Trump’ın başta Müslümanların olmak üzere dünyanın gözüne soka soka, meydan okurcasına, sorumsuz ve seviyesiz bir şekilde, tarihte eşi görülmemiş büyük bir kibirle, küstahça adeta ben sizin babanızım, ben ne dersem o olur”edasında attığı Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak tanınmasına ilişkin yarım sayfayı kaplayan 14 saniyelik imza,”bir Müslüman olarak çok ağrıma gitti, izzetime ve gururuma dokundu. Trump’ın kaleminden mürekkep değil de Müslüman kanı akıyor gibiydi. Bu karar, daha şimdiden İslam Dünyası’nda büyük bir infial uyandırdı. Trump, kaosa imzayı çaktı, üçüncü intifadanın ateşini yaktı. Başta Filistin ve Türkiye’de olmak üzere Dünyanın dört bir yanında gösteriler var. Katil İsrail Filistinlilere karşı gerçek mermi kullanıyor, havadan bomba yağdırıyor. Bugüne kadar 4 Filistinli kardeşimiz şehit oldu, 2 bin civarında da yaralılar var. Bu saate kadar çıkan olaylardan ve bu saatten sonra çıkacak olaylardan, dökülen kandan ABD sorumludur. Trump’ın büyük bir cesaretle ve pervasızca atacağı adımların daha çok can sıkacağı, başta İslam dünyasının ve Ortadoğu’nun pek de hayrına olmayacağı seçildiği günden beri çok aşikârdı. Ki Bu tehlikeyi yine bu köşemizde 8 Şubat 2017 tarihinde, “Trump Amerikası Nereye Koşuyor?” (http://www.milatgazetesi.com/trump-amerikasi-nereye-kosuyor-makale,105056.html) başlığıyla kaleme almıştım. Ancak, Müslüman ülkelerden Trump’ın söylemlerine karşı kayda değer bir itiraz hiç yükselmedi. Trump, bundan büyük cesaret aldı ve patlamaya hazır bombayı Kudüs üzerinden İslam Dünyası’nın kalbine bıraktı.

KUDÜS, SİYASİ DEĞİL İMANİ MESELEMİZDİR.

Kudüs, İlk kıblegahımızdır, İslam dünyasının ortak mirası, yıllardır kor ateşte kanayan açık yaramızdır. Kudüs, Selahaddin Eyyübi’nin, Yavuz Sultan Selim’in bizlere emanetidir. Kudüs, bütün dinlerin özgürce ve kardeşçe yaşadığı İslam toprağıdır. Kudüs, göz bebeğimizdir, tükenmeyen özlemimizdir, aşktır, davadır, heyecandır, Miraç’ın ilk basamağıdır ve İslam’ın kırmızı çizgisidir. Kudüs, sadece Filistinlilerin veya Arapların meselesi değil, bütün dünya Müslümanlarının ortak meselesi, onuru ve izzetidir. Kudüs, İslam Dünyası’nın siyasi değil İmani bir meselesidir. Küfür, tek millettir, kâfirler de bir birlerinin dostudur. Ama İslam Dünyası paramparça, gaflet uykusunda, hasta yatağında, bir birinin etini yemekle, kanını dökmekle meşgul. Müslümanlar artık bu kavgaya son vermeli, ittihat ve ittifak etmeli. İslam Dünyası ya kader ve kaynak paylaşımında ittifak edecekler ya da aynen yüzyıl öncesinde olduğu gibi lime lime edilecekler.

ŞARTLARIN OLGUNLAŞMASINI BEKLEDİLER

Bu karar uluslararası hukukun ve BM kararlarının açık bir ihlalidir, yerle yeksan edilişidir. İki devletli çözümü yok edecek patlamaya hazır bir bomba gibidir. Başta Avrupa olmak üzere Batı dünyasında yaşayan radikal grupları harekete geçirecek büyük bir provokasyondur. Amerika’nın Ortadoğu’ya barış gelsin diye bir derdi olmadığının açık bir tezahürüdür. Arı kovanına çomak sokan Trump, çatışmaların fitilini ateşlemiştir. Ancak, sanmasınlar ki Ortadoğu’nun bir ülkesinde savaş ve yangın olduğunda başta ABD olmak üzere Batı dünyasında huzur ve barış bulunabilsin. Kudüs ile ilgili kararın ifşası için, aynen darbe hazırlığı gibi 22 yıldır şartların olgunlaşmasını beklediler, senaryolar çizdiler, üzerinde çalışılmış fitneler devreye koydular. Mısır’ın, Suriye’nin, Irak’ın, Yemen’in, Libya’nın hali ortada, hepsi tarumar. İsrail’in etrafında ona tehlike olabilecek, İsrail barbarlığını sınırlayabilecek hiçbir güçlü Müslüman ülke kalmadı. Suudi Arabistan Amerika’nın piyonluğuna resmen soyundu.Kala kala ayakta bir Türkiye bir de İran kaldı. Türkiye’yi de MİT Tırları operasyonları, 17-25 Aralık Fetö’cü emniyet ve yargı darbesi ve 15 Temmuz darbe girişimiyle yıkmaya, emperyalizme isyan ve itiraz edemez hale getirmeye çalıştılar ancak muvaffak olamadılar.

57 İSLAM ÜLKESİ DE ABD’DEN BÜYÜKTÜR

Bu provokasyon üzerine Türkiye’nin ortaya koyduğu tavır, sert tepkiler ve yüklendiği öncülük üzerine görülmüştür ki Türkiye, İslam Dünyası’nın bayraktarlığı ve sığınacak limanı konumunu net bir şekilde ortaya koymuştur.Filistin’de yapılan gösterilerde Filistin bayrağıyla beraber, Türkiye bayrakları sallanıyor. 57 ülkeden oluşan İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) bugün İstanbul’da Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın çağrısı ve başkanlığında Kudüs gündemli toplanıyor. Maalesef BM’den sonra en büyük birlik olan bu teşkilat Filistin meselesinde sonuç alıcı ve çözüm odaklı hiçbir kararın altına imza atamadı. Dünya beşten büyükse 57 İslam ülkesi de Amerika’dan büyüktür.Toplantıda kesinlikle 1967 sınırları esas alınarak, başkenti Doğu Kudüs olacak bağımsız Filistin devletinin tanındığı resmen deklare edilmeli. Karar geri çekilene kadar İsrail ile ilişkiler en dip seviyeye çekilmeli. İsrail’le zorunlu olmayan uçuşlar ve vizeler askıya alınmalı. Ancak kınama iradesi dışında bir iradenin ortaya konacağına inancım çok zayıf. İslam dünyasının sessiz ve tepkisiz kalmaya devam etmesi büyük felaketleri getirecektir. Kudüs, Mekke’nin kardeşidir, sessiz kalınırsa eğer bir sonraki adım Kâbe’dir, Mekke’nin işgalidir. Sonrası İstanbul’dur.Diliyorum Trump’ın bu provokasyonu İslam Dünyasının yeniden uyanışına ve ittifakına neden olacak bir musibet olacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.