Bölgemizdeki küresel mücadele devam ediyor. Bunun yansıması olarak da uzun zamandır Milli birlik ve bütünlüğünü hedef alan bir terör tehdidi altındayız. Özellikle kardeş bölge halkının baskı altına alınarak, oluşturulmak istenen terör koridoru bunu bir beka meselesi haline getirdi. Keza onca uyarımıza karşın terör örgütü ne silah bırakıyor, nede çekilmeye yanaşıyordu. Yürütülen DİPLOMATİK ÇABAYA rağmen, belli odakların teröristlere verdiği destek ise cabası…

Bu yetmezmiş gibi aklımızla alay etmekten de hiç çekinmediler maalesef. PYD/YPG’yi "Operasyonel işbirliği" zırhına bürüyerek, SDG şemsiyesi altında kamufle etmeleri başka nasıl izah edilebilir ki? “Terör unsurlarının Fırat’ın doğusuna çekileceği” sözü de bundan farlı değildi. Zira örgüt, ABD bayrağı altında bölgede varlığını hep sürdürdü. Tepkiler üzerine, Trump’dan; “Türkiye’nin endişelerini anlıyoruz” açıklaması bile geldi. Akabinde ise “silah yardımı yapılmayacak” şeklinde devam ettiyse de, binlerce tır silah yardımı hiç kesilmedi.

Anlayacağınız ok yaydan çıkmıştı bir kere.  Devletimize; BM’nin terörle mücadeleye yönelik bir takım kararları ile 51’inci maddesinde yer alan “MEŞRU MÜDAFAA HAKKINI” işletmekten başka bir seçenek bırakmadılar. Nihayetinde de beklenen oldu. Kahraman Türk Ordusu Afrin’deydi 20 Ocak itibariyle. Bölgesel barışın temellenmesi amacıyla Zeytin Dalı Harekâtı başladı. Suriye’nin toprak bütünlüğünün esas alması ve sivillerin zarara uğramaması bağlamında ise adına yaraşır bir istikamette seyrediyor.

PKK/KCK/PYD-YPG, DEAŞ gibi terör örgütlerinin, adeta üs edindiği Afrin bölgesi ilk adımdı belki. Tehlikenin bertaraf edilmesi için sırada Membiç ve hatta bir Kandil operasyonu da ihtimaller arasında. Öyle ki sınırlarınızın dışında bir sorun varsa ve bu içeriye aksediyorsa, en akıllıca yolun sorunu dışarıda halletmekten geçtiği kesinlikle yadsınamaz.

***

Böylece her kes için kritik bir dönemin işaret fişeği ateşlendi. Mevcut durumda bölgedeki kartların yeniden karılması ve ona göre dağıtılması neredeyse kaçınılmaz. Bazı devletlerin; Harekâtın başlamasından önce ve sonraki tutumları, ilerisi için yeni bir KONSEPTİ İnşa edecek. Zira “iki ileri, bir geri” yapılan farklı tonlardaki endişe açıklamaları, bu noktayı fazlasıyla işaret ediyor. Yani Devletimizin operasyonel başarısı ve kararlı duruşunun, bu anlamda belirleyici olacağını söylemek mümkün… Kaldı ki söz konusu kararlılık, bölgedeki birçok hesabı açılmamak üzere kapatacak seviyede.

Elbette bunun yerine, yenilerinin peyda olması kuvvetle muhtemel. Nitekim attığımız kararlı adımın, ABD ve Rusya kadar diğer ülkeler tarafından görüldüğüne hepimiz şahidiz. Bu açıdan Rusların çekilmesi, İran’ın stabil tavrı ve ABD’nin “beraber çalışabiliriz” ifadesi, bir mecburiyetin ürünü şeklinde değerlendirilebilir. Fakat Fransa’nın bugüne dek gösterdiğinin aksine, soyunduğu rol kapma çabası ilerisi adına bazı ipuçları veriyor. Tabi Devletimizin 2012 den beri direttiği “güvenli bölge” tezinin, şimdilerde ABD tarafından PAZARLIK olarak sunulması da bir o kadar manidar.

Takdir ederiniz ki o köprünün altından çok sular akmıştı artık. Şayet ABD’nin bu teklifi mevcut şatlarda kabul edilse, bu sefer söz konusu bölgelerin kimler tarafından (Türkiye, ABD, Rusya, İran, Suriye veya ÖSO) korunacağı tartışmalarını gündeme getirecek. O cihetle Devletimiz kazandığı tecrübe gereği buna ihtiyatla yaklaşacaktır muhakkak. Ancak Güvenlik Zirvesinde “3,5 milyon mülteci evlerine dönene kadar operasyonlar sürecek” ilanı, yeni dönemin şifrelerini vermesi bakımından elzem. 

Hülasa oldukça kritik günlerden geçiyoruz. Çünkü bizi başarısız kılmak adına türlü dezenformasyona başladılar bile. Yok siviller hedef alınıyor, Kürtler katlediliyor, yok şu yok bu… Hemen hepsi harekâtın meşruiyetini maniple etmekle matuf...  Hatırlarsınız aynı YALANLARA, Doğudaki çukur eylemlerine müdahale ettiğimizde de rastlamıştık. Ama nafile! Bu ihanet içerikli yalanlar, o günde tutmamıştı bugünde tutmuyor, yarında tutmayacak inşallah.  Söyletenlere duyurulur.

Vesselam…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2018-01-25 00:50:02

Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere diplomasi dili kullanilarak Nato Ülkelerine ve Batıya Zeytin Dalı operasyonu anlatılmaktadır. Zaten operasyonun adı herşeyi anlatıyor.artik bölge insanı herşeyin farkında bilgi kirliliğine aldırış edilmiyor. Bizlere düşen görev Devletimizin yanında olmaktır. Birde Cumhurbaşkanımız sayın Erdoğan in kıymetini bilelim. ALLAH im Zeytin Dalı operasyonunu Muzaffer eylesin.

Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2018-01-25 00:50:55

Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere diplomasi dili kullanilarak Nato Ülkelerine ve Batıya Zeytin Dalı operasyonu anlatılmaktadır. Zaten operasyonun adı herşeyi anlatıyor.artik bölge insanı herşeyin farkında bilgi kirliliğine aldırış edilmiyor. Bizlere düşen görev Devletimizin yanında olmaktır. Birde Cumhurbaşkanımız sayın Erdoğan in kıymetini bilelim. ALLAH im Zeytin Dalı operasyonunu Muzaffer eylesin.

banner624