Türkiye, kritik 24 Haziran seçimlerini tam bir demokratik olgunlukla tamamladı. Tayyip Erdoğan’ın yüzde elli iki oranında oy aldığı seçimde, en güçlü rakibi olan Muharrem İnce yüzde otuzlarda kaldı. Sonuçlar oldukça berraktı, açıktı. Ancak bu sonuç, Muharrrem İnce’den öte CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun kimyasını bozmuş görünüyor. Seçim akşamı pek ortalarda görünmeyen Kılıçdaroğlu, ancak bir gün sonra kameraların karşısına çıkabildi, değerlendirmesini yapabildi.

Keşke hiç çıkmasaydı...

Keşke hiç konuşmasaydı...

Neden mi böyle söylüyorum? Yapmış olduğu o talihsiz anti-demokratik konuşmadan dolayı tabiki... Türk toplumunun göstermiş olduğu demokratik olgunluğun esamesi okunmuyordu konuşmasında. Konuşmayı, ekranlardan canlı izledim, yüzüm kızardı, utandım. Bir insan, hele hele ana muhalefet partisinin lideri, nasıl böyle abuk sabuk bir konuşma yapar, ipe sapa gelmez değerlendirmelerde bulunur? Aklım hafsalam almıyor doğrusu. Allah, CHP’lilere sabır versin.

“İktidarın yüzde 49.5 olan oyları, 42.5’e indi. Bu bizim için çok önemlidir. Örgütlerimiz, iktidar partisine yedi puan kaybettirdi. Bu seçimin tek kaybedeni vardır, AK Parti’dir.”

“Dünün tek adamı, güçlü adamı bugünün topal ördeğidir. Her istediğini yapamayacak. Parlamentonun itibarını biz koruyacağız.”

“Demokrasiye inanmayan bir insan tebrik edilmez. Tek adam rejimini savunan tebrik edilemez. Nesini tebrik edeceğim? Bir diktatörün nesini tebrik edeceğim ben? Dikta heveslisi olan birisi tebrik edilemez.”

“Demokraside hile var”

Yukarıdaki cümleler, tahmin ettiğiniz üzere CHP liderine ait. Kılıçdaroğlu’nun yüksek irfanına göre, bu seçimin kazananı CHP imiş. Şimdi ne demeli? Bu sonuca kazanım olarak değerlendiren birisine nasıl cevap verilmeli? Ya da kendisi muhatap alınmalı mı?

Şimdi şöyle bir adam düşünün; 2010 yılından itibaren girmiş olduğu iki halk oylamasını, üç genel seçimi, iki yerel seçimi ve bir de cumhurbaşkanlığı seçimini kaybetmiş olsun. Kısacası, girmiş olduğu her seçimde yenilmiş de yenilmiş. Bu da yetmemiş bir daha yenilmiş. Aslında şaşırtıcı olan bu değil.

Sonuçta bu bir demokrasi yarışı... Muhakkak bir kazananı bir de kaybedeni olacak. Bu kaçınılmaz. Ancak bir adam her kaybettiği yarışı nasıl kazandım der, kazanım olarak görür? Yapılması gereken değerlendirme bu mudur, böyle mi olmalı?

Konuşmayı dinlerken, Kılıçdaroğlu’nun akıl sağlığından şüphe etmedim değil. Bu düpedüz mantıksızlık, izansızlık, muvazenesizlik...

Oysa kazanmak isteyen sağlıklı bir insan böyle mi yapar?

Öncelikle, sonuçlar açıklandıktan sonra şapkasını eline alır ve sonuçları doğru düzgün analiz eder. Milletin kendisine vermiş olduğu mesajı doğru anlar. Tabloyu eksiksiz okur. Seçim sürecinde yapılan hataları bir bir ortaya koyar. Eksikliklerini görür.

Eksikliklerini görmeyen, her yenilgiden sonra zafer naraları atan bir adamın gerçek zafere ulaşması mümkün müdür?

Bu mantık ile CHP, ömür billah iktidar olamaz, iktidar yüzü göremez,

Bizden uyarması...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.