Artık kadın meseleleri üzerine konuşulacak bir başka gün daha var biliyorsunuz. Özellikle muhafazakâr kadın STK’larının şiddetle mücadele günü için oluşturdukları kamuoyu, 25 Kasımın şiddetle mücadele edilen bir gün olduğunu duymamışlara da öğretmiş oldu.

Sanırım bundan böyle 8 Martta kadın hakları, özgürlük vs konuşmaları yapılırken 25 Kasımda da kadına şiddete ilişkin organizasyonlar tertiplenecek.

Kadın sorunlarına, kadına şiddete dikkat çekmek, çözüm önermesinde bulunmak iyi ve yararlı elbette. Lakin bu konudaki yaklaşıma iki açıdan itirazımız bulunur!

Birincisi kadına şiddet, mobbing, cam tavan vs gibi vakaların sadece erkekten gelen boyutuna dikkat çekmek.

İkincisi ise kadına yönelik suçlarla ilgili topyekûn erkek cephesini suçlar bir dil kullanıp her erkeği, potansiyel kadına karşı şiddet suçlusu ilan etmek!

Bu yazımızda ilk konuya değinmek erkekten gelen şiddetle birlikte kadının kadına yönelik şiddetine dikkat çekmek istiyorum.

Kadının şiddeti denildiği zaman akla hemen aile içerisindeki kadınların rekabeti, artık erilleşmiş ve otoriter simge olmuş kayınvalide ve ona bağlı hareket eden kadınların gelinlere yönelik tutumu gelir.

Gerçi modern dünyanın pek de birey olmuş gelinleri artık eskinin kayınvalidesine de kayınpederine de toz attıran bir hüviyettedir. Ama yine de bu klasik sistemin, geleneksel yapının eski kadınının hükümranlığını toptan bitirecek bir noktaya ulaşmamıştır.

Diğer bir başlık ise -özellikle Doğu ve Güneydoğu’da işlenen- töre/namus cinayetlerinin azmettiricileri yaşlı ve ailede karar mekanizmasına katılmaya hak kazanmış kadınlar eliyle işlenen/işletilen cinayetlerdir.

Kadının, ailenin namusunun temsilcisi görüldüğü yaygın toplumda, aile namusu çoğu kez erkeklerle birlikte sürece katılan kadınların reyleriyle de kurtarılmaya çalışılır(!)

Sahi, artık şiddet dediğimiz zaman sadece fiziksel değil psikolojik, ekonomik, davranışsal, cinsel olanları da konuşuyorduk değil mi?

Peki, genç ve güzel kadınların hemcinsleri tarafından maruz bırakıldığı şiddet?

Kadına yönelik mobbing, cam tavan gibi uygulamaların sadece erkeklerden geldiğini hiç kimse iddia etmeyecektir sanırım!

İşyerlerinde genç ve güzel kadına en tahammülsüz halin, yıpratma politikasının diğer kadınlardan geldiği hepimizin malumu değil midir?

Mobbing, değersizleştirme, önünü kesme, kariyerini engelleme çabası erkekten geldiği zaman tel’in edenler kadından geldiği vakit neden görmek istemezler?

Üstelik sadece mesleki alanda değil lise yıllarından başlayarak eğitim hayatında güzel öğrencilerin kadın öğreticiler tarafından maruz kaldığı muamele bir psikolojik şiddet değil midir? (Bazen güzellik de aranmaz, kadın olmaları yeterli görülür.)

Yeri gelmişken üniversitemizdeki öğrenci işlerinden… ablayı anlatmak isterim. Orta yaşını aşmış suratsız memure, kız öğrencilerin işini savsaklarken aynı iş için giden erkek öğrencilerin isteklerini güler yüzü, kahkahasıyla hallederdi.

Bunu kadının kadına şiddetine örnek gösterebilir miyiz bilememem ama cinsiyet ayrımcılığı olduğu tartışılmaz bir hakikat!

Bir de evli çiftlerin dünyasına giren kolaycı, öz güvensiz, fırsatçı, maddeci vs vs kızların, evli adamı ayartma, evliliği yıkma girişimleri vardır ki bunun kadının şiddetine sağlam bir numune oluşturduğunu söyleyebiliriz.

Konu uzun, olay çok yer kısa…

En iyisi, araya giren bir başka kadın yüzünden fiziksel, psikolojik, ekonomik şiddete maruz kalan, yuvası dağılan Urfalı dört çocuk annesi kadının: “Özellikle genç kadınlar evli erkeklerden uzak dursunlar; bu, kadının kadına şiddeti değil midir?” haykırışıyla bugünkü sözümüzü de bitirmiş olalım…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mahire 2017-12-03 00:18:18

Çok güzel bir yazı Allah razı olsun malesef kadının kadına şiddeti var malesef