Ulvi beyin kederli kalbine teselli vermek istedik. Yakın zamanda kaybetmişti çok sevdiği babasını.

Tarziye yeri köylerindeki baba eviydi. Niyet ettik oraya gitmeye ve hüznüne ortak olmaya. Yola çıktık ve yeşillikler arasındaki kısa gezintiden sonra oradaydık.

Ulvi bey kısa süreliğine ve hemen geri gelecekmiş talimatıyla bir tarziyeye gitmişti. Yoktu evde. Kapıyı çaldık. Ses gelmeyince geri dönelim diye düşündük. Tam o esnada Sami Efendi diye biri tarafından içeri buyur edildik. Hemen arz-ı hürmet ettiler. Ulvi beyin geleceğini söylediler.

Tarziye evinin avlusunda oturduk. Ardından Fatihalar okuduk. İkram edilen o güzel sütü içtik. Ulvi beyi beklemeye geçtik. Lakin Sami Efendinin hali bizlerde merak uyandırdı. Ağzı maskeliydi. Konuşmak istemiyorcasına bir haldeydi. O da galiba bu halini merak ettiğimizi hissetti. Çekinerek de olsa hikayesini usulce anlatmak istedi.

-Kusura bakmayın hocalarım. Ben nakil olmuşum. Şükürler olsun bu halime. Sıhhat ne büyük bir şeymiş asla anlatılamaz kelimelerle.

Sami Efendinin bu ifadeleri bizi hassas olmaya davet etmişti. İçimizde olan doktorun dikkatini daha çok celbetti. Doktor beyimiz merakla cevabını beklediği soruyu hemen sordu.

-Karaciğeri akrabalarınızdan buldunuz herhalde. Siz çok şanslı hastalardan olmalısınız.

Doktorun bu ifadelerine karşı Sami Efendi derin bir iç çekti. Sonra konuşmaya devam etti.

-Hayır efendim. Bana ciğerini vermek isteyenlerin kanı uyuşmuyordu. Kanı uyuşanlar ise vermekten kaçınıyordu. Artık hastalığım çok ilerlemişti. Şişten bütün azalarım kayboluvermişti. Her defasında suları alıyorlardı doktorlar. Eğer organı bulamazsam kısa süre sonra hayatın sonlanacak diyordular. Umudumu kaybetmeden çırpınıp duruyordum. Bir kapı açması için sürekli Allah’a yalvarıyordum.

Bir gün hiç beklemediğim bir şey oldu. Köyümüzde komşumuzun oğlu Kahraman beni buldu.

-Sami Abi sana ciğerimi vermek istiyorum. Nedenini sorma sonra anlatırım dedi.

-Tam ümidim zayıflamışken bir kapı açıldı. Köyümüzün Kahramanı olan komşumuz ise cılız yapılıydı. Ama bu şansı denemek istedim. Aldım Kahramanı doktoruma geldim. Doktor beni görünce hoş amedide bulundu. Yüzümdeki tebessümden dolayı etrafı kolaçan ediyordu. Beklediği kişiyi Kahraman olarak görmek istemiyordu. Onun cılız bedeninden böyle bir organın çıkacağını tahmin edemiyordu. Duyunca benim devamın kahraman’da olduğunu. Burun ucuyla bir bakalım da görelim der gibi oldu.

Son bir ümitle hepimiz sarıldık Kahraman’a. Rabbim şifamı koymuştu onun ciğerlerinin dokuz yüz gramına. Her şey tamam oldu. Ameliyat masasına yatırıldık. Şifa kapısını bir kez daha onun vasıtasıyla araladık. Doktorlar da hayret etti. Kahraman’ın ciğeri ikimize de yetti.

-İşte böyle bulduk ihtiyacımız olan organı. Siz hâlâ merak ediyorsunuz Kahraman nasıl verdi bana bu organı. Öyleyse onu da anlatayım size.

