Son zamanlarda gazete ve özellikle televizyonlarda artarak devam eden kadına yönelik şiddet haberleri bizleri utandırıyor ve canımızı yakıyor. Erkek, kadına gösterdiği şiddetle en zavallı ve aciz bir mahlûk haline dönüşüyor!

Önce bu tür haberlerin televizyonlarda verilmesine taraftar değilim; örnek alıp bu tür vahşeti sergileyecek çok şerefsiz erkek var: Bak elin adamı kendisine yok diyen ve karşı çıkan karısını ya da sevgilisini çekip vurmuş. Ben ne güne duruyorum, neden gereğini yapmıyorum? Diyecek öyle çok alçak var ki... Can yakmaya meyilli bu yaratıkları bu tür haberler tetikliyor... Eğer bu haberler verilecekse; fazla detaya girmeden, birkaç saniyeliğine verip, ama suçu işleyen erkeği dakikalarca aşağılamalı ve o niyette olanları caydıracak şekilde ele almalıdır.

Kadını katleden eş ya da sevgili aslında hiç sevmemiş; eşya-mal gibi gördüğü kadın elinden gidince, çocukça bir şımarıklık haline girip ve katliam yapabilecek ruh haliyle ortaya çıkıyor. Kadına şiddet uygulamanın erkeği ne kadar çirkin bir yaratık haline soktuğunu gören ve bilen bir erkek böyle bir şeyi aklının ucuna bile getirmez. Nedendir bu tür işlenen suçlar ve muhtelif şiddetler?

Uzun yıllar bu millete ne travma-sarsıntılar yaşattılar; her darbe olumsuzluklar bırakıp gitti... Hiç yarasız insan yok ki. Hatalı politikalar ve çirkin siyaset, eksik ve sağlam olmayan eğitim, değerlerimizden uzaklaştırılmış olmak neticesinde sorunlar büyüdü özellikle kadını ve çocukları mağdur etti.

Evet, sistem hepimizde derin yaralar açtı… Bozuk sistem, yetiştirdiği arızalı insanlarla herkese ayrı bir çelme taktı. Ya okulda dövdüler, ya evde dövdüler, ya da askerde dövdüler bunların hiçbiri olmadıysa sokakta canımızı yaktılar. Can yakanların da canlarını geçmişte yakmışlardı… Zincirleme geldi bu güne tüm yanlışlıklar… “ Kurt, ulusundan gördüğünü işlermiş” Aslında kötülükten ders çıkarıp, kötü olmamak güzel derstir! Son yüz yılda, inancımızdan, örfümüzden uzaklaştırılmış ara dönemin insanları, kendilerini ifadede şiddet dilini kullanmayı öğrenmiş ve öğretmişlerdi... İnsanlarda var olan bu şiddet eğiliminde, eskinin değerler geçmişi olmayan siyasilerinin ve yöneticilerin çok büyük payı var. Kadına ve çocuklara uygulanan bu alçakça harekette, İslam’ın ahlaki değerlerini korkularından dolayı vermeyen eski yöneticiler, siyasiler çok ama çok mesuldür! Allah’tan gelen her şeye inadına sırt döndüler, ahlaksız batıdan zuhur eden her şeye bodoslama daldılar…

Yüreğinde Allah ve peygamber sevgisi her daim olan ecdadımız yani; bizim, biz olduğumuz zamanlar bizde çocuk sevgisi, kadına hürmet ve saygı, ihtiyaç sahibine şefkat hiç tökezlemiyordu. İşte ara dönemi insanlarının, bütün değerleri, dili, kültürü inancı alt üst olunca, nezafeti - kibarlığı öğrenecek yeteli merci bulamadı. İstisnalar hariç, o dönemim büyükleri, aydınları da şok yaşadıkları için, ya da fırsat verilmediği için insani değerleri ve güzellikleri tam ikna edici ve kusursuz aktaramadılar. Bediüzzaman gibi birkaç babayiğit, büyük bir cesaretle, bize uymayan sisteme kafa tutarak, bu milletin değerlerinden uzaklaştırılmasının başa bela olacağını feveran edip, gerekli gayreti korkmadan göstermişlerdir. Şimdi onların meyveleri toplanmaya başladı; inşallah her şey güzel olacak.

Duruşu muhafaza etme

Kulübeyi yıkıp gökdelen yapmak, patika yolu otoban yapmak terakki etmiş değişikliktir. Kocaman sarayı yıkıp, kulübe yapmak, değişmek değil sıfıra inmek, duruşu bozmaktır. Namusta sadakati arttırmak, dostlukta muhabbeti arttırmak, ilişkilerde güveni arttırmak duruştaki rütbeyi arttırır. Tersi olarak; ahlaksızları ve çirkin batıyı örnek alarak ahlaksız bir hayatı seçmek, namussuzluktan zevk almak, yenilik değil, her şeyi yalayıp yutan devasa bir yangına teslim olmaktır!

Hayırda yenilenerek, kaliteyi arttırarak değişmek, iki günü eşit yapmamak için kalan ömrü fırsata çevirmektir. Hele bir de şeytanın cephesinden, hayrın cephesine sıçramak, insanı biranda değiştiren tövbenin yeniliğidir. Korkunç olan ise keskin bir dönüş yaparak, şerre yönelmek ve orada zevk alarak durmaktır. Yapılar değişir, eşyalar değişir, tarz değişir, yeme içme zevkler değişir.  Bir şey var ki değişmesi ölümdür; insani değerleri bırakmak gibi… Evet, sağlam duruş bizim ahlakımızın karakterini belirler…


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.