Şimdi yankılanacak bir hasretin avazıdır kalbimdeki… Kelimeleri kemâle erdirmenin derde tuz döküşüdür yokluğundaki varlık… Volkan ne ki, tüten tükenmişliği sayıklamanın filizlenişindesin… Bir türküye yüklemişim yüklemsiz sevdaları… Çöllere ve göllere maya çaldım kor diye… Sancıyı ne tarif etsin, kırık kadehlerdeki kısırlık şarabına suçu yüklemeli…

İçe bir hâller oluyor, için ta en içinde bir tüldür kalbi saran… Bir güldür kalbi yaran… Küldür aslında yara… Yâre yara bulaşmasın… Kalbe rıhtım gözlerin… Gözlerin, sözlerimin esiri, esirim eserine…

Kalp denen, ya ey, ey ah…

Hangi sırrın meltemindeyim…

Bilmediğim esrarın dallarını nasıl resmedeyim…

Gözlerinin esrarı böyle ifşasız iken, hangi tuvale hükmedebileyim…

Şu sazın teline günahlar yüklemeli, telin tınısındadır cehennem yanaklı, tınıda bir garip yara, yarada yâr… Yâr, yâr adıyla ahdayım…

Ah sen, hayat doğuyor gizinde, nasıl ne asıl biçimlenir içim, içim, için için saadet bulvarı, içim âşıklar meclisi, içim senin, seninim senin sermayen, sonsuzluk mevsimi, mutluluk merasimi, vuslat mayası, en iyi anlatan ve en derinlerde anlaşılan bir hâlsın ansızın, an sızın…

Bir daha ve her daha, seni kuşatıyor yaşamım, soluksuz ve sersemleşen bir güvercinin muştusudur kâinata müjdelenen… Müjdelenen ne… Kırk asır gibi geçen kırk yılın kuraklığıdır toprağın suya hasretindeki hâl, kalbimin kalbine hasretliği… Gel emzir kalbimi… Sürü sürü kuş uçsun… Avcılara ne ola…

Kalbi seviyorum… Kalpte bir var arıyorum… Akıp giden değil, akıp gelip donan bir hâl alıyorum… Tümüyle hazır, tümüyle kalbinden kalbime kuralsız bir ve hesapsız bir beklenti… Mevcudum kalbimde, mevcudiyetine… Mahrumum, mahcubum, mağdurum kalbin mecburiyetine…

Kalp denen hayret dergâhı ve sensin hasret karargâhı, menziline kanmışım… Kamışına yanmışım… Yangınında kalmışım… Diriliş teneşiri, sende yıkanmışım… Kalp, sensin adres, kaybolmuşlara, kayıp oluşlara…

Ey kalp, kristal kırılganlık, kifayet hânesi, yetim ümitler ocağı, darı aşk nazargâhı, narında dirilmişim, esrarına bilenmişim, hayretinle hâllenmişim, ey kalp… Yedi katlı gökler zahiri, ezel batını, ey kalp, metafizik makam, ya kalp, hüzünler diyarı, sevinçler baharı, aşk zerratı, âşıklar gözyaşısı, sancak diye bilinen makam… Ey kalp, kısık ateşler diyarı, sürüp giden sürgün…

Talibini arayan… Kalp denen…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner623

banner624