasıl bir sorun ortaya çıkarma ihtimali var?

Devlet adamlığı tecrübesi olmayan ve iş adamlığından başkanlığa geçen Trump’ın kendi iç politikasında sorunları var. Obama daha farklı dönemdi. Tüm hayal kırıklıklarına rağmen İsrail bu kadar rahat değildi. Bununla birlikte ABD her zaman İsrail’le iyi ilişkiler kurmak zorunda.  ABD halkı nezdinde de bir yahudi sempatisi var. Trump’ın Ortadoğu’da attığı adımlar çok daha vahim neticeler doğurabilir. DAEŞ ve El Kaide gibi engellemek istediğimiz radikalliği artırabilir.

Silahsız insanların katledilmesi sadece İslam ülkelerinin sorunu mu? Batının vicdanı neden harekete geçmiyor?

Yenikapı’da geniş katılımlı bir miting dünyaya mesaj olacaktır. Aslında Filistinlilerin uğradığı zulüm sadece İslam dünyasının değil insanlığın meselesidir. Batı halklarının vicdanlarına hitap eden çalışmalar yapmak lazım. Daha makro planda Kudüs’le ilgili özel bir komite kurulabilir.

CENGİZ TOMAR KİMDİR?

1970 yılında Üsküdar’da doğan Cengiz Tomar Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nden 1992 yılında lisans derecesi aldı. Ürdün Üniversitesinde Arapça ve İslam Tarihi, Edinburgh Üniversitesi, İslam ve Ortadoğu Araştırmaları bölümünde Ortadoğu tarihi alanında çalıştı. 2003-2005 yıllarında Şam Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yaptı. 2011-2014 yılları arasında M.Ü. Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü’nde müdür yardımcısı ve Ortadoğu Siyasi Tarihi ve Uluslararası İlişkiler Anabilim dalı başkanı olarak görev yaptı. 2016 yılında profesör unvanını aldı. Hâlen Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı ve Kudüs Çalışmaları Merkezi Müdürlüğü görevini yürütmektedir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.