Birgün hastalığım yine çok ilerlemişti. Doktora gitmiştim. Çocuklarım yalnız kalmıştı köyde. Kahraman gelmiş bizim eve. Çocuklarımın halini görünce karar vermiş organını bana vermeye. Dönünce ben hastahaneden dedilerki çocuklarım böyle bir şey oldu. Kahraman abi geldi seni sordu. Biz bu durmları konuşurken Kahraman girdi içeriye. Neden ciğerini vermek istediğini anlattı bize.

-Ben küçüktüm Sami abi. Babama yüksek gerilimli elektrik çarpmıştı. İki sene sıkıntıda kalmıştı. Son altı ayı felçli geçti. Bu halimizde kimse bize sahiplik etmedi. Yalnız kalmıştık. Etraftan da çok şeyler duymuştuk. Siz bize şefkat ettiniz. Bazen poşetlerle gelir sevgiyle başımızı okşardınız. O günler benim hüzünlü hayatımın en hatırlı günleriydi. Bugün çocuklarınızı gürünce o hatırı tutmak gerekirdi.

Çocukluk masumiyetimle söz vermiştim kendime. Bir gün ben de bir iyilik yapmalıyım Sami abime diye. İşte bugün o gündür. Umarım sizin gibi olanlar heb benim gibileri bulur. Her iyilik insanlık binasının bir yapı taşıdır. Ben de bu binaya taş koyanlardan biriyimdir dedi.

-İşte hocalarım durum böyle oldu. Hangi nimeti size anlatsam. Hastalık nimetini mi. Sağlık nimetini mi. Kahraman’ı bana gönderen Rabbe ne kadar şükretsem azdır. Ama bütün nimetler galiba zıttıyla bilinir.

Çok heyecanlanmıştı Sami Efendi. Biraz da yorulmuştu. Doktor arkadaşımız özellikle dinlenmesini istedi. Onun bu hali bizi kendimize getirdi. Bir kez daha anlamıştık bizde var olan nimetlerin ne kadar kıymetli olduğunu. Hem iyilik yaparken aslında neticenin düşünülmemesi gerektiğini.

Sessizliğe bürünecekken biz Ulvi bey kardeşmiz girdi içeri. Selamlaştık. Tarziye verdikten sonra kalkmak istedik.

-Bir haller olmuş gibi dedi sizlere. Yoksa Sami sizlere hastalık hikayesini mi anlattı.

Sesimizi çıkarmadık. Dersimizi aldığımızı söyleyerek oradan ayrıldık.

Hep beraber Kanuni’nin malum beyitini terennüm ettik.

Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi

Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi

Bir tarziyeden dahi payımıza düşen hisseyi alarak evimize geldik. Sağlıklı olmanın ve iyilik yapmanın ne kadar büyük bir şey olduğunu derhatır ettik. İyiliğin kimden ve ne zaman geleceğinin sırrı karşısında da hayret ettik.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2017-10-21 00:15:12

Allah razı olsun o kahraman kardeşimiz den. Ulvi beyinde sabrını Allah'ım artırsın mekanı cennet olsun. İnsan namaz kılarak dua ederse Yaradanimiza; Allah ım dualarımızı icabet eder bir kulunu vesile kilar, Bir işi Allah rızası için yapabilmek çok önemli yazarımız konuyu çok güzel anlatmis.boyle insanların olması çok guzel, İslam ülkesinde olmak yaşamak devleti yönetenlerin İslama önem vermesi.tip da çok ilerledi ülkemiz AKP iktidarıyla sağlıksal çok ilerledi maşAllah Darısı eğitimin başına insAllah

Avatar
İzzet ölmez 2017-10-22 21:18:00

Allah iyikik etmeyi / iyilik bulmayı nasip etsin.

Avatar
İsmail 2017-10-24 13:25:48

Anlattığınız köyde yaşıyorum. Olay bire bir gerçektir. Allah razı olsun kardeşimizden. Allah sayılarını artırsın.