İyi bir yazar

Mehmet Nuri Yardım 20.11.2016


Geçmişte edebiyat alanında bazı kimseler, köşe başlarını fena tutmuştu. Rızaları olmadan kimse o bahçeye geçemezdi. Yazı hayatı ve topyekûn edebiyat o bekçilerden sorulurdu. Onların icazet verdiği kişiler ancak yazar sınıfına dahil edilebilirdi. Yalnızca o isimler tanıtılır, çıkardıkları kitaplardan söz edilir, sadece onlar için imza günleri düzenlenir ve ancak o ‘seçilmiş'ler nutuk atar, radyo ve televizyonlara davet edilir, sözlerine kulak, fikirlerine önem verilirdi.

         Sonra devran döndü. Şükürler olsun ki bu tekelci anlayış çoktan çöpe gitti. Artık yerli ve milli değerlere bağlı olan kalem erbabımızın haddi hesabı bilinemiyor. Neredeyse yüzlerce dergi çıkıyor muhafazakâr kesimde. Hepsinde de genç şairleri, hikâyecileri, deneme yazarlarını, eleştirmenleri görüyoruz. Yazıyorlar, çiziyorlar, tenkit ediyorlar ama edebiyat yaparken edebin dışına asla çıkmıyorlar. İşte bu nesil, edebin de, edebiyatın da hakkını verenlerdir.

         O cendereyi kıran, kuşatılmış dünyayı elinin tersiyle iten ve eserleriyle öne çıkan ediplerimizden biridir Murat Başaran. Yazarımız bugüne kadar değişik yayınevlerinde çıkmış bulunan kitaplarını, yeni kurulan Mihrabad Yayınları'nda toplamaya karar verdi. Günümüzün deneme ustalarından olan Murat Başaran'ın Eğer Seni Sevmeseydim isimli eseri Mihrabad Yayınları'ndan çıktı. Kitap, bu haftadan itibaren okuyucularına ulaşıyor. Değerli yazarımızı şimdiden kutluyorum, hayırlı uğurlu olsun. “Daha nice eserlere…” diyorum. İnşallah Murat Başaran'ın diğer kitapları da aynı yayınevinden kültür hayatımıza kazandırılacak. Şimdi baskıda olan romanı ise Kış Bebeği.

         Bir genel tenkitte bulunmak isterim. Yerli, milli, muhafazakâr, İslâmî, milliyetçi veya genel olarak ‘sağ' camiada edebiyat yapanlar arasında ne yazık ki tam mânâsıyla bir dayanışma, bir tesanüt görülmüyor. Bahsettiğim dergilerin yayın yönetmenlerinin büyük bir çoğunluğu, Murat Başaran'ı tanımaz, belki ismini bile duymamıştır. Bu, kapalı yayıncılık ve ‘mahrem neşriyat' yapmak demektir. Edebiyat sanat dergilerinin kulağı delik olmalı, gözleri yolda. Yeni çıkan kitapları almalı, görmeli, okumalı, eleştirmeli, yazarıyla röportajlar yapmalı. ‘Körlerle sağırlar birbirini ağırlar' zihniyetiyle hep kendi ürünlerini dergilerde yayımlatmamalı. Arada bir farklı imzalar da görülmeli sayfalarda. Okuyucu yeni isimlere aşina olmalı. Zaten bu kabuğu kırdığımızda edebiyatımız çok daha zengin, renkli ve derinlikli olacaktır. Aksi takdirde aynı küçük havuzun suyunda yüzmeye devam ederiz. Hâlbuki daha ne derin dereler, ne engin nehirler, ne coşkun çaylar ve ne ufuklu denizler deryalar vardır, kimbilir?

         Yazarımızı biraz da yakından tanımakta fayda var. Murat Başaran gazeteci yazardır. 21 Aralık 1967 tarihinde Sakarya'da  doğdu. Babası Manisa Akhisar'lıdır. 9 yaşındayken ailesiyle birlikte İstanbul'a taşındı. Adapazarı'nda Donatım İlkokulu'nda başlayan eğitim macerası, İstanbul'da Münevver Şefik Fergar ve Faik Reşit Unat İlkokulu, İnönü Ortaokulu, Haydarpaşa E. M. Lisesi'nde devam etti. Önce İ. Ü. İktisat Fakültesi Ekonometri Bölümü'nün ikinci sınıfından, sonra da A.Ö.F. İktisat Fakültesi'nin yine ikinci sınıfından ayrıldı. Türkiye gazetesinde başlayan meslek hayatı, muhabirlik, redaktörlük, kültür sanat yönetmenliği, köşe yazarlığı, haber müdürlüğü görevleriyle 17 yıl sürdü. Bir ara TGRT Haber Dairesi'nde çalıştı. İstanbul'un ilk mahalli kanalı İstanbul TV'nin kuruluşunda görev aldı. Çeşitli şirketlerde reklâm müdürlüğü yaptı. Yazıları başta Zafer olmak üzere, Ufuk Çizgisi, Kardelen, Türk Edebiyatı, Yemek Zevki dergilerinde yayınlandı. Çeşitli reklâm ajansları için metin yazarlığı da yapan yazar, bir çok belgesel ve tanıtım filminin de senaryosunu kaleme aldı.

         Murat Başaran'ın yayınlanmış kitapları var. Sadece Sevmek Ölmekle Başlar'ın baskı sayısı 30 civarında. Bir deneme kitabı için bu, kolay erişilebilir bir rakam değildir, zaferdir. Çok medyatik romancıların bir kısmı belki, bu tiraja ulaşabilir. Diğer kitapları da ismen analım: Uzak Geceye Mektuplar. Kalbim Nerde Sanıyorsun,  Yangının Adı Leyla, Kış Bebeği (roman) Doğu'dan Geldiler, Ne Güzel Cahildik, Beyaz Türklerin Günah Defteri (İsmail Sefa ile birlikte).

         Ben yıllar önce Zafer dergisindeki yazılarını görüp okuyarak tiryakisi oldum Murat Başaran'ın. O gün bugündür nerede bir yazısını, bir denemesini, birkaç satırı görsem mutlaka okurum. Çünkü kalbe dokunan, ruhu besleyen ve dimağa hitap eden naif yazılardır bunlar. Murat dobra bir adamdır. İçi dışı birdir, samimidir, hatta Doğrucu Davut'tur. Bu yüzden hep kenarda durmayı tercih etmiştir. Hâlbuki bilhassa genç yazarlarımızın, kaleme yeni sarılanların onun tecrübesine, bilgisine hatta heyecanına ihtiyacı vardır. Yazarın yeni kitabı Eğer Seni Sevmeseydim'in arka kapağını, bakın hangi satırlar süslüyor: “Bir ömür boyu yetmezdi bana... Ben seni severek... Cenneti istemeyi öğrendim ve sonsuzluğu... Uykuyu uysal bir kedi gibi yanıma alıp, şafak vakti ettiğim dualarda... Sana ve sevgime bakıp... Rabbimi öğrendim... O'nun büyüklüğünü öğrenmenin mümkün olmadığını öğrenip... Hayreti öğrendim...”

         Murat Başaran ve Üstün İnanç büyüğümle birlikte bugün TÜYAP Kitap Fuarı'ndayız. Saat 12.00'den itibaren ‘unutulmuş yazarları ve edebiyatta vefa'yı konuşacağız. Değerlerimizi sahiplenişin önemini vurgulayacağız. Edebiyata, yani fikre, elbette tefekküre ve kıymetlerimize sahip çıkan dostlarımızı bekleriz.


Etiketler: