Trabzon’daki Düzköy Tabiat Kampı’nda geleneksel Genç Ensar etkinliği…

Üniversiteli gençlerimiz davet ettiler, katıldık.

Vazifemiz, büyük çoğunluğu Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden (KTÜ) yaklaşık 150 kardeşimizle dertleşmek, onlara tecrübelerimizi aktarmak, enerjilerinden istifade ederek yenilenmek.

Çok güzel bir program.

Çok da yoğun:

İki buçuk gün boyunca; 5.30- Kalkış, 5.50- Sabah namazı, 6.20- Ormanda Yürüyüş/ Kahvaltı, 9.00- İlk Konferans, 11.00- Soru Cevap/Münazara,  12.30-Öğle Namazı, 13.00- Öğle Yemeği, 14.00- İkinci Konferans 15.45- İkindi Namazı…18.15-Akşam Namazı… Gecelere kadar etkinlik, turnuvalar, vesaire…

Yorgunluktan bayılmadıysak, burada Merhum Üstad’ın “Hitabe”sindeki “Gençliği” bulmamızdandır!..

“Köklerimizi” bulmamızdandır!..

Söylenenlere göre de gayet iyiyiz, “gençlik”ten fazla bir şey kaybetmemişiz!

Ne var ki, vaziyet öyle değil…

Pazartesi gününe muhtelif mahallerdeki ağrılar, sızılar eşliğinde…

“Maziye bir bakıver, neler neler bıraktık!” şarkısıyla başladık.

Vatan sağ olsun.

ESAS SIKINTI YAŞLILARDA!..

Öyle üstadım öyle; biz “yaşlılar” çok kabahatliyiz, uzun yıllar boyunca gençlerimizi öyle ihmal ettik ki…

 “Ensar”ın yakınında olmaya çalışan biz “yaşlı” vatan evlâtları ne yaptık?

Eğitim’i “FETÖ”, Kültür’ü de büyük ölçüde “PKK” ruhlu yaratıklara bıraktık.

Bir vakitlerin “Akıncı” ruhunu da, süreç içinde alabildiğine tavsatmak için adeta elimizden geleni yaptık!..

O gençlik ise…

O yıllar yılı ihmal ettiğimiz gençlik ise…

Günün birinde bize öyle bir ders verdi ki, “utanmayana” yazıklar olsun!..

CIA-MOSSAD “kontrollü” FETÖ darbesini püskürtmek için…

Güzel başlarıyla uçaklara, tanklara kafa atan o gençlik bizlere…

Kendilerini “adam” yerine koymayan biz “yeni nesil yaşlılarına” öyle bir ders verdi ki…

“Utanmamak” insan işi değil!..

Onun için…

Bu “utancın” da tazyikiyle, gecemi gündüzümü gençlere tahsis etmek, onlardan milyonlarca kez özür dilemek, yorulmak, ağrılarla uyanmak istiyorum.

Trabzon’a da bunun için gittim.

Sağ olsun, tertemiz gençliğimiz…

İhmalkârlığımızı “yüzümüze vurmadan”, bağrına bastı bizi.

DESTEK VERİRKEN SORGULAYAN BİR GENÇLİK

Hep derim ya;

“Sizi hep alkışlayandan da, her dediğinize karşı çıkandan da uzak duracaksınız!”

Trabzon’da bir araya geldiğim genç kardeşlerimin, “sorgulayan”, bunu yaparken de “yiğidin hakkını yememe hassasiyetinden” ödün vermez hallerine hayran kaldım.

Hiç çekinmeden, lâfı eğip bükmeden “doğruya doğru, yanlışa yanlış” diyebiliyorlar.

İnşallah, “yaşlandıkça” bu

özelliklerini kaybetmezler.

İnşallah, omurgasız oranının kabul

edilebilir sınırları çoktan aştığı politika, medya, bürokrasi, STK dünyamıza, “ruhlarını kaybetmeden” gelir ve etrafa şöyle bir çeki düzen verirler.

