Dünyanın en aşağılık fiili çocuk istismarıdır! Bu insan olmaktan çıkıp, adi yaratık haline gelenlere gerekli cezanın verileceğini ümit ederken, bataklığında üstüne gidilmesini ve gereken önlemlerin alınmasını sabırsızlıkla görmek istiyoruz... Asıl başarı; bu vahşetlerin gerçekleşmemesini sağlamaktır. Bunun içinde; güzel ahlakı örnek olarak öğretmek, gerekli eğitimi vermek, özellikle kul hakkının birinci öncelikte olduğunu çocukların zihinlerine kazımak, hayata atılmadan yavrulara sağlam temeller oluşturmak olacaktır.

Tarih boyunca bu tür suçlar devam etmiştir ve şeytanlar var oldukçada devam edecektir ama en azından siz öyle bir temel atarsınız ve öyle yetiştirirsiniz ki; velev ki suç işlenmiş olsa bile, dersiniz ki biz gerekeni yaptık ama bu it kudurdu. O zaman da karşılığını en ağır şekilde alır. Evet, önce biz önlemimizi alalım, sonra zaten ceza verilir; o en kolayıdır. Zoru başarmak lazım; insanları suç işlemeye değil insanlığa meyilli hale getirmek lazım. Bir çocuğun canı yandıktan sonra; ister o şerefsizi parçalayın ya da hadım edin, ne yaparsanız yapın yürek soğutmaz. En azından anaların babaların ömür boyu yürekleri yanmaya devam edecektir... Medeniyetin göstergesi verilen cezalar değil, ceza gerektirmeyecek suçu ortadan kaldırmaktır. Bataklık oldukça bu şerefsiz sinekler devam edecektir. Bir çocuğun hayatı alçakça bir fiil ile ortadan kalkıyorsa o toplum kendini ve temellerini gözden geçirmesi lazım!

Adana’da sokak düğününün gürültüsünü fırsat bilen bir aşağılık köpek dört yaşında uyuyan bir kız çocuğuna tecavüz ederek ölümüne sebep oluyorsa hem ona en ağır cezayı vermek hem de onu böyle şerefsiz eden etkenlere de bakmak lazım. İnsanı değersiz bir varlık gibi sunan bir kısım yazılı ve görsel medya, çocuğa istismar, kadına tecavüz, ya da kadın cinayetlerinde büyük pay sahibidir.

İstismar, ahlaksızlık, cinsellik olmadan meydana çıkmış eserlerde var elbet; sinema, dergi, roman, dizi vs. Ama bir kısmı özellikle bataklık olmaya devam etmekte. Neden bu bataklıklar özellikle ahlaksızlık üretiyor, alçaklık üretiyor? Yoksa bu eli kalem tutan ve çekenler hiç sevgi, güven görmediler mi, ya da başlarına bir şeyler mi geldi ki hep böyle çirkinlik yazıyorlar? Eğer yapımcılar öyle istiyor diye yazanlarda öyle yazıyorsa o da ayrı bir sıkıntı.

Pis Yedili yaptınız, kaç lise talebesi örnek alarak temiz yedili oldu; hayırlı evlat, hayırlı öğrenci oldu? Hayat Bilgisi dediniz hocayı aman sakın ha camiden çıkma, bize gerçekleri anlatma der gibi dehlediniz, kaç çocuk oradan hayatına ışık tutacak ders aldı ve toplumda bilgili görgülü gençler çoğaldı? Aşk-ı Memnu yaptınız toplumda ihanetler mi azaldı, sevgi saygı güven mi arttı. Sakın demeyin; bu tür olumsuzlukları sırf ders çıkartılması için yazıyoruz, çektiriyoruz, oynatıyoruz... Bir milyon kişiden ancak bir kişi o da alt yapısı, vicdanı varsa ibret almış olabilir. Oysa sizin yaptığınız bu tür ahlaksızlıklara özenip, kudurup, çoluk çocuğun canına düşecek, kadının hayatını karartacak potansiyeli olan bir sürü insanı tetikliyorsunuz... Allah aşkına söyleyin; ateşin yaktığını anlamak için hiç ateşe girilir mi? Düşünce ölüm olduğunu anlamak için uçurumdan atlanır mı? Pis olduğunu anlatmak için pislik yedirilirmi?

Temiz yazılsa, temiz çekilse, temiz rol yapılsa ve tertemiz izlesek, izleyenlerin yarısından fazlasını olumlu şekilde etkilenmiş olmaz mı? Size de bu güzel eserlerinizden dolayı hayranlık duyulsa, ahlaklı yaşam alkışlansa bu sizi rahatsız mı eder? Vallahi soruyorum, billahi soruyorum, asla yargılamak gibi bir derdim yok. İnsanların acıları bizimde canımızı yakıyor, vicdanımız sızlıyor; kaç çocuk ve kadın vahşet yaşayarak bu dünyadan öte âleme derdini anlatamadan göçüp gitti? Giderken sebep olanlarında adını da ellerine kazıyarak gitti. Kaç kadın, saldırgan ruhlu ve hududunu bilmez erkek tarafından dünyaya gelişine bin pişman oldu? Söyleyin biraz vicdanınız varsa söyleyin! Yok, eğer sizi böyle yazmanız için zorluyorlar ise vallahi yazmamanız çok daha şereflidir ve bu şereften dolayı da Allah sizi aç bırakmaz!

Lütfen kendi çocuklarınızı, karınızı, kızınızı düşünüp, çürük mal satmayınız! Çürük yazmayın, oynamayın, çekmeyin ve kendi insanlarınızı perdeden, ekrandan ve diğer sanat dallarıyla zehirlemeyiniz! İşte Avrupa ve Amerika ortada; o çürük mallardan dolayı ne gençlikleri kaldı ne aileleri... Birkaç yıl sonra zaten düşmana gerek kalmadan birbirlerini yiyecekler!

Belki sizin haberiniz yok, ya da söylememişlerdir veya işinize gelmiyor, ben söyleyeyim; vallahi billahi ölüm var... İllaki devletin müdahale etmesine, yasak koymasına gerek yok; ne olur şu ekranlardan ve perdelerden ve tüm eserlerden şeref aksın, haysiyet aksın, adam kazıklamamak, ihanet etmemek, aşka – sevgiye saygı aksın. Arkadaş; şu diziyi seyrettim adam oldum itirafı duyulsun. Milli birlik ve beraberlik aksın, dostluk aksın, kardeşlik aksın, anne ve babaya saygı, ses yükseltmemek aksın… Bunlar akınca, siz neyinizi kaybedersiniz? Ha az para verilerse, dayanın ilgili bakanlığın kapısına; biz şerefli şeyler yazıyoruz, bizden hayâsız ve alçaklık dolu şeyler istiyorlar ve güzel olana da fazla para vermiyorlar. Bari siz bize destek çıkın diyin.

Son söz: Yapımcılara, filmcilere, Televizyon sahiplerine sesleniyorum; Eğer senin dediğin gibi hikâye bulamıyoruz derseniz, bende var beş kuruş almadan vereyim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Gönül Taşdemir 2018-02-23 19:11:58

Elinize yüreğinize sağlık