Daha evvel de zikrettiğimiz üzere ABD’nin değişmez politikaları vardır. Başkan hangi görüşe sahip olursa olsun, namı değer MÜESSES NİZAM daima son sözü söyleyen unsurdur. Tabi din, silah ve para lobilerinin bu hususta etkin rol üstlendiği de bir gerçek. Amerikan tarihine aynı gözle bakılırsa sayısız misaller verebiliriz. Bu hep böyle olmuştur. Bundan sonrada pek değişeceğe benzemiyor. Tıpkı Trump'ın, YPG'ye silah vermeyeceklerini açıklamasına rağmen Pentagon'un aksi tavır sergilemesi gibi…

Fakat alınan karalar nasıl kolay kolay değişmezse, konjonktürel şartlara göre de yenileneceğini unutmamak elzem. Bu kimi zaman tehir, kimi zaman oyalama, kimi zamanda en az hasarla durumu kotarmakla matuf. Hoş! Fayda zarar analizinde, zarar tarafı ağır basan bir politikayı göz göre göre de diretecek değiller.  

O nedenle ABD'den gelenlerin, neden geldiği ve neler söylediği bu çerçevede değerlendirilmeli. Yoksa Amerika’nın olası mezhep savaşını önlemek, Türkiye'ye yönelik terör tehditlerini bertaraf etmek, PKK/YPG, DEAŞ vb. terör örgütlerini bitirmek yâda bölgeye huzur getirmek için gelmediği muhakkak. Ettikleri laflar her ne kadar bu yöndeyse de “ainesi iştir kişinin lafa bakılmaz” realitesi asıl olanı ispatlar nitelikte.

Bu noktada Devletimizin, ABD yönetimiyle ETİK koşullarda diplomatik bağı kopartmaması elbette ki yerinde bir davranış… Lakin karşımızda yaptıkları yapacaklarının delili olan bir ABD söz konusuysa, durup bir kere daha düşünmek gerekiyor. Kaldı ki “PYD/YPG’yi PKK ile savaştıralım” dan tutunda, “YPG’ye ağır silah vermedik ki toplayalım” ve “Türkiye’ye seyahat uyarısı mı yayınlamışız” gibi zavallı söylemler KARAKTERİSTİK özellikleri…

Anlayacağınız ABD; bu aralar oyun kurmaktan daha çok, sıkışmışlıktan kurtulmak adına OYUN BOZUCU bir tarz takınıyor. Kısaca uyguladıkları yöntem Türkiye’yi YORARAK enerjimizi tüketmeye endeksli seyrediyor. Yoksa Irak ve Suriye’yi parçalama, Türkiye’yi çevreleme, Rusya’nın etkinliğini kırma ve İpek Yolunu tahakkümü altına alma hedeflerinde, en ufak bir sapma olduğunu iddia etmek saf dillilik olacaktır.

O cihetle Devletimizin; Tilerson ve Master’ın söylemlerini sahada filen görmek istemesi gayet doğal. SONUÇ ALICI bir şart getirerek sınırlandırması da… Fakat sadece bu bile birilerini endişelendirmiş olacak ki bir anda Esed’in PKK/PYD ile anlaştığı ve rejime bağlı milislerin Afrin’e gideceği haberleri düştü. Akabinde yaşanan bir dizi telefon trafiğinde KARŞILIKLI İŞBİRLİĞİ VE EŞGÜDÜM MESAJLARI verilirken, Devletimizin “Suriye hükümet güçleri bu yola girerse sonuçları olur” şeklindeki kararlılığı, bir kes daha teyit edilmiş oldu.

Gelinen aşama için tabi ki birçok FARKLI İHTİMALDEN bahsedebiliriz. Mesela rejimin Rusya’dan habersiz adım atmayacağı düşünürse, bu olay ilk etapta Rusya ve ÖZELLİKLEDE İRAN’I işaret ediyor. Ve ilerisi için bir samimiyet sorgulamasına kadar yolu var. Zira Afrin’e yeltenenlerin İran destekli milisler olması fazlasıyla şüpheli durum. İran resmi makamlarının bu yönde tatmin edici bir açıklama yapmaması ise manidar.    

Diğer ihtimal ise Amerika BM temsilcisinin; “önceliğimiz artık Esad'ı görevden indirmek değil" sözlerinde gizli.  Sonrasında Felix Gedney’in "Esed kontrolündeki bölgelerde operasyonları sürdürmeyeceğiz" ifadelerini de üst üste koyarsak, acaba “Esed’le gizli bir mutabakat mı sağlandı” sorularını akıllara getiriyor.  Öyle ki REJİMLE ANLAŞTIĞI söylenen PKK/PYD’nin,  ABD ile olan yakın teması herkesçe malum. Yani Afrin’de ne kadar kaotik bir iklim oluşursa, ABD’nin o derece Mümbiç ve Fırat’ın doğusunda rahat nefes alacağı yadsınamaz.

Taktir edersiniz ki hadise şuan için çok sıcak ve manipülasyonlara açık. Fakat saydıklarım her ne kadar ihtimal dahi olsa, bugün yüzümüze gülenlerin Afrin’de bir çıkmaza girmemizi beklediği gibi bir gerçeği değiştirmez. Hal böyleyken her kim kendi çıkarlarını ortak çıkarlarımıza bağlar ve samimi olursa bölgede kazançlı çıkacaktır. Çünkü kimse YPG ile artık yol alamaz. TÜRKİYE izin vermediği sürece de buralarda at oynatamaz. Anlamayanlara Afrin’de anlatacağız. Denemesi bedava…

Vesselam…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSIZ 2018-02-22 00:36:55

Yazarımızın kalemine ve gönlüne sağlık yazarımıza tamamen katılıyorum Ben burada İran'ın Ne yapmaya çalıştığını bir türlü anlayamadım Halbuki Afrin ve Münbic e doğru ilerleyecek olan operasyonda İran'nın da Türkiye safında yer almasını beklerdim Allah'ın izniyle bu operasyonu da başarıyla bitireceğiz Allah'ım zeytin dalı operasyonu Muzaffer eylesin artık bütün dünya ABD'nin ve İsrail'in Terör devleti olduğunu biliyor Allah'ım teröristleri destekleyenlere ve teröristlerle iş tutan devletlere fırsat vermesin oyunlarını başlarına çevirsin İslam ülkelerine birleşmeyi nasip etsin