GENÇLİĞİMİZE KULAK VERELİM

Düzyol Yaylası’ndaki “ihtiyar delikanlılar” olarak elimizden geldiğince ayak uydurmaya çalıştık gençliğimize.

Ekrem Kızıltaş ağabey, bir duayen, ümmet sevdalısı, Recep Tayyip Erdoğan sevdalısı.

Selim Cerrah, bir büyük mütefekkir, bir konferansına muhakkak katılın, bir “gizlenmiş” cevher.

Trabzon’dan iki büyük dâvâ adamı;

 Ensar Başkanı Ömer Topaloğlu, Kredi-Yurtlar İl Müdürü Adnan İpekdal.

Trabzon İmam Hatipler Platformu Başkanı Genç iş adamı Ali Haydar Baş.

Nefis sohbetler oldu.

KTÜ Rektörü Süleyman Baykal, İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Şenol Saylan ile öğrencilerimizin buluşması.

Üniversite’nin daha da iyi bir eğitim kurumu olmasına matuf öğrenci talepleri…

Gençlerle teker teker konuştuğumuzda “farklı siyasi eğilimlerde” olmaları dikkatimizi çekti.

Öyle ilk bakışta düşündüğümüz gibi “tek tip” bir yapı yok.

“Muhafazakâr” ailelerini çocukları ama “muhafazaya” kilitlenmiş değiller.

Değerlerini koruyarak ilerlemeye çalışıyorlar.

Gelişime açık, sorgulayan gençlik...

“Tıp, Edebiyat, Hukuk, Mühendislik, İlâhiyat”  vesaire alanlarda eğitim görürken gündemi yakından tâkip ediyorlar.

“Tarım” kesiminin dertlerini mesela, çok iyi bildiklerini gördüm.

FETÖ ile mücadeledeki hatalara dikkat çekenler oldu, çok isabetli bulduğum değerlendirmeler yapıldı.

Öyle, “Bomboş bir gençlik!” filan diyerek kestirip atanlara kulak asmamak lâzım.

Bütün olumsuzlukların ortasında nefis bir gençlik yetişiyor.

Bugünün gencinin işi çok daha zor.

Bizim gençliğimizde “tek kanallı”, birkaç saat yayınlı televizyon vardı.

Gençliğin enerjisine, dikkatine kast eden nice zararlı unsur peyda oldu.

Gençlerimiz bunlara direniyor ve gerektiğinde de, işte 15 Temmuz misali, vatanına sahip çıkıyor!..

Ben, Genç Ensar Kampı’ndaki tabloyu

çok beğendim.

Bir nokta var yalnız;

Gençlerimiz, bilgisayar bağımlılığından mıdır nedendir bilmem, “not” almıyor.

“Kalemle yazarak” çalışan yok gibi.

Onca sohbet oldu, not alan bir genç görmedim. Hafızaya güvenmek yanlış.

“Kalem”den vazgeçmemek lazım!..

Not almak çok mühim.

Mütefekkir Selim Cerrah’ın konferansında kullandığı 'İstikbal köklerdedir!' cümlesini ilk defa duyan gençler olmuş.

Dedim ki, “Not alsaydınız!”

“Unutmayız Amca!” diye karşılık verenler oldu.

Hayır gençler!..

Yazın, kayda geçirin…

Her şey uçup gidiyor, cep telefonuyla çektiğimiz fotoğrafların çoğunu da ya siliyor ya da kaybediyoruz.

Not alınız lütfen!..

Unutmayınız:

“İstikbal köklerdedir!”


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sencer 2017-10-10 09:44:58

İstiklal de köklerdedir

Avatar
Gökçen KUVVET 2017-10-10 12:12:46

Serdar abi teşekkürler

Avatar
Emre Budak 2017-10-10 14:36:55

Kalemine sağlık abicim . Dolu dolu 2 gün geçirdik sizinle . Tanıdigima çok memnun oldum .