Yıllar önce bir toplantıda yaşanmış hatıradır bu. Yüreği Anadolu sevdasıyla dolu hikâyeci ağabeyimiz Şerif Aydemir, ömrünü Kerkük’e adamış, bu müstesna şehrin edebiyatını, folklorunu kaleme almış zatı görür. Uzaktan uzağa tanıdığı ve çok sevdiği bu kişi, Prof. Dr. Suphi Saatçi’dir. Yanına yaklaşır ve “Merhaba Kerkük Ağabey!” diye selam verir. Bu hitap şekli, Suphi Hocayı çok duygulandırır, düşündürür de. “Bana bugüne kadar hiç kimse böyle hitap etmemişti. Teşekkür ederim, bana mesuliyetimi bir daha hatırlattınız.” der.

İstanbul’da kültür sanat çevrelerinin çok sevdiği simalardan olan Suphi Saatçi Hoca, 1946 yılında Kerkük’te doğdu. İlk ve orta öğrenimini Kerkük’te tamamladı. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (bugünkü Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi)’nin Yüksek Mimarlık Bölümü’nü bitirdi. Bir süre tarihî çevre koruma ve restorasyon alanında serbest çalıştı. Bu arada çeşitli kurum ve kuruluşlarda tarihî çevre koruma uzmanı olarak danışmanlık yaptı. Kerkük Kenti ve Ev Mimarisi konulu doktora tezini 1992 yılında (İTÜ Mimarlık Fakültesi Restorasyon Ana Bilim Dalı’nda) tamamladı.       1994 yılında doçent oldu. 2002 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Mimari Restorasyon Programı’nda Profesörlüğe atandı. 1 Şubat 2011 tarihinde Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde Rektör Yardımcılığına atandı. Daha sonra bu görevinden emekli oldu. Evli ve bir kız çocuğu babası olan Saatçi’nin, ulusal ve uluslararası sempozyum ve toplantılarda sunulmuş bildirileri ve yayımlanmış bir çok makale, inceleme ve araştırma yazıları vardır. Mimar Sinan ve Osmanlı mimarlığının klasik çağı hakkında araştırmaları ve kitapları bulunuyor. Bugün mimarimizi en iyi bilen sanat tarihçilerimizdendir. “Mimarî Mirasımız ve Camilerimiz” başlıklı konuşmasını 12 Temmuz 2012 tarihinde Bâbıâli Sohbetleri’nde dinlemiştik. Hepimizin dünyasında yeni ufuklar açmıştı. Hocanın Kerkük’le ilgili eserleri ise şunlardır: Kerkük Çocuk Folkloru, Irak Muasır Türk Şairleri Antolojisi, Kerkük’ten Derlenen Olay Türküleri, Tarihî Gelişim İçinde Irak’ta Türk Varlığı, Kerkük Güldestesi, Kerküklü Mehmet Râsih Öztürkmen, Tarihten Günümüze Irak Türkmenleri, Kerkük Evleri, Hasretin Adı Kerkük, Kerkük’ün Sönmez Ateşi İzzettin Kerkük Armağanı, Kent Dokusu ve Geleneksel Evleriyle Kerkük, Irak Türkmen Boyları Oymakları ve Yerleşme Bölgeleri.

Suphi Saatçi ömrünü Irak ve Suriye’deki Türkmenlere adamış bir gönül insanıdır. Ötüken Neşriyat’tan çıkan Hasretin Adı Kerkük kitabı, doğduğu toprakların hasretiyle yanıp kavrulan yazarın memleketiyle kucaklaşmasının hikâyesidir. Özlem ve duygu yüklü sayfalarda, Kerkük’te, Erbil’de, Halep’te, Tuzhurmatı’da, Musul ve Telafer’de yaşayan Türkmenlerin çile dolu hayatlarını anlatıyor. Türkmenlerin bin yıldan beri vatan bildikleri toprakları dile getiriyor. “Başımın Tacı Kerkük” şiirinde hislerini şöyle terennüm ediyor: “Çift hecelik adın var / Doyum olmaz tadın var / Tarihlerde yâdın var / Başımın tacı Kerkük // Gökte ayım yıldızım / Yürekte acım sızım / Hem türküm hem de sazım / Başımın tacı Kerkük // İstemem başka diyar / Türkmen’e Kerkük uyar / Olma sen ağyara yar / Başımın tacı Kerkük // Türkmen’in övüncüsün / Yurdumun sevincisin / Bulunmaz bir incisin / Başımın tacı Kerkük”

Suphi Hoca vefalıdır, kadir kıymet bilir. Kerkük’ün sembol isimlerinden İzzettin Kerkük’ün vefatından sonra Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi’nde bir anma toplantısı düzenlemişti. 22 Mayıs 2014 tarihinde gerçekleşen o programda anlattığı hatıralardan biri şöyleydi: “Merhum İzzettin Kerkük fikri takip sahibiydi. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın çocukluğunun Kerkük’te geçtiğini öğrenir, hocanın peşine düşer. Her hafta gider, Kerkük hatıralarını yazmasını ister. Peşini bırakmaz. Tanpınar bir gün yine menfi cevap verirken  İzzettin Kerkük’e, ‘Galiba Allah beni sana mahcup etmek için yarattı.’ der. Gün gelir, Tanpınar fırsat bulup Kerkük hatıralarını yazar ama bu sefer İzzettin Bey gidip isteyemez, çünkü memurdur, tayini Ankara’ya çıkmıştır.”

Suphi Saatçi yüreği yanık iyi bir şairdir. “Bayram Sızısı” şiirinde doğup büyüdüğü toprakların hasretini ve yaşadığı acıları hüzünle anlatır: “Söyleyin / Gönül nasıl karşılasın bayramı / Bir sızı var içimde / Yine bu bayram akşamı // Gönlüm Çok uzaklardadır şimdi / Çilekeş insanlarla beraber / Kimsesiz topraklardadır şimdi // Hayır / Kaderi bu değil Türk’ün / Doğan güneşle Kerkük’ün / Dinecek ağrıları / Ümidi / Ay yıldızlı bayraklardadır şimdi”

Türkiye’nin güneyi ateş topu. Türkmen kardeşlerimiz tedirgin, dualarımız onlarla. Referandum kararı tüm dünyada büyük tepkilere sebep oluyor. Bu nifak kararını açıkça destekleyen tek ülke ise İsrail. Emperyalist devletlerin oyununa gelen Mesut Barzani ve diğer yöneticiler, inşallah akıllanır ve hatadan dönerler. Kerküklü ilim adamı, ömrünü bölgedeki Türkmenlere adamış olan Suphi Hocayı özellikle bugünlerde dinlemek, onun gündemle ilgili fikirlerine kulak vermek gerek. Medyamız bölgenin meselelerini iyi bilen Suphi Saatçi ve diğer Kerküklü aydınların sesine tercüman olmalı, düşüncelerini toplumla hemen paylaşmalıdır.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.