Birisi için “O çok zekidir” dediğimizde tam olarak hangi niteliğini överiz? Hangi özelliğini methederiz. Zekâ terimi, çok açık ve anlaşılır gibi görünmesine rağmen, kolayca tanımlanabilir bir vasıf değildir. Bu kadar zor bir terimi  günlük hayatımızda çok sık ve rahat kullanmamız da anlamını bambaşka boyutlara taşıyor.

Birçok kimse bu konu üzerinde çok düşünmez ve farklı durumlarda farklı özelliklere işaret edecek şekilde bu sıfatı kullanır. O hâlde zekâ denilen insan niteliğinin hangi özelliklerden oluşabileceği üzerinde daha iyi düşünülmesi gerekiyor.

 Aslında zekâyı hayatın her alanındaki pek çok niteliği birleştirebilecek genel yapılar ile açıklamak belki de daha doğrudur. Örneğin kimi kuramcılar zekânın çevreye uyum yapmakla ilgili bir işlev olarak ele alınması gerektiğini dile getiriyor.

 Pek çok araştırmacı düşünür zekanın muhakeme etme, planlama sorun çözme, soyut düşünme, karmaşık fikirleri kavrama, hızlı öğrenme ve deneyimlerden sonuç çıkarma ile birlikte birçok başka şeyi de içeren genel bir yetenek olduğunu düşünülüyor. Ancak yine de zekânın kesin ve net bir tanımını yapmak hala çok zordur.

 Ben biraz daha günlük kullandığımız, halk arasında yüklenen anlamla izah etmeye çalışayım. Zeki kişi dendiğinde o kişinin çok başarılı, yüksek okullarda okumuş kişilere kullanılıyor ve çoğu toplum tarafından çok saygıyla karşılanır, büyük değer görürler.

 Üstün zeka, yada parlak zeka mutluluğun, başarının ayaklarımıza serilmesi demek değildir, zaten böyle birşey de mümkün değildir. j.Rousseau durumu güzel ifade etmiş; Parlak zeka, insanı bütün nimetlere kavuşturmaz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.