Fark ettiniz mi?

Biraz sustu. Herhalde ikna oldu. Sanırım orucu o da tuttu. Başımızın etini yemeyi bıraktı nefis… Arsız dilenci. Yerli yersiz ergen.

Fark ettiniz mi?

Kapısına(ağzına) kilit vurulmuş, iki pencereli(iki göz) kubbemizde kanat sesleri duyuluyor yalnızca. Bir şeyler havalanıyor. Uçuşuyor içimizde.

Oruç kafa dinlemek gibi.

Kafamızın tasında sahne almış gereksiz sesler korosunun işine son vermek.

En başta tabak ve çanağın sus pus oluşu. Çatal ve kaşığın istirahati. Ramazan nedeniyle kapalıyız diyen ağızlar. Mideye bir ay kendini toparlama izni. Aman ne güzel… Ne iyi. Koşturmacaya az ara. Ne yicez? Hazır mı? Ne zaman pişecek? Çok tuzlu olmuş. Az şekerli. Yağlı. Kupkuru. Yetmez. Arttı. Yarın ne yicez…

Mutfak emekçilerinin ve erzakı mutfağa taşıyanların, kadın erkek insanın yüklerinin biraz hafiflediği günler. Bu kadar koşmaca, bu kadar gayret doyalım diyeymiş. İnsan midesinin hamalıymış. Kendini taşıyormuş sırtında en çok. Karnını sırtlamışmış meğer.

Kendisini dinleyen kafanın ilk sorusu: Karın doyurmayı bu kadar abartmanın nedeni ne? Devam ediyor sorular. Bir çeşit yemekle haydi haydi, iki çeşitle tıka basa doyabilecekken bu işi bu kadar abartman sanki başka açlıkların olduğunu açığa çıkarıyor. Asıl açlığını ele veriyorsun. Ne dersin?

Sonra şişmanlıyorsun bak!

Buzdolabının etrafında fazla dönüyorsun. Sırf yemek yüzünden yakınlarınla tartışabiliyorsun. Lokantalara seferler düzenliyorsun. Ya da eve ısmarlıyorsun. Kebap ya da her daim lüks beslenmediğin sürece kendini bir şey yemiş saymıyorsun. Miden kör mü, yoksa gözlerine mi yerleşmiş miden belli değil. Gözünü doyuramıyorsun.

Çorbası, ana yemeği, baba yemeği, pilavı, salatası, ayranı, tatlısı derken mükellef bir sofa-masadan kalkıyorsun. Meyve geliyor. O bitmemişken çerez geliyor. Pastanın hastasısın. Ve sınırsız içecek. En çok ta çay…

Ya senin yoksa başka bir sıkıntın, başka bir arayışın mı var? Vallahi bak! Senin canın sıkkın. Başka bir şeye açsın da ona kanmadığın için sürekli bir şeyler atıştırarak mutlu olma çabasına girmiş olabilirsin. Başka bir şeyi arıyor da bulamıyor gibi hallerin. Daima yiyerek var olmaya çalışman ürkütücü. Çünkü böyle sade mide oluyorsun. Sade karın boşluğuna düşüyorsun. Çıkaramıyorsun kendini o boşluktan. Kendi kabına düşmüş ve debeleniyor gibi. Sin. Yim.

Hey büyük! Çıksana oradan!

Şimdi kafanı dinlerken kendini daha net görebiliyorsun. Tokluk köreltiyor. Aşırı tokluk göz oyuyor. Göz boyuyor.

Bir kere üçüncü göz kepengini hep kapatıyor. Tıka basayken. Yani nefesi zor alıyorken. Yani art ardına geğiriyor ve etrafına yaşattığın rahatsızlıktan özür dilemiyorken. Yani hiç te değerlerine uygun beslenmediğin halde utanmadan bağıra çağıra “elhamdülillah” çekerken.

O doymalarda “Bi gözlerim açıldı. Kendime geldim.” Diyen çok zaman senin şeytanın. Sen değilsin. Bir de şu var. Bahsettiğin gözlerin açılıyorken neden hep gönlünün kapanışını izliyoruz?

Gerçekten neyin var? Sanki sadece bir kabın, karnın varmış gibi davranman seni de endişelendirmiyor mu?

Şşşt! Başkalaşıyor musun yoksa sen? İnsan olarak yaratılmışken…

Etrafa bak! Bir sen varsın. Bir de kendi gök kubben.  Yani kafan. Şimdi söyle! Kimse duymazken, de bunu kendine.

Hala insan mısın? Yoksa çıkıyor musun insanlıktan? Bunu bir de kime sorsan?  Sürekli önüne gelen her şeyi yiyen, gelmediğinde tepinen, gelmesi için hayatı boyunca sabah akşam gereksiz derecede didinen varlığın adı nedir? Bu karmaşada bırak başkayı, diğeri kendi içinde gezinen ruhuyla bile tanışamayanın adı? İçine hiç kapanamayan, dışına hiç çıkamayan, kendini aşamayanın adı? Yokluk mudur yoksa? Var olamayan mıdır?

Aslında insan olarak dünyaya gelmiştir. Sonra hayatına sadece bir mide, bir karın boşluğu olarak devam etmiştir. Tir. Tır. Mış.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.