Reis’in liderlik temposuna kimi siyasetçinin yetişemediği gibi biz yazarlar da gündemi takip etmeye maalesef yetişemiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız şimdi Güney Kore’de belki biraz sonra farklı bir dünya ülkesinin farklı bir atmosferinde ülkemizin ve milletimizin menfaatleri için sefere çıkacak, yol kat edecek, nefes tüketiyor olacak.

Ülkemizin dertlerini omuzlaması yetmezmiş gibi, İslam Alemi’nin ve bütün mazlumların derdi ile dertlenmeyi kendine bir sevda bellemiş olması takdirlerin çok üstünde. Rabbim görünür görünmez kazalardan, belâlardan, sinsi düşmanlardan muhafaza eylesin. Gözleri perdelenmiş, kalpleri mühürlenmiş Reis düşmanlarına insaf versin.

Reis’in temposuna yetişemeyeceğimiz açık, bunu biliyoruz o yüzden bugün ben de Pazartesi gününden devam ederek Özbekistan ziyaretine değinmek istiyorum. Daha önceki yazılarımda da vurguladığım gibi Özbekistan ile kardeşliğimiz başka ülkelerden biraz farklıdır. Oralar bizim Anayurdumuz olduğundan biz Türk ve Özbekler hem karındaş hem de dindaş kardeşleriz.

Şimdi iki kardeş ülke arasında dirilişler yaşanıyor, aynı şekilde İslam Alemi’nin diğer ülkeleri ile olan ilişkilerimizin de yeni dirilişler yaşaması için birlik ve beraberliğimize götürecek her türlü çalışmayı ibadet bellemeliyiz.

Her ne kadar birileri İslam Birliği bir ütopyadan ibarettir dese de, ütopyadan öte gidemeyeceğine inansa da, biz öyle düşünmüyor ve öyle inanmıyoruz. Bir gün gelecek bütün Türk yurtlarının birbirlerinin karındaşı olduklarını hatırlayıp elele vermeye başlamaları gibi, İslam Alemi de bir araya gelecek, TEK olmanın ayrıcalığını tadacaklardır.

Bunun için de kesinlikle devlet iradesinin temel unsur olduğu gözönünden uzak tutulmamalıdır. Güçlü bir devlet iradesi ancak bu birlikteliği gerçekleştirebilir.

Bardağın her zaman dolu tarafını görmeyi düşünenlerden olduğum için, tarihte yaşanmış olumsuz hadiselere bakıp yeise kapılmaktan ziyade, olumlu hadiseler üzerinde durup yanlışlardan ders almanın bizleri daha güçlü yapacağına inananlardanım.

Doğru,

Yıllarca karındaş ve dindaş kardeşler olan Özbekler ve Türkler birbirlerine hasret bırakıldılar, ama şükürler olsun ferasetli liderlerin devleti yönetme yükünü omuzlamaları ile bu hasret de giderilmeye başlandı. Şimdi artık kardeşliği hatırlayıp dostluğu yeniden yeşertmenin vaktidir. Çünkü dostluk ve kardeşliğin bizler için en büyük güç, korunması gereken en kıymetli hazine olduğunun bilinme zamanıdır.

Bizler kadim dostlarız ve eskimez kardeşleriz. Bir Özbek Atasözünü Reis’in hatırlattığı gibi “kadim dost zanglamas” yani paslanmaz, eskimez.

Yeniden canlanan ilişkilerimiz en son Reis tarafından Kasım 2016 yılında Semerkand’a gerçekleştirdiği ziyaretle sağlanmış, yepyeni dönemin kapılarını açmış, iki ülke arasındaki kardeşliği tesis eden siyasi iradeyi de ortaya koymuştu. Sonra Ekim 2017’de Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyayev’in Türkiye ziyareti ile ilişkilerimiz daha da kuvvetlenmiş, ilişkilerimiz stratejik ortaklık seviyesine yükseltilmişti.

Bu ziyaretle birlikte Yüksek Stratejik İşbirliği Konseyi’nin kurulması çok daha önemli. Bunun anlamı; Bakanlar Kurulu toplantılarının ve çalışmalarının ülkeler içinde ortak bir zeminde yürütülmesidir. Böylece iki ülke arasındaki yeni heyecanlar depreşecek, yeni girişimci ruhları uyanacak ve uygulamaya konulacaktır. Daha bugünden 25 anlaşmaya imza atıldı.

Zaten birbirlerini seven iki kardeş ülkenin halklarını daha da yakınlaştıran hiç kuşkusuz Cumhurbaşkanı Mirziyayev’in geniş vizyonu ve çok kısa sürede gerçekleştirdiği reformlardır.  Vizyonu olan liderler nasıl ki devletlerin halklarını yakınlaştırıyor, güven ortamı oluşturabiliyorsa, müteşebbis ve yatırımcılar da iki ülkenin geleceğe yönelik ortak vizyonların fiili uygulayıcısı olacaklar, her açıdan, iktisadi, siyasi, sosyal birlikteliğimizin daha da güçlenmesini sağlayacaklardır.

Türkiye ile ticaret hacmimiz 2017’de yüzde 25 artmış, 2018’in ilk iki ayında diğer yıla göre yüzde 53 artarak devam edip gelmiş. Bu ikili ilişkilerin somut göstergesidir. Bütün ekonomik ve ticari ilişkilerin temel amacının aramızdaki dostluk ve kardeşliğin güçlenmesine yönelik olması temel hedef olmalıdır ayrıca.

Şimdi Özbekistan ile Türkiye arasında sağlam birliktelikler kurulabiliyorsa yarın bütün İslam Ülkeleri arasında da kurulacak, birlik ve beraberliğimiz ümmetin menfaatine yönelik tek bir iradede tecelli edecektir. Bundan hiçbir şüphemiz yoktur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.