Etki ajanlığı, casusluktan daha etkili.

Etki ajanları devredeler.

ABD, etki ajanlığını  resmi kaynaklarında şöyle açıklıyor : "Toplumun karar alma ve düşünme süreçlerini yabancı istihbarat örgütlerinin desteğiyle yöneten kişi." Bu ajanların tespiti ise oldukça zor. Bundan dolayı casuslardan daha değerliler. Gazeteci, siyasetçi, aktivist, din adamı, kanaat önderi etiketiyle çok rahat hareket edebilmekteler. FETÖ'nün 'dinler arası diyalog' girişimi bunun en bariz örneğidir.

FETÖ'nün, "başörtüsü furuattır, imam-hatipler miadını doldurdu kapatılabilir, İsrail otorite, Ondan izin alınmalıydı, Haçlılar sizin canlarınıza mallarınıza namusunuza saldırmazlar, " ifadeleriyle  darbe girişimine;  'tiyatro, kontrollü darbe' demesi de  etki ajanlığıdır.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert : "İlişkilerimizin düzelmesi,Türkiye'nin tavrına bağlı. Tutuklu çalışanlarımızın ( Hikmet Topuz)bir an önce serbest bırakılması diyalog için iyi bir başlangıç olacak." derken malum Genel Başkan da (Metin Topuz'un da içinde olduğu iddia edilen)  MİT Tırları olayında tutuklanan ve 25 yıl hapis cezasına çarptırılan, cezası bir üst mahkemece bozularak yeniden yargılanmasına karar verilen,  gazeteci/ milletvekili sanık  Enis Berberoğlu'nun  İğne ucu kadar suçu olmadığından derhal serbest bırakılmasını istiyor. Aynı suçtan yargılanan  firarî Can Dündar için de benzer kampanyalar düzenlemişlerdi.  

Etki ajanlığından  FETÖ’nün medya yapılanması davasında tahliye olduktan sonra haklarında “Anayasal düzeni ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlarından soruşturma açılan Atilla Taş ve Gökçe Fırat Çulhaoğlu’nun da aralarında bulunduğu 13 kişiden 12’si tutuklanmıştı.

Başsavcılık’tan mahkemeye gönderilen sevk yazısında bu şahıslarla ilgili ifade şöyle:  “Darbe girişimini gerçekleştiren ve halen tutuklu yargılanan FETÖ/PDY'nin silahlı kanadıyla eylem ve fikir birliğiyle hareket ettikleri ve darbe girişimi eyleminin etki ajanlığı görevini ifa ettikleri” belirtildi.

Ülkenin beka meselesinde ülkesinin yanında olması gerekirken endişeli olmak da böyle bir şey.  

ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğundaki ajan/casus Metin Topuz'un Gezi'de, 17-25 Aralık'ta, MİT Tırlarının durdurulmasında  ve 15 Temmuz darbe girişiminde rol alanlarla defalarca görüşmüş olması, onlardan bazılarını ABD'ye götürüp orada FETÖ'cü  savcılarla görüştürmesi örgüt bağlarının kuvvetli delillerinden olsa gerek.

Kumpas kasetlerini Meclis'te grup toplantısında dinleten ve MİT Tırlarına yapılan casusluk kasetlerini seyrettiğini söyleyen  bir Genel Başkan'ın  hukukî durumu nedir?

Aynı zamanda  milletvekili olan bu zat,  devletin gizli belgelerini ifşa etmesi için kendisine getirenlere karşı ne yapmış?

Bu görüntüleri  getiren/ler  kim/ler?

Malum şahıs,  bu kaseti nerede ve kimlerle birlikte  seyretti?

Bu soruların cevabı 15 Temmuz gecesi Atatürk Havaalanı'ndan tankların arasından  nasıl sıvıştığı  kadar önemlidir. O gün halk,  ülkenin her yerinde  tanklara karşı göğsünü siper ederken  Cumhurbaşkanına suikast düzenlenirken,  koruma polisleri şehit edilirken Atatürk Havaalanı'nda ona ışıldaklarla kimler, niçin  yol açtılar?

O tankın yanına kim gitti, kiminle ne görüştü de yol açıldı?

Etki ajanlığı pozisyonundakilerin Türkiye'yi terörle kuşatan, vize yasağıyla savaş ilan eden ABD'ye "Hükümetin yaptıklarının cezasını halka ödetmeyin" diyenler, devlet- millet birlikteliğini  imhaya yelteniyorlar. Bu tür çıkışlarla sokak eylemlerine zemin hazırlıyorlar. Böylece  terör, şiddet beslenmekte, iç savaş hazırlığı yapılmakta. Mülteciler üzerinden kargaşa planlayanlar şimdi de İdlib operasyonunda  şehit verilirse Cumhurbaşkanı'nı katil ilan ettiler bile. Gezi benzeri  provokasyona, darbeye hazırlanıyorlar.

ABD ile ajan krizinde Türkiye'nin 63 milyar kaybı olduğunu ileri sürenler,  ekonomiyi de hedef almış durumdalar. Velev ki böyle bir zarar olsa dahi  ajanların faaliyetlerine göz mü yumulmalı?

ABD elçisi de İstanbul'a yürürse etki ajanları /casuslar hazır bekliyorlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.