Eğitim ve öğretim döneminin sonuna geldiğimiz şu günlerde, öğrencileri karne ve tatil merakı, öğretmenleri karne telaşesi ve tatil heyecanı sardı. Öğretmenlerin hangi sınıfa ne ödev vereyim arayışı varken öğrenciler inşallah  ödev olmaz modunda, veliler ise çocukların tatili boş geçirme riskine karşı tedbir alma çabasındalar. Sanırım kısaca özetledim.

Not ve puanların olduğu bir karne; çocuğun gerçekten seviye ve durumunu, gelişimini tam olarak göstermez, gösteremez. Sadece bilgi ve fikir veren bir araçtır. Aslında karneye yüklediğimiz anlam, karneye bakışımızı da etkiliyor. Belki biraz bu anlam üzerinde dursak iyi olacak.

Öğretmen bakışı; not ve puanlar öğrenciyi motive edecek bir araçtır. Tehdit ve korku amacı için kullanılacak bir silah değildir. Öğrenciler ne kadar öğrenmiş değil de, ne kadar öğretebilmişim gibi bir yorum olabilir. Özellikle yıl sonunda  verilen notlar öğrencinin bir sonraki yıl motivasyonunu derse ve öğretmenine bakışını direk etkiliyor. Çok fazla not verilmesi öğrencinin ‘çalışmama gerek yok’,  notun az verilmesi (en azından öğrencinin öyle düşünmesi) öğrencinin ‘yapamayacağım, olmuyor’ endişesine kapılmasına sebep oluyor. Denge önemli. Son hafta bu anlamda öğrencilerle yapılacak küçük sohbetler yeni yılda öğrencinin ders başarısını, derse olan ilgisini direk etkileyecektir. Küçük dokunuşların öğrenci de büyük etkileri doğuracağı kanaatindeyim.

Öğrenci bakışı; öğretmenin konuyu anlattıktan sonra, kim ne kadar dinlemiş, not tutmuş, çalışmış, tekrar etmiş bunun hakkında fikir veren bir araç. Dersi ve öğretmeni ne kadar ciddiye almış, verilen ödevleri ne kadar yapmış, ne kadar çaba ve gayret sergilemiş, ne kadar konu ile ilgili araştırma yapmış bunların hakkında fikir veren bir araç.

Veli bakışı; derste işlenen bir konu ile ilgili öğrencinin ne kadar gayret ettiğini, ne kadar ciddiye aldığını, ne kadar çalıştığını gösteren bir araç. Bilgisini sınavlara ne kadar yansıtabildiğinin bir göstergesi. Öğrencinin zekâsı ve kapasitesi hakkında fikir vermez.

Eğitim yöneticisi bakışı, yukarıda anlattığım karneye ve  nota olan bakış çerçevesinde öğretmenlerini, velilerini ve öğrencilerini bilgilendirmeleri ve bilinçlendirmeleri son hafta yerinde bir çalışma olacaktır.

Karne ile beraber bir tatil süreci başlıyor. Milli Eğitim böyle bir tatil öngörmüş. Karneyi alan her öğrencinin hakkı var. Karnenin içeriği tatili hak etmiş ya da etmemiş gibi bir sonuca götürmüyor. Karneden ders çıkarıp tatil değerlendirilebilir, bir fırsata dönüşebilir. Çocuklara daha çok etkili vakit ayırmak için, farklı aktivitelerle beraber zaman geçirmek için bir fırsat. Uyumak, dinlenmek, bilgisayar, cep telefonu ve TV’de vakit harcamak için değil. Farklı yerlere, fuar, organizasyonlara katılıp gezip öğrenmek, yenilenmek için bir fırsat olabilir. Bu tatil yeni kararlar almak,  yeni bir başlangıç yapmak için zihinsel bir dönüşüm açısından da bir fırsata dönüştürülebilir.

Tatil için mutlaka ödev verilecekse, araştırma ödevi olabilir, öğrencinin gelişimi için düşünmeyi gerektiren bir ödev olabilir. Sadece  dönem konularının tekrarını gerektiren bir ödev  sıkıcı ve yorucu olabilir. Uygulama gerektiren bir proje ödevi mesela, öğrenciyi hem heyecanlandırıp hem de öğrenmeye sevk edebilir. Bir deney düzeneği kurmak, bir makine yapmak gibi…

Karneye, tatile ve ödevlere; veli, öğrenci ve öğretmen olarak nasıl bir mana yüklersek ona göre neticeler alırız. Değil mi?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.